A+ A-

Belgrad Ormanı yok ediliyor

İstanbul’un ciğerleri sayılan Belgrad Ormanı, yasa dışı şekilde bırakılan moloz ve hafriyatlar nedeniyle çöplüğe dönüştü. Yasak olmasına rağmen moloz ve hafriyat ormanlık alana boşaltıyor.
Yayınlanma tarihi: 08 Mart 2017 Çarşamba, 17:30
 
İstanbul’un ciğerleri sayılan Belgrad Ormanı, yasa dışı şekilde bırakılan moloz ve hafriyatlar nedeniyle çöplüğe dönüştü. Yasal döküm alanını kullanmak için ton başına 4 lirayı vermekten kaçan kamyoncular, molozları geceleri Belgrad Ormanı ve Çiftalan köyünün çevresinde bulunan ormanlık alana döküyor.
 
CHP TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI
 
Konuyu TBMM gündemine taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, ‘İstanbul’un ciğerlerine adeta hançer saplanıyor. Şehrin ortasındaki ormana moloz ve hafriyat dökülüyor, bunu önlemekten bile acizler’ dedi.
 
Yarkadaş sözlerini şöyle sürdürdü:
 
Belgrad Ormanı, İstanbul'un özel konumu dolayısıyla çok çeşitli iklim, toprak ve yer şekillerini bünyesinde barındıran bir bölgesi. Bu çeşitlilik, çok sayıda farklı türde bitki ve hayvanın orman dâhilinde yaşamasına olanak sağlıyor. İstanbul'da şehir merkezine en yakın orman alanı olan Belgrad Ormanı, geçmişte ve günümüzde şehir için taşıdığı önem nedeniyle çok sayıda bilimsel araştırmaya konu olmuş; Türkiye'nin en çok araştırılan ormanlarından biri hâline gelmiştir.
 
BU KATLİAMA DUR DEYİN
 
Ancak ne var ki böylesine önemli bir ormanı kendini bilmez birkaç hafriyatçıdan koruyamıyoruz. Yasal döküm alanına gitmeyen ve ton başına 4 lira vermek istemeyen kamyonlar şehrin ön önemli ormanını çevre felaketine sürüklüyor. Ve biz bu katliama dur diyemiyoruz. Buradan soruyorum; kendini bilmez birkaç hafriyatçıyı engellemeyen yetkililer ne iş yapıyor? 
 
Konuyu TBMM gündemine taşıdım. ..  Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yanıtlaması için bir soru önergesi verdim. Şu an hafriyat meselesi İstanbul’un en büyük sorunudur. Sektörde adeta mafya yapılaşması var. Bazı hafriyat kamyonları ise trafikte terör estiriyor. Çünkü döküm sahasına ne kadar erken giderse o kadar kazançlı. Daha fazla sefer yaparak, daha fazla para kazanıyor. Bunun içinde trafik hız limitlerini aşıp, taşıması gereken tonaj miktarının fazlasını yüklüyor... Burada suç kamyon şoförlerine de ait değil. Firmaların kısa zamanda çok iş üretmek adına şoförlere bu tarz baskılar yaptığını biliyoruz. Kısa sürede maksimum seferin hedeflendiği sektör, trafikte büyük sıkıntılar yaratıyor. Hafriyat kamyonlarının neden olduğu ölümlü kazalara oldukça fazla miktarda şahit oluyoruz. 
 
‘CEZALARDAN ZİYADE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ’
 
Görünen o ki cezalarda bu konuda yeterli ve caydırıcı değil. Cezalardan ziyade kafa yapısının değişmesi lazım. Ülkesinin ciğerleri olan ormanlarına hafriyat döküp kaçmak cinnet halidir. Bizim bu zihniyeti oturtmamız lazım. Avrupa’da ve dünyada ormanlarına hafriyat ve moloz döken bir ülke görebilir misiniz? Tabiki hayır! Belgrad ormanı ve tüm ormanlarımız bizim için çok değerlidir. Bu ormanları korumak vazifemizdir. İstanbul’un göbeğinde bunlar yaşanıyorsa, diğer illerde neler yaşanıyor düşünmek bile istemiyorum. 
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Barış Yarkadaş, Mehmet Özhaseki