[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

Yeni sistemin taşları OHAL'de döşendi: Zemin böyle hazırlandı

OHAL sistemi ile Başkanlık sistemine geçişi ve geçişten sonra kısa sürede güçlenmesini sağlayacak çok sayıda düzenleme yapıldı.Parlamenter sistemin tüm kurumları yaralandı. OHAL sistemi, kendi kurucularını koruyarak “başkanlık sistemi”nin zeminini hazırladı
17 Temmuz 2018 Salı - Sinan Tartanoğlu
[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

OHAL zırhlı doğdu: İdari mahkemelerinin, hukuk mahkemelerinin; Anayasa Mahkemesi’nin OHAL ile ilgili idari, adli, anayasal ve bireysel denetimine yönelik başvuruları yetkisizlik kararı ile reddetmesi ile OHAL rejiminin kendisi iki yıl yaşayabildi. OHAL rejimi doğarken çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile, açılan davalarda hukuka aykırı bile olsa yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi yasaklandı. Böylece KHK gücüyle kendi kendisini koruyan bir sistem yaratıldı.

OHAL, ‘çocuklarını korudu: OHAL rejimi, kendisini kuran iradeyi kendi gücünden korumasını da bildi. OHAL rejiminin icracısı hükümet ve hükümet emrindeki üst düzey bürokrasi, cezai sorumluluk üstlenmedi. Darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında karar alan, karar veya tedbirleri icra eden, adli ve idari önlemler kapsamında görev alan kendilerini hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan kurtardı.

Belirsiz bir kitleye sınırsız koruma: Sadece karar veren ve verilen kararları uygulayan devlet görevlilerini değil, nicelik ve nitelik olarak belirsiz bir tanımlama ile bir kitle her türlü sorumluluktan muaf tutuldu. Resmi bir sıfat taşısa da taşımasa da, resmi bir görev yerine getirse de getirmese de darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemleri “bastıranlar” korundu.

[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

MİT’in gücüne güç kattılar: MİT Yasası’na değişiklik yapılarak, Türkiye’de bulunan yabancı tutuklu ve hükümlülerin, yurtdışındaki tutuklu ve hükümlülerle takas edilmesinin önü açıldı. Güvenlik devleti anlayışına istihbari katkı yapıldı. Askeri birliklerin içindeki ve dışındaki güvenlik soruşturmalarında MİT’e yetki verildi. Giderek güçlenin MİT’in de kendisi Cumhurbaşkanlığı’na bağlandı.

OHAL Komisyonu OHAL’in kendisini korudu: KHK’lerin yarattığı “hukuksuzluk kütlesi” Avrupa kurumlarını korkuttu. Anayasal ve idari denetimin tıkandığı Türkiye’ye özel bir geçici kurul kurulmasını tavsiye etti. Bunun üzerine Başbakanlığa bağlı olarak Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Kurulu kuruldu. Komisyon kararına hukuki itiraz yolu açıldı. Böylece OHAL işlemleri de kısmen denetime açıldı. Ancak komisyon on binlerce başvurudan sadece 19 bin 500’ü üzerinde kararını verebildi. Sadece bin 500 başvuru sahibi görevlerine iade edildi. Böylece hem Avrupa kurumlarının baskısından kurtulmuş olundu, hem hak ihlali iddialarının daha da yükselmesi engellenmiş oldu; “süper yetkili ama işlevsiz bir kurul” üzerinden yaratılan etkisiz adalet algısı ile KHK rejiminin uzatılması kolaylaştırıldı.

Hormonlu güvenlik devleti: En az bir dönem belediye başkanlığı, köy ve mahale muhtarlığı yapmış olanlara silah taşıma ve bulundurma yetkisi verildi. Sokaktaki güvenlik devleti algısı bekçilik sisteminin yeniden canlandırılması ile beslendi. Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri arttırıldı. Tüm “telekulak” yetkisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na devredildi. Siyasi sorumluluk ahirete kaldı: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iki yıllık OHAL rejiminin gerekçesi olarak gösterilen FETÖ’ye yıllardır gösterilen “devlet müsamahasını”, “Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. Bu hain örgütün yüzünü ortaya dökememenin üzüntüsü içindeyim. Rabbim de milletim de bizi affetsin” diyerek; binlerce kişiyi bir gecede terörist ilan eden OHAL rejiminin, kendi çocuklarını nasıl “yedirtmeyeceğinin” de kanıtı ve dayanağı oldu.

