SON DAKİKA Şehit ve gazilere övünç madalyası     400 yıl sonra uyandı     Sanatçı ve yazarlardan 'hayır' kampanyası     İsrail'e karşı koordinasyon mekanizması     Ponpon kızlar için komik gerekçe     Plastik çevreyi korur     Kumar operasyonunda 30 gözaltı     Gazetelerde Bugün     Şilili madenciler rekor kırdı     MHP'ye: Sizin görüştürdüklerinizle görüştürdüm     
Ana Sayfa
Ekonomi
Kültür Sanat
Foto Galeri
Spor
E-Gazete

"Yargı düşman gibi gösteriliyor"

YARSAV Yönetim Kurulu, son günlerde yargı erkinin yasama ve yürütmenin düşmanı olarak gösterilmeye çalışıldığını belirtti ve "Türk yargısına olan hıncını sanki düşman bir devlet organıymış gibi her platformda sergileyenlere karşı toplumu yargıya sahip çıkmaya çağırıyoruz" açıklamasında bulundu.

ANKA

Ankara- YARSAV'dan yapılan açıklamada, Anayasa'da yargıya ilişkin olarak yapılmak istenen değişiklikle "parçalı, asıl sorunların çözümünden uzak ve tek bir kurumu hedef alan, bütünlüğe aykırı bir değişiklik" amaçlandığı ifade edildi.

Açıklamada, yargıç ve cumhuriyet savcılarının yaptıkları ve yargısal denetim yolu açık işlemlerin de, "yasallığı tartışılır şekilde müfettiş denetimine tabi kılınarak, adliye baskınları ve hedefteki yargıç ve cumhuriyet savcılarına yönelik soruşturmalarla yargıçlar üzerinden yargıya yapılan baskıların artarak devam ettiği" kaydedildi.

Yargı erkinin yasama ve yürütmenin düşmanı, engelleyicisi ve 'prangası' gibi gösterilmeye çalışıldığı ifade edilen açıklamada, yargıç ve savcıların zor şartlar altında ve 'yürütme organınca baskıya maruz kalarak' çalıştıkları da ifade edildi.

Açıklamada, "Siyasal iktidarın temsilcilerinin 'beş hakim bir araya geldiğinde ne hükümet dinliyorlar, ne bakanlık' söylemleri ile bağımsız, örgütlü ve güçlü yargı istenmediğine ilişkin bilinçaltını dışa vuran ve yargının yürütmenin yedeğine alınmasının sinyallerini veren söylemlerin artmış olduğu" da belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Tüm bunlarla da yetinmeyip, sahadan ve seçilerek gelen yargıçlara güvenmediğini, 'yargının yargıya bırakılmayacak kadar önemli olduğunu', 'Türkiye'nin yargı vesayetinden kurtarılması gerektiğini, yargı devleti kurulmayacağını' dillendirerek hukukun üstünlüğüne alternatif bir yaklaşım sergileyen yürütmenin baskısı yetmiyormuş gibi, öncelikle yargıç ve cumhuriyet savcılarının mesleğe kabul, atama, disiplin işleri ile görevli olan Yüksek Kurul'a, Türk Yargısının en temel geleneklerinden birini yerle bir etmek pahasına, yargıç olmayan kişilerin, üstelik siyasilerce seçilmesinin uygun görülmesine karşı, Türk yargısına olan hıncını sanki düşman bir devlet organıymış gibi her platformda sergileyenlere karşı toplumu yargıya sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Türk yargıç ve savcılarının ilk meslek örgütü YARSAV, henüz kendi sorunlarını çözememiş siyaset kurumunun yasama üzerinden yürütme eliyle Yüksek Kurul'a üye seçmesinin, TC Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan ve erkler ayrılığına dayalı olan hukuk devleti ilkesine, başka bir deyişle demokrasiye aykırı olduğu ve darbe ürünü 1982 anayasası ile yarı bağımlı hale getirilen yargıyı, dillerine doladıkları demokratik meşruiyet aldatmacasıyla yasamaya ve yürütmeye tam bağımlı hale getirme ve denetimsiz bir yürütme gücü yaratma çabasından ibaret olduğu görüşündedir."

