AYM “başvuru yolları tüketilmedi” dedi, Soma’da ölen madencilerin yakınlarını reddetti

Anayasa Mahkemesi, Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te meydana gelen maden faciasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruyu, başvuru yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez buldu.

25 Şubat 2020 Salı, 12:58

Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, Soma'da 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasının ardından yürütülen soruşturmada, şirketin müdür yardımcısı, bir önceki yönetim kurulu başkanı, şirket hissedarı, yöneticisi ya da çalışanının arasında bulunduğu 42 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. 

Görevli bazı kontrol başmühendisleri ile mühendislerinin de bulunduğu 45 kişi hakkında ise olası kastla öldürme ve netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama veya bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ya da taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldı. 

Faciada hayatını kaybedenlerin yakınları, kovuşturmasızlık kararına yaptıkları itirazların reddedilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. Başvuruda, olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması kapsamında bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiası yer aldı. 

"Başvuru yolları tüketilmediğinden" kabul edilemez bulundu 

Anayasa Mahkemesi, ayrı ayrı yapılan bireysel başvuruları birleştirerek görüştü. Yüksek Mahkeme, başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle başvuruları kabul edilemez buldu. 

Kararda, "Somut başvuruda ölüm olayına ilişkin olarak bazı şüpheliler hakkında düzenlenen iddianamenin kabulüyle başlayan yargılama süreci devam etmekte olup bu davada yapılan araştırma sonucunda olayda sorumlulukları bulunan kişiler tespit edilerek haklarında kamu davasının açılmasının sağlanması her zaman mümkündür. Bu kapsamda haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişilerin de sorumluluklarının tespit edilmesi halinde kamu davası açılması önünde bir engel bulunmamaktadır" denildi.