Dünyada büyük bir göç hareketi yaşanıyor. İnsanları yollara düşüren nedenler farklı; savaş, kıtlık, yoksulluk, baskılar... Ancak gittikleri ülkelerde de büyük sorunlarla karşılaşıyor, ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Göçmen Dayanışma Ağı, göçmenlerin Türkiye’de yaşadıklarına dikkat çekmeyi amaçlıyor. ( Esra Açıkgöz - 28 Şubat 2010 )
Afet, ortaokul arkadaşı Seda Sayan'la birlikte düğün salonlarında sahneye çıkmaya başlamış önce. Sonra dar gelmiş oralar. Daha yukarı demiş ve en sonunda pavyonlarda assolistliğe kadar yükselmiş. “Pavyon bir okul gibidir aslında, bütün sanatçılar pavyondan gelmedir” diyor. Bugün yeniden My Pavyon’da sahneye çıkarken geçmişi hem hüzünle hem de mutlulukla yad ediyor. ( Şirin Güven - 28 Şubat 2010 )
İşitme engelli bir genç ve çağrı merkezinde çalışan bir kız. İşitme engelli bir insanın yaşamına bakış atan Başka Dilde Aşk, Bünhan Bengi ve İlksen Başarır’ın ilk uzun metrajlı filmi. Başrol oyuncusu Mert Fırat ise işaret dilini öğrenmek için çok çalışmış. Hatta “gerçekten işitme engelli mi?” sorusuyla bile karşılaşmışlar. İşleri hiç kolay olmamış ama ötekileştirmeye her anlamda karşı olan bir film yapmayı da başarmışlar. ( Deniz Ülkütekin - 20 Aralık 2009 )
Son albümlerini 2004’te yayımlayan Moğollar dört yıl süren içine sindirme döneminden sonra ürettiklerini, biriktirdiklerini taşırdı. Ortaya Umut Yolunu Bulur albümü çıktı. Ablümdeki “Geri Sar” şarkısı hem albüme ruhunu veriyor, hem kaybettiğimiz değerleri hatırlatıyor. Çünkü toplum olarak gerçek anlamda sevgisizlik yaşıyoruz. Albümde dört de Nâzım Hikmet şiiri var. ( Deniz Ülkütekin - 20 Aralık 2009 )
Cansu Dere diyor ki, "Oyuncunun iyisi kötüsü yok mu? Magazincinin de vardır elbette. Ben bir erkek kameraman ve bir kadın muhabir görünce aranızda bir şey var mı diye sormuyorum." Soğuk görüntüsünün altında belli ki bu düşünceler var Dere'nin. Magazin basınından yana çok dertli. "Karşı cins ile sevişmeden de ilişki kurabilirim" demesi de bu yüzden. ( Alper Turgut - 19 Aralık 2009 )
Kitapların 20 yıl öncesine kadar yakıldığı bir ülkede yaşıyorsanız, bilincinizin sizi kitap okumaya zorlaması pek de beklenen bir şey olmamalı. Bilgi Üniversitesi’ndeki Toplum Gönüllüleri Vakfı üyeleri de bunun farkında. Bu yüzden farkındalığı arttırmak için iki haftadır her Cuma günü Üniversitenin Eyüp’teki kampüsünde bir eylem düzenliyorlar. Kitap okuma eylemi. ( Deniz Ülkütekin - 12 Aralık 2009 )
Almanların bira festivali, Meksikalıların tekila şenliği varken bizim nasıl bir rakı festivalimiz olmaz? ( Sinem Dönmez - 12 Aralık 2009 )
Türkiye’deki reklam sektörünün fenomenlerinden biri Ali Taran. “Yetenek Sizsiniz” yarışmasında da jüri. Şimdi bir de film çekti, ismi “No Ofsayt”. Herkes filmi sinemalarda izleyecek. Çünkü gala, basın gösterimi, hatta düzgün bir fragmanı bile yok. Evet, Ali Taran film yaparsa böyle olur demek mümkün. Peki ya iyi bir reklamcı neden film yapar? ( Ali Deniz Uslu - 12 Aralık 2009 )
Önce diziler ardından sinema filmleriyle popülaritesini her gün arttırıyor Beren Saat. Belki çok konuşmuyor kendisi ama onun hakkında çok fazla konuşuluyor. Söylediği bir söz, giydiği bir elbise günlerce yazılıp çiziliyor. O ise dikkatli, mesafeli ve olgun davranmayı seçmiş; daha öğrenilecek çok şey var çünkü. ( Alper Turgut - 12 Aralık 2009 )
Türkolog ve yazar Beatrix Caner, vasat olduğu iddia edilen bir yazara Nobel ödülü verilmesini değerlendirdi. Müller’in romanlarında çoğunlukla Çavuşesku rejimini eleştirdiğini anlatan Caner, yazarın son romanının da komünist rejim hakkında hastalıklı bir nefret içerdiğini söylüyor. ( Osman Çutsay - 5 Aralık 2009 )
Yükleniyor...