Avukatlar yargıya sahip çıktı

İstanbul Barosu öncülüğünde 46 baronun desteklediği binlerce avukatın katıldığı Taksim’de gerçekleştirilen, “Yargıya ve ülkene sahip çık” yürüyüşünde yasamaya ve yürütmeye bağımlı bir yargının gerçek işlevini ve görevini asla yerine getiremeyeceği vurgulandı.
Yayınlanma tarihi: 18 Kasım 2009 Çarşamba, 08:00

Yürüyüş sırasında Taksim Meydanı’ndaki bir otelin penceresinden sarkıtılan “Darbeci Baro Taksim’e hoşgeldin” pankartı gerginliğe yol açtı. Eskişehir ve Çorum barolarından yapılan açıklamada da endişeler dile getirildi.

Taksim Tünel Meydanı’ndaki istanbul Barosu önünde toplanan avukatlar, “Yargıyı sindirmek. Hukukun üstünlüğünü yok etmek için yapılan yasadışı din-le-me-leri kınıyoruz”, “Gerçek hukuk devleti istiyoruz. Yargıya sahip çıkıyoruz”, “Yargı savunulmadığı takdirde savunulacak hiçbir şey kalmayacaktır” dövizleri taşıyıp, “Bağımsız yargı”, “Yargıya uzanan eller kırılsın”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları attılar.

İstanbul Barosu önünde basın açıklamasını okuyan İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, uzun süreden beri siyasi iktidarın yargı, özellikle de yüksek yargı üzerindeki saldırı ve kuşatmasının artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirterek, “Yüksek yargının, başsavcıların, onlarca hakim ve savcının müfettiş talepleri ile avukatların ise suç şüphesi olmaksızın keyfi olarak dinlenebildiği bir ülkede hiç kimsenin hukuk güvenliği bulunmamaktadır. Bu bir rejim ve anayasaya sorunudur” dedi.

Aydın, yasamaya ve yürütmeye bağımlı bir yargının görevini asla yerine getiremeyeceğini ifade etti. İdeolojik tercihi ve dünya görüşü ne olursa olsun hiç kimsenin yaşananlara sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizen Aydın, “Sistem çökmektedir ve herkes bunun altında kalacaktır. Tüm bireylerin hakkının, hukukunun, özgürlüğünün güvencesi olan yargı, savunulmadığı takdirde, savunulacak birşey de kalmayacaktır. Hukuk bir gün herkese, hatta yasaya ve hukuka uygun olmayan dinleme kararları talep edenlere ve verenlere dahi lazım olacağı unutulmamalıdır” görüşünü dile getirdi.

Anayasal güvence altında olan haberleşme özgürlüğünün bireyler tarafından yasa ve hukuk dışı müdahaleler olmaksızın kullanılabilmesinin acilen sağlanması gerektiğini anlatan Aydın şöyle devam etti: “Yasada tanımı yapılan iletişimin denetlenmesinin ve dinlemelerin istisnai olarak ve hukuk duyarlılığından ayrılmadan gerçekleştirildiğine ilişkin toplumsal güven inandırıcı bir biçimde oluşturulmalıdır. Bağımsız yargıyı etkisizleştirmeye, sindirmeye yönelik hukuk dışı girişimlerin, yasa dışı dinlemelerin, iletişim özgürlüğünün ciddi biçimde ihlalinin suç oluşturduğunun ve anayasal rejime saldırı olduğunun altını çizmekteyiz. Başta siyasal iktidar olmak üzere herkesi yargıya saygı göstermeye çağırıyoruz.”

Pankart gerginliğe yol açtı

Açıklamanın ardından Muammer Aydın ve 26 baro başkanı öncülüğünde CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, CHP Mersin Milletvekili İsa Gök ve CHP İstanbul il Başkanı Gürsel Tekin öncülüğünde yaklaşık 3 bin avukat İstiklal Caddesi üzerinden Taksim Meydanı’na kadar yürüyüşe geçti. Yurttaşların da alkışlarla desteklediği yürüyüşte Atatürk posterleri ve Türk bayrakları taşındı. CHP Beyoğlu İl binasının üzerinden geçerken kitlenin üzerine kırmızı, beyaz karanfiller atıldı.

Taksim Atatürk Anıtı’nın önüne gelen kalabalık kitle, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere yargının oluşmasına katkıda bulunan avukatlar için saygı duruşunda bulundular. Kitlenin saygı duruşunda bulunduğu sırada Taksim Meydanı’nda bulunan Square Otel’in 7. katından imzasız olarak “Darbeci Baro Taksim’e hoşgeldin” yazılı parkart asıldı. Türkiye Gençik Birliği Başkanı Adnan Türkkan ve bir TGB üyesinin otel katına çıkmasıyla pankart yerinden söküldü. Türkkan otel çıkışında yaptığı açıklamada demokratik bir yürüyüş gerçekleştiren kitlenin darbeci olarak gösterilmek istendiği belirterek, “Asıl darbeciler aydınlarımızı cezaevlerine atanlardır. Pankartı asan 2 kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

Eskişehir ve Çorum

Eskişehir Barosu önünde bir basın açıklaması yapan Baro Başkanı Yusuf Yıldırım, ülkede özgürlük, demokrasi, hukuk ve insan hakları aleyhine adımlar atılmasının kendilerini endişelendirdiğini belirtti. Çorum Barosu’nda açıklama yapan Baro Başkanı Mahmut Bayatlı, özgürlüğün güvencesi olan yargıyı içine sindiremeyenlerin, savcıları yargıçları teknik denetim altına alarak susturmak istediklerini belirtti. Bayatlı, herkesi bu hakka sahip çıkmaya çağırarak, “Hukukun; iktidarın elinde her şeye erişmek için kullanabileceği bir araç olmadığını aktif ve etkin bir şekilde demokratik tepkilerle göstermek zorunda olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.