logo
19 Haziran 2013, ÇarşambaSon Güncelleme: 17:34

Eski ‘Fıtır’ Bayramı; Şimdi ‘Şeker Bayramı’mız

Bayram tatil demek değil... Adını da değiştirmişler şimdi; Şeker Bayramı! Bu dört dörtlük bir Ramazan Bayramı, ne Şeker Bayramı?”

Bu sözler Başbakan Erdoğanındı. 2008’de Şanlıurfadaki bir iftar yemeği konuşmasında şunu da eklemişti: Buna kültürel erozyon denir...

O bayramda yazdığımı anımsıyorum; tatil bir yana, her yıl oruç tuttukları ramazanı izleyen bayrama şekerdiyen rahmetli anam, babam ve nice büyüklerimiz kültürel erozyonda olabilirler miydi?

Çocukluğumuzdan bu yana Şeker Bayramı şekerlemelerle yaşayan bizler de belki dişlerimizi bozmuştuk ama kültürümüzü de mi yitirmiştik? Ama Başbakan kararlıydı ve sözünü şöyle bağlamıştı:Buna fırsat veremeyiz, vermemeliyiz.(24 Eylül 2008 - gazeteler)

Turizmin can simidi

O günden bu yana bayramın tatilini iple çekenler eksilmedi; hatta arttı bile... Turizmcilerin can simidihâlâ bayramlar değil mi? Dahası bayram hafta içine gelirse aradaki günlerin resmi tatilyapıldığı, yani Başbakanın düşüncesiyle bağdaşmayan hükümet kararları bile var.

Ne var ki büyüklerinden duydukları için Şeker Bayramısözünü yeğleyenler arasında söylemlerini değiştirip Ramazan Bayramıdiyenlerin çoğaldığını da görüyoruz. Bunda Başbakanın fırsat tanımayalımbuyruğundan cesaret alarak Şeker Bayramı diyenlerin İslamiyet düşmanıolduklarını söyleyenlerin yarattığı korku ortamıda etkili olmalı...

Bir de şu iş ilişkileri adına yine Başbakanı dinlediklerini göstermek isteyenleri fark etmemek olanaksız. Tıpkı malum medyacılar gibi

Oysa yinelemeliyim ki ne her arifede Hacıbekirin yolunu tutan bizimkiler, ne de her bayram ziyaretine şekerleme kutularıyla gidenler, din düşmanıydılar. Tersine, ziyaretlerde sunulan nefis likörleri de orucunda, namazında nur yüzlü kadınlarımızın hazırladığını unutan var mıdır?

Hatta her likörün kadehi bile farklıydı; nane likörü vişne kadehinde ikram edilmez; hepsinin yanına bademle birlikte çikolata konulmazdı

İslamiyete gönülden bağlı nice ailenin hesapsız, kitapsız ve hiçbir art niyet, kem düşünce içinde olmadan sürdürdükleri bu uygarlık kültürümüzü en iyi anlatan Selim İleri olduğu için sözü uzatmıyorum. Ancak bu geleneklerimizin Osmanlıdan Cumhuriyete miras olduğunu da belirtmeden geçemiyorum...

‘Fitre’ ve ‘şükür’

Ramazan Arapçada çok sıcakanlamında ramazadan geliyor. Bu nedenle ilk oruca sıcak aylarda başlandığı söylenir. Oruç ayı ise kutsalolduğundan, bittiği için bayramyapmak, yani sevinmekdüşünülemez.

Nitekim bayramın asıl adının Fıtır Bayramıolduğu biliniyor. Yoksulların halinin yaşanarakkavranabilmesi için tutulan oruçla birlikte onlara yapılan yardıma da fitredenmez mi? İşte böylesi birinsanigörevin bu yıl da nasipolmasına şüküredildiği bayram için halkın şeker demesini şükürsözcüğünün zamanla şekere dönüşmüş olabileceğine bağlayanlar da var. Bir hadiste de Rasûlüllah fıtır bayramına birkaç hurma yemeden hiç çıkmazdıdenmesi, şeker(li) tanımının dayanakları arasında sayılıyor...

Sözün kısası, bugün başlayan bayramın adı, ne din tarihinde ne de toplumsal tarihte asla Ramazan Bayramı değil. Fıtır Bayramı da denebilir ama o artık çok geçmişte kaldığından, bizim geleneğimizde Ramazana saygı içinde Şeker Bayramıdır... Kutlu olsun

19 Ağustos 2012 - Cumhuriyet






Cumhuriyet'i Ana Sayfanız Yapın | Siyaset | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Kültür Sanat | Spor | Yaşam | Bilim Teknik | Sağlık |
Eğitim | Çevre | Çalışma Yaşamı | Çizerler | Tarım | Kitap | Gezi | Dosyalar | Cumhuriyet'ten | Söyleşi | Otomobil |
Olaylar Görüşler | Belge Arşiv | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | E-Gazete (aboneler için) | İletişim | Reklam Seçenekleri
© 1998-2013 Cumhuriyet
© 2005-2013 Bu sitenin İçerik ve Haber Yönetim Sistemi altyapısı YÖRENET Teknoloji A.Ş. tarafından geliştirilmiştir.