A+ A-

Yeni yöntemle bitkiler daha çok büyüyecek

Yeni yöntemle fotosenteze genetik ayar verilerek bitkinin yüzde 40 daha fazla büyümesi sağlanıyor.
Yayınlanma tarihi: 12 Ocak 2019 Cumartesi, 09:30

Fotosentezi daha verimli hale getirmek için yapılan genetik bir oynama, bazı bitkilerin tarımsal üretim randımanını artırdı. Söz konusu genetik mühendisliği, fotoresent olarak bilinen ve fotosentez sırasında birçok bitkinin gerçekleştirmesi gereken karmaşık ve enerji gerektiren bir işlemi kolaylaştırıyor. ABD Tarım Departmanı ile ortak bir araştırma yapan moleküler biyolog Paul South ve meslektaşları, tek bir hücre bölmesiyle sınırlandırılmış foto respirasyon için daha doğrudan bir kimyasal yol tasarladı. Saha testlerinde, bu şekilde genetiği değiştirilen tütün bitkilerinin büyümesinin yüzde 40’ın üzerinde arttığı saptandı. Araştırmacılar, 4 Ocak’ta yayımladıkları raporda, bu işlemin diğer mahsullerde de benzer sonuçlar üretmesi halinde artan küresel gıda talebinin karşılanmasında önemli bir avantaj elde edileceğini belirtiyorlar.

Çalışmaya dahil olmayan ve Science News’e konuşan Canberra’daki Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden biyokimyacı Spencer Whitney, araştırmadaki yöntemi “fotosentezi geliştirme çabalarında atılmış büyük bir adım” olarak değerlendirdi. Farklı bitki türleriyle yapılan deneyler, bu fotorespirasyon fikrinin diğer ürünlerde, tütünde olduğu gibi aynı yararları yaratıp yaratmadığını ortaya çıkaracak. Şu anda yeni genetik modifikasyonlarla patateslerde sera denemeleri yapılıyor ve soya fasulyesi, börülce ve pirinçle benzer testler yapılması planlanıyor. Bu tür genetik modifikasyonların, ticari çiftliklerde kullanımı için onaylanmasının, daha fazla saha testiyle birlikte en az 5 ila 10 yıl daha süreceği belirtiliyor. Tarım endüstrisi; böcek ilacı, gübreler ve sulama gibi verim artırıcı araçların kullanımıyla üretimi optimize ederken araştırmacılar, fotosentezi daha verimli hale getirmenin yollarını tasarlayarak bitki büyümesini yönetmeye ve iyileştirmeye çalışıyorlar.

Peki ama bunun ekolojik karşılığı ne? Söz konusu çalışmaların tütünün sürdürülebilirliği açısından ne gibi sonuçları olduğu ayrı bir tartışma konusu. Konuyla ilgili veriler kısıtlı olmakla birlikte GDO’lu tütünün olası zararlarıyla ilgili yapılan bazı çalışmalar var. Sözgelimi GDO’lu tütünün; bulunduğu bölgedeki akraba bitkilerin fotosentez dengesini değiştirebileceği, hızlı büyüyüp fazla mahsul vermesi sebebiyle daha fazla su kaynağına ihtiyaç duyacak olması (bölgesel kuraklık) ve geleneksel yollarla tütün üreten çiftçileri savunmasız bırakarak sürdürülebilirliği (yerel ekonomileri) tehlikeye atma gibi riskleri mevcut.

Derleyen: Batuhan Sarıcan

Cumhuriyet İMECESİ