 

"Yargı mensupları zor şartlarda çalışıyor"

Açıklamada, yargıç ve savcıların birçok sıkıntı ile karşı karşıya bırakıldığı da vurgulanarak, yargı mensuplarının "en ağır koşullarda ve hükümet konakları içine sıkıştırılmış adliyelerde 'kuşaklar boyu' bağımsız, tarafsız ve onurlu biçimde adalet dağıtmaktan asla ödün vermedikleri" ifade edildi.

1 Şubat 2010

31 okur değerlendirme ortalaması:
  • Son durum 149 yıldız.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
En çok puan alan haberler
Vermek istediğiniz puana karşı gelen yıldızın üzerine tıkladıktan sonra tuşuna basın.

Arkadaşıma Gönder

YORUMLAR (11)



Yorum ekle (giriş yapın) En çok yorum alan haberler

Mahkemelerin bağımsızlığı
MADDE 138 . – Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."
Demektedir...
Demektedir de;
Birileri ; "Bunları tanırım iyi çoçuklardır!"
Demektedir...
Ve o meşhur davayı yürüten yargı mensupları, o gün bugündür, çıplak ayakla tek başlarına yürümektedirler.
Nerede kalmıştık?
Yargı bağımsızlığında...... (Vefa Can)

Katılıyorum: %100 Katılmıyorum: %0 Toplam oy veren: 1

Pek muhterem Vefa Can, yargılama bir devlet faaliyetidir, haberiniz ola.
Toplum, birlikte üretmek ve emek ürünlerini paylaşmak için örgütlenmiş bireylerdir; aksi durumda bu bireylerin durumu topluluk olur.
Yargı gerektiğinde devletin ve sistemin bizzat varlığını, gerektiğinde bireyin hak ve özgürlüklerini korur.
Rüşvet, irtikap, imtiyaz, kayırma... gibi suç ve ahlaki çöküntüler, önce mahkemelerde değil kamu yönetiminde ve toplumun içinde ortaya çıkar.
Mahkemelerin gerek fiziki koşullarının olumsuzluğu gerekse iş yükünün çokluğu nedeniyle ortaya çıkan aksama ve yetersizlikler hukuk insanlarının sırtına yüklenemez; sorumluluk öncelikle kamuy yönetimindedir.
Yargı görevi yapan insanlar kurallara uymak zorundadır ve sırf bu nedenle de kurallara uymak bir zorunluluk hissetmeyen mafyalaşmış çıkar grupları karşısında da kamusal korumaya gereksinir, aksi durumda bu görevini yapamaz. Bugün, kamu görevi yapan insanlar bizzat siyasal iktidarın baskı ve tehdidi altında bulunmaktadır. (Zakir Çelik)

Katılıyorum: %86 Katılmıyorum: %14 Toplam oy veren: 7

Meraklısına sorular;
-Yargı sistemi, devletten, sistemden mi, yoksa adalet ve halkın özgürlüğünden yana mıdır?
-Komşu ülkelerde(mafya) çeteler mahkemelerin yerini almış mıdır?
-Kapısına polis veya mahkemeden bir kağıt gelen yurdum insanı tedirgin olmadan karakola ve mahkemeye gitmekte midir?
-Karakolda veya mahkeme işi olanlar, "Ahmet abi senin oralarda tanıdığın var mı?" demekte midir?
-"Geç gelen adalet, adalet değildir!" sözü ne anlama gelmektedir? Özellikle Türkiye'de
Ve...
"İğneyi kendine,çuvaldıza başkasına batırmak nedir?" (Vefa Can)

Katılıyorum: %19 Katılmıyorum: %81 Toplam oy veren: 16

Yorum ekle (giriş yapın) En çok yorum alan haberler

Yorumu oylamak için "katılıyorum" ya da "katılmıyorum"un üzerine tıklayın. Yorum metni olarak en çok 2000 harf giriş yapılabilir. Yorumlar editörler tarafından okunduktan sonra yayına girecektir. Küfür, hakaret gibi yasal açıdan sorun yaratabilecek yorumlar yayınlanmayacaktır.




© 1998-2010 Cumhuriyet
© 2005-2010 Bu sitenin İçerik ve Haber Yönetim Sistemi altyapısı YÖRENET Teknoloji A.Ş. tarafından geliştirilmiştir.