[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

Ziraat Mühendisleri Odası: Tarım bir önceki yıla göre yüzde 1.5 küçüldü

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, TÜİK verilerini değerlendirdiği açıklamasında, tarımın bir önceki yıla göre yüzde 1.5 oranında küçüldüğünü, sürekli yoksullaşan çiftçinin 2017'de Zonguldak ilinin yüzölçümü kadar tarım arazisini ekmekten vazgeçtiğini söyledi.
12 Eylül 2018 Çarşamba - cumhuriyet.com.tr
[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, TÜİK verilerini değerlendirdi. Atalık açıklamasında, tarımın bir önceki yıla göre yüzde 1.5 oranında küçüldüğünü, sürekli yoksullaşan çiftçinin 2017'de Zonguldak ilinin yüzölçümü kadar tarım arazisini ekmekten vazgeçtiğini söyledi.

sol'da yer alan habere göre, Atalık'in açıklamasında satır başları şöyle:

Türkiye İstatistik Kurumu ( TÜİK) verilerine göre Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) bir önceki yılın aynı dönemine göre 2018 yılının ikinci çeyreğinde (Nisan, Mayıs, Haziran) yüzde 5.2 artarken, tarım sektörünün toplam katma değeri ise yüzde 1.5 azaldı.

Enflasyon, bir önceki yılın Aralık ayına göre 2018 yılı Haziran ayında yüzde 9.4, önceki yılın Haziran ayına göre de yüzde 15,4 olarak gerçekleşti. Buna karşın Aralık 2017–Haziran 2018 dönemleri için çiftçinin üretimde kullandığı girdilerden mazot, Et ve Süt Kurumu (ESK) verilerine göre yüzde 13.2, DAP gübresi yüzde 38.7, üre gübresi yüzde 14.5, besi yemi yüzde 21.3 ve süt yemi yüzde 24.4 artış gösterdi. Tarımsal girdilerin fiyatları enflasyonun çok üzerinde artış gösterir iken, çiftçimizin alım gücü yine geriledi.

EKİLMEYEN TARIM ARAZİSİ MİKTARI BELÇİKA'NIN YÜZÖLÇÜMÜNÜ GEÇTİ

Sürekli fakirleşen çiftçimiz 2017 yılında Zonguldak ilimizin toplam yüzölçümü kadar tarım arazisini ekmekten vazgeçti. Son 15 yılda ise ekilmeyen tarım arazisi miktarı Belçika'nın toplam yüzölçümünün üzerine çıktı.

[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

TÜİK'in Mayıs 2018'de yayımlanan Bitkisel Üretim 1. Tahmini'ne göre önemli ürünlerimizden buğday, mısır, patates, kuru fasulye, kırmızı mercimek, kuru soğan, domates, biber, patlıcan, taze fasulye, karpuz, ayçiçeği, şeker pancarı, kayısı ve fındık üretiminde gerileme beklenmektedir.

Artan et fiyatlarına çözüm olması için 2010 yılında başlatılan canlı hayvan ve et ithalatı 2017 yılında rekor düzeye ulaştı. Bu kapsamda 2017 yılında sığır, koyun ve kırmızı et ithalatına 1.3 milyar dolar ödendi. İthalat 2018 yılında daha da hızlandı ve Ocak-Temmuz döneminde 1.2 milyar dolara ulaştı.

Canlı sığırın 1 kilosuna ödediğimiz dövizin TL karşılığı 2017 yılında 13.83 TL`den 2018 yılında 15.31 TL`ye, koyun için yaptığımız ödeme 12.73 TL`den 13.92 TL`ye, kırmızı ette ise 16.15 TL`den 18.79 TL`ye yükseldi. Görüleceği üzere ithalatın bırakın fiyatları geriletmesini yerinde tutabilmesi dahi mümkün olmadı.

Ucuz et projesinin hayata geçirildiği Kasım 2017`den günümüze ESK`da satılan kıymanın fiyatı yüzde 20, kuşbaşı etin fiyatı ise yüzde 16 arttı.

Aynı durum bitkisel ürünlerin ithalatı için de geçerlidir. İthalatına önemli düzeyde döviz ödemekte olduğumuz ürünlerin 2017 ve 2018 yılları arasında 1 kilosu için yapılan ödemelerinin TL cinsinden karşılıklarına bakarsak buğdayda 77 kuruştan 86 kuruşa, mısırda 76 kuruştan 85 kuruşa, soyada 1.47 TL`den 1.81 TL`ye, pamukta 6.64 TL`den 7.78 TL`ye yükseldiğini görüyoruz.

Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye 2017 yılında 729 milyon dolar açık verirken, 2018 yılının ilk 7 ayında verilen açık 2 milyar dolara ulaştı.

[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

İlişkili Haberler

[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]