"Devlet eliyle ayakkabı, patiska üretmek zamanı geçti"

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ''Devlet eliyle ayakkabı, toplu iğne, patiska üretmek zamanı çoktan geçti'' dedi.

14 Temmuz 2010 Çarşamba, 20:31
Abone Ol google-news

18. Malatya Genel Sanayi ve Ticaret Fuarı, Uluslararası Kültür Sanat ve Kayısı Festivali açılışını yapmak üzere Elazığ'dan kara yoluyla Malatya'ya gelen Ergün, kısa süre önce babası vefat eden AKP Malatya Milletvekili İhsan Koca'ya taziye ziyaretinde bulundu.

Daha sonra 2. Organize Sanayi Bölgesinde sanayicilerle bir araya gelen Ergün, burada yaptığı konuşmada, girişimci için siyasi istikrarın çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Süresi dolan arsa teşvikleri için çalışma yapıldığını belirten Ergün, organize sanayi bölgelerinden sanayiciye bedelsiz arsa verilmesini, hiç bir sanayicinin sermayesini arsa için yatırmasını istemediğini, sermayesini makine, teçhizata, pazarlamaya yatırmasını arzu ettiğini söyledi.

Müteşebbisin olmadığı ülkede kalıcı gelişmenin sağlanamayacağını ifade eden Ergün, şöyle konuştu:
''Vaktiyle müteşebbis yokken, yeterli teknolojik birikim, sermeye birikimimiz yokken, bazı şeyleri devlik eliyle yapmak gerekiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında, bir takım yatırımlar, hizmetler; toplu iğne üretmekten, patiska (bez türü) üretmeye, ayakkabı imal etmeye kadar hepsini devlet eliyle yapıyorduk. Çünkü müteşebbis yoktu. Sermaye birikimi, teknolojik birikim yoktu. Devletin öncülük etmesi, doğrudan doğruya işveren olması gerekiyordu ama artık o icap etmiyor. Çünkü devlet eliyle ayakkabı, toplu iğne, patiska üretmek zamanı çoktan geçti. Bunları yapacak çok sayıda insanımız var. O, daha iyisini yapıyor, olayları daha iyi görüyor, dünyaya açılıyor, ihracat yapıyor, teknoloji geliştiriyor. Bir müteşebbisin etrafına nasıl bir ışık saçtığını görüyoruz. Üretimi, ihracatı ve istihdamıyla...
Türkiye'nin bundan sonraki en önemli başlıklarından birisi girişimci sayısını arttırmak ve girişimci önündeki engelleri kaldırmaktır. Biz doğal gaz, petrol yatakları olan, bunlarla zengin olacak bir ülke değiliz. Biz, çalışarak, üreterek zengin olabiliriz. Bunu da girişimciyle yapabiliriz. Onun önünü açmak, onun işini kolaylaştırmak mecburiyetindeyiz.''

 

"En iyi teşvik, siyasi istikrar ve güven ortamı''

Sanayiciyi motive etmek açısından teşviklerin önemine değinen Ergün, en iyi teşvikin ülkedeki siyasi istikrar ve güven ortamı olduğunu söyledi.

Ergün, ''Bir ülkede siyasi istikrar, güven ortamı ne kadar sağlamsa en büyük teşvik budur. Arsadan, paradan, krediden hepsinden de değerlidir. Eğer, ülkenin istikrarı, geleceğe güvenle bakması konusunda, hukukunda, demokrasisinde, insan haklarında, özgürlüklerinde ciddi bir sorun meydana çıkarsa bu ihtimaller değerlendirilmeye başlanırsa o zaman arsa da vergi de enerji teşviki de para etmez. Çünkü; insanı motive eden ortam yok olmuştur. Ben, sanayici olarak ülkenin geleceğini parlak görmeliyim, aydınlık görmeliyim. 'Yarın siyasi istikrar bozulur mu?', 'Kaos meydana gelir mi?' diye kafamda soru işareti olmayacak. Soru işareti olursa, isterse bütün arsalar bedava olsun, istersen benden hiç para alma üzerine çuvalla para ver yine yatırım yapmam'' diye konuştu.

 

Referandum

Anayasa değişikliği referandumunun 12 Eylülde yapılacağını hatırlatan Bakan Ergün, Türkiye'nin anayasasında istikrarı ve güven ortamını kökleştirecek önemli değişikliklerin yapılacağını söyledi.

Ekonomik gelişmenin en sağlam zemininin iyi bir demokrasi olduğuna vurgu yapan Ergün, şunları kaydetti:
''Türkiye'nin Anayasasında önemli bazı değişiklikler yapılacak. İstikrarı ve güven ortamını kökleştirecek değişiklikler bunlar. Bize diyorlar ki 'bunun aşla işle ilgisi var mı', çok var. En çok aşla, işle ilgisi var, Türkiye'nin ekonomik gelişmesiyle ilgisi var. Çünkü, ekonomik gelişmenin en sağlam zemini iyi bir demokrasidir. İnsanların geleceğe umutla bakabilmesidir. Bunu sağlayan her türlü çaba, işle aşla ilgili bir çabadır. Türkiye'de kaotik bir yapı meydana getirmek isteyenlerin artık fırsat bulamayacakları güçlü bir hukuk devleti zemini, güçlü bir demokrasi zemini oluşturuyorsun.''

Nihat Ergün'e konuşmasının ardından kayısı ve el dokuma halı hediye edildi.