'İnşallah 12 Eylül'den sonra yeni bir dönem başlayacak'
Eski CHP Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 12 Eylül'deki referandumdan sonra Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını söyledi.
AA
 Akçay- Eski CHP Genel Başkanı Antalya Milletvekili Deniz Baykal, CHP Antalya milletvekilleri Hüsnü Çöllü, Osman Kaptan ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve partililerle, Elmalı'nın Akçay beldesinde düzenlenen 6. Elma Şenliğine katıldı. Burada vatandaşlara seslenen Baykal, Türkiye'de son dönemde ortaya çıkan manzarayı üzüntüyle izlediklerini, bu manzarayı ne Türkiye'nin ne de halkın hak ettiği görüşünü dile getirdi. AKP'nin, politikalarıyla yıllardır kardeşçe, barış içerisinde yaşayan halk arasında ayrışmaya neden olduğunu ileri süren Baykal, şunları söyledi: ''Hukuksuzluk, zorbalık egemen olmuş durumda. Memleketin aydın insanları en ağır suçlamalara maruz bırakılıyorlar. Bu memleketin dürüst, namuslu bütün insanlarının boynu bükük. Barış, huzur içinde yaşayan ülkemizi 'odur, budur' diyerek böldüler. Türkiye'yi birbirine düşürmeyi başardılar. Türkiye'ye çok tehlikeli bir ayrışma dayatılıyor. Olmadık yerlerde polislerimiz, askerlerimiz, gençlerimiz öldürülüyor.''
'Fırsatı en iyi şekilde kullanın'
Türkiye'de etnik ayrışma yaratanlara halkın 12 Eylül'de yapılacak referandumda ''dur'' deme fırsatı bulacağını savunan Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bu fırsat elinize 12 Eylül'de geçecek. Türkiye'nin kaderine yön verme hakkı ve fırsatı hepinizin elinde olacak. Oyları en iyi şekilde kulanın. Bu gidişe bir dur demek, bu haksızlıklara, bu yanlışlıklara boyun eğmeyeceğini göstermek için bunu bir fırsat olarak değerlendirmenizi bekliyorum. İnşallah Türk halkı da Akçay halkı da bu cevabı verecektir. Halkımızın bu gidişata izin vermeyeceğini umut ediyorum. Bu fırsatı en doğru şekilde değerlendirin. Türkiye'nin önünü açmak için bu fırsatı kullanmanızı bekliyorum.'' 12 Eylül'deki kararın ülke içinde çok belirleyici olacağını, bütün olumsuzluklara rağmen geleceğe umutla baktıklarını dile getiren Baykal, ''İnşallah 12 Eylül'den sonra Türkiye'de yeni bir dönem başlayacak. Memleketin ekonomisinde, siyasetinde, terör konusunda ülkeyi ayrıştırma politikasının bir sona gelmesi de hep birlikte gerçekleştirilecek. Ülkeyi ayrıştırma politikasının bu fırsatla sona ereceğini umut ediyorum'' diye konuştu. Baykal, şenlikte sanatçı Edip Akbayram'ın konserini de dinledi. Deniz Baykal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 27 Nisan bildirisine ilişkin açıklamalarıyla ilgili gazetecilerin sorularını ise yanıtsız bıraktı.
1 Ağustos 2010
ülkemize çok partili demokratik rejimi getiren ve yerleştiren MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün partisine dil uzatmak haddinize değildir.yıllardır din iman edebiyatı yaparak önce halkın oylarını sonra da devletin trilyonlarını götürenler kimlerdir.Keriz feneri derneğinin paralarını hiç edenler çocuklarına gemicik alanlar partisinin 11 trilyonunu götürenler CHPli mi. (ahmet yazaroğlu)
"Bu memleketin dürüst, namuslu bütün insanlarının boynu bükük." diyor Baykal. Yoo, hiç de öyle birşey yok. Benim boynum gayet dik. Ben bu ülkenin dürüst, namuslu ve aydın bir insanıyım. Bu özelliklerin, kimsenin boynunu bükmediği benden belli :))) Hem, Baykal bu savunduğu insanların dürüst ve namuslu olduklarına nasıl emin olabilir ki? Böyle bir ölçüm yöntemi mi var? Bayal bu kişilerin namusluluk ve dürüstlük gibi özelliklerini bir namus ölçerle ölçtü de mi bu kadar emin? Bunu kim nereden bilebilir ki? Ayrıca, masumiyet karinesi diye bir kavram var da, yargı bir hükme varana kadar susma karinesi diye bir şey yok mu? Susmayacak idiysek eğer, neden onca delilleri toplumdan sakladık? Davalar hukuka uygun görülsün diye değil mi? Peki, davaların hukuka uygun görülme ilkesi sadece suçlarken mi zedeleniyor? Savunurken zedelenmiyor mu bu meret? Yani sanıkları yargı dışında suçlamak hukuka aykırı da yargı dışında savunmak hukuka uygun mu? Böyle bir mantık olabilir mi? Baykal pekala şu gerçeği ağzımıza, gözümüze sokuyor. Onca ses kaydı, belge, telefon dinlemeleri, videolar, itiraflar, savunmalar vs her ne varsa salt hukuk işlesin diye bizden saklanmadı. Daha doğrusu Baykal ve siyasi müttefikleri, salt hukuk adına bizim bunları bilmemizi engelleme mücadeleleri vermediler. Biz bunları bilirken onlar sanıkları savunmada ciddi güçlük çekiyorlardı. Sırf bu yüzden bu engellemelere maruz kaldık. Onca tantanalar sadece hukukun kararını beklemek gerektiği için çıkarılmış olsaydı, şu an sanık cephesi de susup yargının vereceği kararı bekliyor olurdu. Ama hiç de öyle olmadı. Tüm gerçekler bizden gizlendi ama bu gerçekleri ne biz ne de onlar hiç bilmeden yine hukuk dışı yargılama ve savunma süreci sürdürülüyor. Anlaşılan o ki, amaç bu hukuk dışı yargı sürecinde tarafları eşit duruma getirmekti. Öyle ya, delillerin ne olduğunu hiçbirimiz artık bilmiyoruz. Dolayısıyla savunma cephesi de bizim kadar avantajlı duruma geldi. (Tansa Genç)
Bilal Süvari,bakiyorum propaganda nöbetini Tansa'dan devralmissin. CHP,Atatürk'ün partisidir ve zihniyetinin ne oldugu kuruldugundan beri bellidir. CHP Genel Baskanlarindan hic biri zengin degildir,sonradanda zengin olmamislardir. Arap Krallarinin dizi dibine oturmamislardir,Libya lideri Kaddafi'den azar isitmemislerdir. ABD'nin ambargosunu göze alarak Kibris'a giren Rahmetli Ecevit,Irak'a girebilmek icin RTE'nin yaptigi ABD'ye yalvarirmiydi,be aymaz. (selami matar)
Yorumu oylamak için "katılıyorum" ya da "katılmıyorum"un üzerine tıklayın. Yorum metni olarak en çok 2000 harf giriş yapılabilir. Yorumlar editörler tarafından okunduktan sonra yayına girecektir. Küfür, hakaret gibi yasal açıdan sorun yaratabilecek yorumlar yayınlanmayacaktır.
|
|
En Son |
Değişim |
| IMKB 100 |
60,865.73 |
0.30 |
| IMKB 50 |
60,493.39 |
0.31 |
| IMKB 30 |
77,135.73 |
0.25 |
| USD |
1.5115 |
-0.26 |
| EURO |
1.9365 |
-0.05 |
Hava Durumu
|