logo
26 Mayıs 2013, PazarSon Güncelleme: 01:36

Fransa’da ‘II. François’ Dönemi

Mitterrandın yakın çalışma arkadaşı Laurent Fabius sosyalistlerin kutlama coşkusunu demokrasi bayramıolarak tarif etti.

Bu akşam Bastille Meydanında bu bayramı yaşayan herkes, bu duyguyu ömür boyu hatırlayacaktır! dedi.

Ne kadar doğru! diye düşündüm. Ve otuz yıl önce, İspanyada Franco faşizminden sonra ilk kez sosyalistleri iktidara taşıyan 1982 seçimlerini hatırladım

İspanyol sosyalistlerinin, 40 yıllık faşizm kâbusundan sonra mutlak çoğunluklaiktidara gelişini, Madriddeki parlamento binasıCortesin önünde olağanüstü bir umutveözgürleşmeduygusuyla on binlere kenetlenerek kutlamıştık...

1982 yılının Ekim’inde gelen zaferin daha önce hiç tanık olmadığım bir elektriğivardı...

Solun Türkiyede bu türden bir zaferini -heyhat!- hiç tatmamıştım

Çiçeği henüz burnunda bir gazeteci olarak, tarihe tanık olmak duygusunu ilk defa yaşıyordum. İspanyollar, başka bir dünya vaat eden bir başlangıç yapıyordu.

O gece orada herkesi tutsak alan ve beni de sürükleyip götüren o gemlenemez coşkuyu, Fabiusun dediği gibi tam hakikaten ömür boyu unutmadım

Sosyalistlerin o ilk seçim zaferinde iktidarı ele geçirmenin çok ötesinde, uzun yıllar arzulanan hayalleri gerçekleştirmenin tarifsiz doyumuvardı

Devrimle düş arasında

Düğün dernek gibi yaşanan devrimle düş arasındaki o sınırsız sevinç”, Fabiusun söz ettiği demokrasi bayramınınta kendisiydi

Fransızlar 1981de ilk kez Mitterrandla tattıkları demokrasi bayramının bir benzerini önceki gece işte Hollande zaferiyle tekrar yaşadı

François Mitterranddan sonra Fransanın başına ikinci defa bir sosyalist Cumhurbaşkanı geliyor

Sosyalist zaferler arasındaki parantezin bunca uzun olması, bir kuşak sonra gelen başarıyı böyle çoközelkılıyor.

Ama Bastille Meydanında 81 şenliğini yaşayan Fransızlar bu defa Hollande kutlamasının”, “Mitterrand bayramınagöre nispeten daha düşük yoğunlukta olduğunu söyledi

Buna sebep olarak, krizigösterdiler.

Hollandeı Elyseeye taşıyan taraftarlar, kriz şartlarında Fransaya liderlik edecek başkanının işinin kolay olmadığını biliyorlar

Ayrıca Hollande, Fransanın en karizmatik cumhurbaşkanlarından biri olarak hatırlanan Mitterandın, aurasından da yoksun

Tüm bunlara ilaveten 2012 dünyası, 80’ler dünyası değil. Dünya, ’80’lerden bu yana çok değişti

Mitterrand ve Felipe gibi sosyalist liderler 80lerde; programlarını”, ulusal ölçüler üzerinden belirleyebiliyorlardı

Bugünün küreselleşmeşartları oysa ki Hollandea çok daha dar bir manevra alanı bırakıyor.

Hollande’ın cumhurbaşkanlığını”; “II. François dönemiolarak adlandıran yazar Marek Halter; II. François dönemi bir dünyadan başka bir dünyaya geçişi simgelediği için çok zorlu olacakdiyor ve ekliyor:

Sömürge imparatorluğunun bitmesi ve komünizmin çökmesi ile sona eren II. Dünya Savaşı sonrası evre bitti. Şimdi ulusal ekonomilerle ulusal sınırların yok olduğu; medyaların uluslararasılaştığı ve sınırsız internetin öne çıktığı yeni bir evre yaşıyoruz Bu yeni evre/dünya ötekine karşı nefret yaratan milliyetçilikleribesliyor. Halihazırda iki dünya arasında geçiş dönemindeyiz. Bu dönem, yaşadığımız krize bir cevap bulunduğunda sona erecek. O zamana dek yeni savaşlar ve şiddetlenen yabancı düşmanlığına kadar çok çeşitli tehlikelerle karşı karşıyayız. Macaristan, Hollanda, Yunanistan, Le Penle birlikte Fransa da eski hayaletler dolaşıyor. François Hollande bu tsunamiyi durdurur mu? Bilemiyorum.

Korku ve umut bir arada

Hollande Fransasının geleceğine ilişkin en büyük sorular bunlar.

22 Nisan-6 Mayıs seçimleri; Avrupanın hem korkularına hem umutlarına tercüman oldu.

Solun zaferiyle sonuçlanan ve ancak sağın yükselişi ile şartlanan Fransanın cumhurbaşkanlığı seçimleri, korku ile umutları kesiştirdi.

Her 5 seçmenden birinin oyunu alan Le Pen sağı; muhafazakâr sağın da dümeni aşırı sağa kırmasına yol açtı. Hollandeın zaferiyle sonuçtademokratik güçler ağır bastı.

Ancak bundan böyle dengelerin nasıl gelişeceğini, önümüzdeki ayın parlamento seçimleri belirleyecek. Seçim maratonu bitmedi. Merkez sağın encamınıüçüncü turolarak adlandırılan, son etap ortaya koyacak.

Fransız muhafazakârları arasında yeni bir liderlik savaşının ateşlenmesi kaçınılmaz görünüyor. Aşırı Le Pen sağı, bu mücadelede anahtar konum yakalamaya çalışıyor

Sağdaki çalkalanmanın, şimdilik Hollandea yarayacağı söyleniyor. Teamüllere göre cumhurbaşkanlığını alan siyasi güç, Fransada meclis seçiminde de daima daha avantajlı oluyor. Hollandeın zaferinin kalibresi, haziranda netleşecek bu nihai dengelerle belirlenecek.

8 Mayıs 2012 - Cumhuriyet






Cumhuriyet'i Ana Sayfanız Yapın | Siyaset | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Kültür Sanat | Spor | Yaşam | Bilim Teknik | Sağlık |
Eğitim | Çevre | Çalışma Yaşamı | Çizerler | Tarım | Kitap | Gezi | Dosyalar | Cumhuriyet'ten | Söyleşi | Otomobil |
Olaylar Görüşler | Belge Arşiv | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | E-Gazete (aboneler için) | İletişim | Reklam Seçenekleri
© 1998-2013 Cumhuriyet
© 2005-2013 Bu sitenin İçerik ve Haber Yönetim Sistemi altyapısı YÖRENET Teknoloji A.Ş. tarafından geliştirilmiştir.