Kapat
A+ A-

İspanya'nın Ovacık'ı

Endülüs’ün sosyalist köyü Marinaleda’da özel mülkiyet yok. Tarla ve evler kamu malı. Her çalışana eşit ücret ödeniyor. Köyde güvenlik gücü bulunmuyor...
Yayınlanma tarihi: 19 Mart 2019 Salı, 15:45

[Haber görseli]

İstanbul’dan yola çıkıp yaklaşık yedi bin kilometrelik bir otomobil yolculuğundan sonra İspanya’nın güney ucundaki Sevilla’ya geldik. Endülüs, edebiyatçılar, hele şairler için Lorca’yla özdeşleşmiş bir toprak. Lorca’nın yazdığı şiirler dünya durdukça okunacak olsa da, bugünün Endülüs’üne bakıp Lorca’yı görebilmek kolay değil. Lorca’nın yaşadığı yılların köylü toplumu, artık herkesin gönlünce yaşayabildiği bir refah toplumu. Granada sokaklarında esrar dumanları arasında dolaşıp Lorca’yı anabilmek zor.

[Haber görseli]

DEVE DEĞİL KULE

İnanmak zor gerçekten de, mayıstan ekime kırka yakın derecelerde sıcak olan bu toprakların bu denli yeşil olmasına. Hele yol boylarınca zeytin ve portakal bahçelerinin arasında çiçek açmış ayçiçeği tarlaları görmek... Ama, artık endüstri gücünü arkasına almış, bir refah toplumu burası. Bin yıl öncesinin Emevi başyapıtlarını göreceğim diye yola düşerseniz, sizi develer değil, yaydığı ışığa çıplak gözle bakamayacağınız güneş enerjisi kulesi karşılıyor.

[Haber görseli]

Buraya kadar gelmemizin bir nedeni de Metis Yayınları’ndan çıkan “Dünyaya Kafa Tutan Köy” kitabıyla varlığından haberdar olduğumuz sosyalist köy Marinaleda’yı görmek. Okuduğumuza göre bu köy, efsane olmuş belediye başkanları Juan Manuel Sánchez Gordillo öncülüğünde bütün toprakları kamulaştırmış, ortak çalışmayla üretip paylaşıyordu. Yine imece ile herkese birer ev yapılmıştı. Köyde güvenlik gücü bulunmuyordu. Özel mülkiyetin olmadığı, tarlaların kamu malı olduğu Marinaleda’da bütün kararlar halkın katıldığı toplantılarda alınıyor. Ne kadar vergi verileceğine, fazla gelirin nasıl harcanacağına da toplantılarda karar veriliyordu. Köydeki tarlalarda çalışan herkese günde 6 saat karşılığında 47 Avro ödeniyordu. Ev yapımı için gerekli araç gereç ve işçilik köy kooperatifinin kasasından karşılanıyordu. Köydeki 350 ev bu şekilde yapılmış. 90 metrekarelik iki katlı evlerin bahçesi ve garajı var. Yetmiş yıllığına kiralanan evler için aylık 15 Avro kira ödüyorlar.

Bu merak uyandırıcı yerleşimi görmek için yakıcı sıcak altında bir buçuk saatlik bir yolculukla Marinaleda’ya geldik. Sıcak havanın tek iyi yanı yolların boş olması.

Köy demek haksızlık buraya, büyükçe bir kasaba çünkü. Bir ucundan girip öte ucuna kadar gittik önce. İki yanı ağaçlı, yemyeşil gölgeli koca bir cadde geçiyor kasabanın ortasından. Cadde üzerinde belediye binası ve kocaman bir park var, güller ve büyük ağaçlar içinde.

[Haber görseli]

Küçük bir kahveye oturduk. Kahveciyle biraz lafladık. İlk öğrendiğimiz belediye başkanının felç geçirdiği ve hastanede komada olduğuydu. Oysa kendisini ziyaret etmeyi, ta İstanbul’dan getirdiğimiz bir şişe ulusal içkimizi armağan etmeyi istiyorduk, olmadı. Köyde güvenlik gücü bulunmadığını da okumuştuk gelmeden. Kahveciden öğrendiğimiz bir başka şey de güvenlik gücü bulunmaması nedeniyle çok soygun olmasıydı. Başka yerlerden gelen soyguncular, geceleri özellikle de barlara girip içkileri soyup kaçıyorlarmış.

Çıkıp köy sokaklarında dolaştık. Pırıl pırıl iki katlı evler. Sokaklar tertemiz. Tek canlı yer yaşlıların oturduğu halkeviydi. Bu kez bir bara girdik. Rock’n roll çalıyordu. Birer içki içip yeniden dışarı çıktık. Biraz dolaşıp yeniden ilk oturduğumuz kahveye dönüp kahveciye birkaç gün kalabileceğimiz kiralık bir ev bulup bulamayacağımızı sorduk. Varmış. Köy büyük ilgi gördüğünden gazeteciler ya da ziyaretçiler geliyormuş sık sık. Kahvecinin ev sahibi arkadaşının telefonunu aldık ama sonra vazgeçtik. Burada yaşanan hayata ortak olmadan, dışarıdan birkaç gün bakıp ayrılmak pek bir şey katmayacaktı bize.

Akşam alacasında ayrıldık oradan. Benzer bir deneyimi ülkemizde 1979-80’de, “Belediyenin aldığı tüm kararlar halkla tartışılmıştır. Tek cümleyle halk belediyede söz ve karar sahibi kılınmıştır” diyerek hayata geçiren Fatsa Belediye Başkanı Terzi Fikri’yi, günümüzün Tunceli Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nu da anarak...

Cumhuriyet İMECESİ