OHAL kuvvetlerinden Başkanlık kuvvetlerine

OHAL düzeni içinde yetkileri sınırlandırılan Genelkurmay Başkanı hemen tüm siyasal propaganda faaliyetlerinin ana unsuru haline getirildi. Kuvvet Komutanları seçilmiş hükümetin içindeki Milli Savunma Bakanlığı’na; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Başkanlık sisteminden önce Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a “kuvvetlere doğrudan emir verme yetkisi” tanındı. Yüksek Askeri Şura’da hükümetin ağırlığı arttırıldı. Silahlı Kuvvetlerin hükümetle daha yakın çalışır hale getirilmesi ile güvenlik devleti algısı giderek pekiştirilerek Başkanlık sistemine geçiş kolaylaştırıldı. Sistem değişikliği ile Genelkurmay Başkanlığı da kuvvet komutanlıkları gibi sadece Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olan Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı. Erdoğan’ın yakın çalışma ekibinde yer alması ile “sivil-asker dengesini bozan” Genelkurmay Başkanı, sadece Erdoğan’a karşı sorumlu Milli Savunma Bakanı oldu

Yeni rejime hazırlığın rakamları

  • 135 bin 144 kamu görevlisi ihraç edildi. Bunlardan sadece 3 bin 962’si görevine iade edildi. Yani OHAL döneminde ihraç edilen 131 bin 182 kişinin hakkındaki ihraç kararı OHAL kaldırılsa da Başkanlık sisteminde devam ediyor. 
  • Tek bir KHK ile, 1 Eylül 2016’da, bir gecede 50 bin 684 kişi bile ihraç edilebildi. En çok ihraç kararı verilen ikinci KHK ise, 18 bin 632 ihraçla OHAL düzenin son KHK’si oldu.
  • En çok ihraç kararına Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı personeli için imza atıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ihraç edilen ve hâlâ iade edilmeyi bekleyen kamu personeli sayısı 33 bin 50. Bu rakamı 31 bin 170 ile İçişleri Bakanlığı takip etti. 
  • 24 Haziran seçimlerinin ardından kapatılan Başbakanlık merkez teşkilatı personelinin yüzde 7’si, Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan TRT personelinin yüzde 10’u, Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin ise yüzde 67’den fazlası OHAL döneminde ihraç edildi. 
  • Yine Cumhurbaşkanlığı’na bağlanan Milli İstihbarat Teşkilatı’dan ihraç edilenlerin sayısı ise 90’a yaklaştı. 
  • 5 bin 705 akademisyen 119 kamu üniversitesinden ihraç edildi. 
  • 1064 özel eğitim kurumu, 360 özel kurs ve etüt merkezi, 847 öğrenci yurdu, 47 özel sağlık merkezi, 15 özel vakıf üniversitesi, 29 sendika, 1433 dernek, 145 vakıf, 178 medya ve yayın kuruluşu hâlâ kapalı. 985 şirket TMSF’de.
  • Kapatılan özel vakıf üniversitelerinin 3 binden fazla çalışanı işsiz kaldı. 
  • Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre 143 gazeteci ve medya çalışanı, Çağdaş Gazeteciler Derneği’ne göre 141 gazeteci; Başkanlık sisteminin kurulduğuna şahit oldukları cezaevinde OHAL’in sonlandırıldığını da görecek. 
  • Hem KHK’lerle hem de KHK’den alınan yetki üzerine idari kararlarla 70 gazete ve 18 TV kanalı kapatıldı, 25 radyo ve 20 dergi kapatıldı. 
  • Adalet Bakanlığı’nın 20 Haziran verilerine göre, 2 yıl içinde darbe ve terör suçlarından, 441 bin 195 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bunlardan 89 bin 718’i kadın. 
  • 203 bin 518 kişi hakkındaki adli süreç devam ediyor. Hakkında soruşturması devam edenlerden 5 bin 315’i tutuklu, mahkemelerde yargılaması devam eden 83 bin 722 kişiden ise 16 bin 195’i tutuklu. Hakkında mahkûmiyet kararı verilenlerden 12 bin 617’si tutuklu. 
  • 34 bin 926 kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildi. 13 bin 992 kişi ise hakkındaki suçlamalardan beraat etti.
  • 288 fiili darbe davası açıldı. 180 dava tamamlandı, 108 dava ise devam ediyor. Devam eden davalarda 5 bin 370 sanık yargılanıyor. Tamamlanan davalarda ise 636 sandığa ağırlaştırılmış müebbet, 888 sanığa müebbet kararı verildi. Ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların 49’u, beraat edenlerin ise 8’i general.
[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]

İlişkili Haberler

[Yükleniyor...]

[Yüklenemedi...]