2019’dan kalanlar... İsyan dalga dalga

2019 dünyanın pek çok coğrafyası için ekonomik/siyasi krizlerle birlikte kitlesel protestoların da yılı oldu. Meydanlardan yükselen öfkenin merkezinde çoğu kez kötü yönetim, gelir dağılımındaki eşitsizlik, hayat pahalılığı, zamlar, ayrımcılık, çevre katli olurken dünya genelinde ne yazık ki geçen yıl da olduğu gibi barıştan ziyade savaş, çatışma, şiddet, kutuplaşma siyaseti haberleri yankılandı.

02 Ocak 2020 Perşembe, 02:00

Yaklaşık 8 yıldır süren Suriye savaşı Ortadoğu ateşini harlarken yolsuzluk, yoksulluk, istikrarsızlık döngüsündeki Irak, Lübnan, Cezayir’de tepkiler sokaklara taştı, hükümetlerden istifa kararları geldi. Diğer yandan ABD’nin İran’a karşı yaptığı gibi baskıyı artırdığı bölgelerden biri olan Güney Amerika’da da sular 2019’da durulmadı. Ekvador, Şili, Venezüella, Bolivya’da gerilim yüksekti. Dünya 2020’ye merhaba derken küresel çapta ABD ile Çin arasındaki rekabet daha da şiddetlenerek Avrupa’dan Asya’ya geniş coğrafyaya yayılacak görüntüde. Ekonomik savaşlar, etkinlik mücadelesi kıyasıya sürerken özellikle Suriye kartıyla uluslararası arenada gücünü pekiştiren Rusya da küresel satrancın önemli oyuncusu. 

İŞÇİLER MEYDANLARDA

Akaryakıt zamlarına karşı başlayan Sarı Yelekliler hareketinin ardından halk desteği giderek düşen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron liderliğindeki Fransa’da toplumsal hoşnutsuzluk, hükümetin neo-liberal ekonomi politikalarının son ayağı olan “emeklilik reformuyla” birlikte zirveye tırmandı. Sendikalar, hükümetin “farklı emeklilik sistemlerini tek bir sosyal güvenlik çatısı altında birleştirme” amacıyla meclisten geçirmek istediği yasal düzenlemeye karşı geçen ay kamu sektöründe süresiz genel grev ilan etti. Emeklilik yaşını yükselttiği ve işçilerin kazanılmış haklarını gasp ettiği savunulan yasaya karşı başlayan bu isyan dalgası, ülke basını tarafından Fransa’nın toplumsal hareketler tarihinde en az siyasi partiler kadar güçlü olan ancak son yıllarda etkisini kaybeden sendikaların “anlı şanlı geri dönüşü” olarak nitelendirildi. Ulaşımın yanı sıra eğitim, enerji kurumları, rafineriler, avukatlar ve polislerin de katıldığı grevler, ülke tarihinde en uzun süren ikinci grev dalgası olarak tarihe geçmiş durumda. 

KOLTUK SEVDASINA ÖFKE

Cezayir’de Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’nın geçen şubatta yaklaşık 20 yıllık iktidarını sürdürme amacıyla 5. dönem için seçimlere adaylığını koyması protestolara neden oldu. Buteflika, tepkiler sonrasında adaylıktan çekilse de protestocular, yoksulluk, işsizlik ve yolsuzluğun kronik hale geldiği ülkede “Buteflika rejiminin tüm kalıntılarının yok edilmesi gerektiğini” savunarak meydanları terk etmedi. Tam da bu nedenle boykot çağrılarının gölgesinde geçen ay düzenlenen seçimlerde katılım, yüzde 40’ta kaldı. Seçimler sonucunda Buteflika hükümetinde başbakanlık ve iskân bakanlığı yapmış olan Abdulmecid Tebun cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.

ÇALKANTILI GÜNEY AMERİKA

2019 yılında Güney Amerika’nın birçok ülkesi kitlesel protestolara ve isyanlara sahne oldu. En kitlesel gösteriler Şili’de düzenlenirken, askerin devreye girdiği iktidar değişikliğini beraberinde getiren kanlı olaylar Bolivya’da meydana geldi. Şili’de ekim ayında metro ücretlerine yapılan zamların ardından başlayan protestolar, ülke genelinde yüz binlerce kişinin katıldığı iktidar karşıtı mitinglere dönüştü. Sağcı Devlet Başkanı Sebastian Pinera’nın ekonomi politikalarına karşı çıkan göstericiler, darbe döneminden kalan anayasanın da değişmesini istiyor. Şili Ulusal İnsan Hakları Enstitüsü’nün son raporuna göre, gösterilerde şu ana kadar 29 kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler ise gösteriler boyunca Şili’de güvenlik görevlilerinin sorumlu olduğu 113 işkence, 24 cinsel şiddet vakasının kaydedildiğini açıklamıştı. 

Kolombiya’da sağcı Devlet Başkanı Ivan Duque’nin ekonomi ve sosyal politikalarına karşı çıkan işçi sendikaları kasım ayında sokağa çıkma kararı aldı. Birer hafta arayla düzenlenen grevlere, öğrenci örgütleri ve yerli halk da destek verdi. Göstericilerin en önemli taleplerinden biri de, 2016’da, dönemin Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri arasında imzalanan barış anlaşmasının gereklerinin yapılması. Gösterilerde polisle eylemciler arasında çıkan çatışmalarda en az beş kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. 

Bolivya’da geçen ekim ayında düzenlenen seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla başlayan gösteriler, ülkenin ilk yerli Devlet Başkanı, Sosyalizm Hareketi lideri Evo Morales’in görevi bırakmasıyla sonuçlandı. Askerin desteğini çektiği Morales, istifasının ardından önce Meksika’ya ardından Arjantin tarafından verilen iltica hakkını kullanarak ülkesini terk etti. Sağcı ve ABD tarafından desteklenen Jeanine Anez’in geçici olarak devlet başkanlığını ilan ettiği ülkede, yaşanan olaylarda en az 31 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. 

ORDUNUN ÇALDIĞI DEVRİM

Afrika’nın en yoksul ülkelerinden Sudan, 2019’da en önemli dönemeçlerinden birini yaşadı. Ekmek fiyatlarına yapılan zamlarla patlak veren protestolar, 1989 darbesiyle başa geçen diktatör Ömer Beşir’i ordu baskısıyla istifaya götürdü. Ancak protestocular, “devrim” sloganlarıyla kuşattığı meydanları terk etmedi, başkent Hartum’daki ordu karargâhı önünde haftalar süren oturma eylemiyle sivillerin oluşturacağı bir geçiş yönetimi için mücadele etti. Beşir sonrası yönetimi ele alan Askeri Geçiş Konseyi’ne karşı barışçıl protestolar, haziran ayında paramiliter bir güç olan Acil Destek Güçleri’nin kanlı baskınıyla en az 100 kişinin yaşamını yitirmesine rağmen devam etti. Cunta ile muhalefet arasında çetin geçen müzakereler sonucu geçiş yönetimi, geçen eylül ayında görevine başladı. 3 yıl sürecek olan geçiş sürecinin sonunda düzenlenecek seçimlerle, askerlerin yönetimi tamamen sivillere devretmesi öngörülüyor.