Son Haberler

2010 yılı bütçesi komisyonda

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mali kurala ilişkin yasal altyapının önümüzdeki yıl tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Şimşek, tüm kamu personelinin özlük bilgilerini içeren ''Kamu Personeli Maaş Kütüğü'' oluşturulacağını da bildirdi.
Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2009 Pazartesi, 09:32

Komisyonda, Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Gelir Bütçesi, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının maddeleri görüşülecek.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanlığının köklü bir kurum olduğunu ve yapısal reformların hayata geçirilmesinde öncü rol oynadığını belirtti. İktidara geldiklerinden bu yana kamu mali yönetimi, vergi, sosyal güvenlik ve AR-GE reformu gibi birçok alanda yapılan düzenlemelere Bakanlık olarak önemli katkılar sağladıklarını kaydeden Şimşek, makro ekonomik istikrarın devamı ve sürdürülebilir bir finansman yapısının korunmasına hizmet edecek mali kuralları da kamu mali yönetim sistemine entegre ettiklerini ifade etti. Şimşek, bu çerçevede mali kurala ilişkin yasal altyapının da önümüzdeki yıl tamamlanmasının hedeflendiğini vurguladı.

Kamu mali yönetiminin, 2011 yılından itibaren belirlenen mali kurallarla uyumlu olarak yürütülmesinin öngörüldüğünü belirten Şimşek, ''Mali kural çerçevesinde, orta ve uzun vadede kamu açığının milli gelire oranının, sürdürülebilir bir borç yapısı ile uyumlu bir düzeyde gerçekleşmesi hedeflenecektir. Ayrıca, mali kurallar belirlenirken, fiyat istikrarı ve dış denge gibi temel parametreler de dikkate alınacaktır'' dedi. Kamuoyunun genel gözetim ve denetim fonksiyonunu etkinleştirmek amacıyla her yıl Bakanlığınca ''Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu'' hazırlandığına da işaret eden Şimşek, bunun yanısıra mali saydamlık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde Genel Faaliyet Raporu'nun da kamuoyu bilgisine sunulduğunu anlattı.

Kamuda taşıt kullanımı

Kamuda taşıt sağlanması ve kullanımı ile harcırah sisteminin yeniden düzenlenmesine ilişkin çalışmalarda son aşamaya gelindiğini de bildiren Şimşek, bir başka çalışma ile de mali süreçlere ilişkin Kamu Hesapları Bilgi Sistemi, e-Bütçe ve Strateji Geliştirme Başkanlığı Yönetim Bilgi Sistemi'nin tek bir merkezi bilişim sistemi üzerinden yürütülmesinin hedeflendiğini vurguladı. Şimşek, bu şekilde mali süreçlerin etkinleştirilmesinin ve karar verme süreçlerinin desteklenmesinin sağlanacağını dile getirdi. Stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme çalışmalarını takvim çerçevesinde yaygınlaştırdıklarını ve 2010 yılı sonuna kadar toplam 145 idarede bu çalışmanın tamamlanmasını planladıklarını belirten Şimşek, kamu harcamalarında denetimin de ''Kamu Harcamalarında Risk Alanları Modülü'' ile artırıldığını kaydetti.

Maliye Bakanı Şimşek, özel sağlık kurum ve kuruluşlarının tedavi işlemleri, yeşil kartlıların hak sahipliğine yönelik incelemeler, üniversite hastanelerinin alacaklarının tespiti, döner sermaye katkı payı uygulamaları ve aile yardımı ödeneği gibi konulardaki denetim ve incelemelerin de devam ettiğini belirtti.

Kamu personeli için maaş kütüğü

Konuşmasında raporlamalarda uluslararası müktesebata uyumu ve kamu idareleri arasında birlikteliği sağlamak üzere ''Genel Yönetim Sektörü'' kapsamının belirlendiğini ve buna ilişkin mali verilerin derlenmeye başlandığını kaydeden Şimşek, döner sermayelerin bütçe ile ilişkilendirilmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması amacıyla da gelecek yıl ''Döner Sermayeli İşletmeler Kanun Tasarısının'' hazırlanmasının hedeflendiğini söyledi. Özel bütçeli idarelerde değişik istihdam türlerinde çalıştırılan personelin maaş işlem süreçlerinin genel bütçeli idarelerde olduğu gibi Kamu Personeli Maaş Otomasyon Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesinin planlandığını da vurgulayan Şimşek, tüm kamu personelinin özlük bilgilerini içeren Kamu Personeli Maaş Kütüğü'nün de oluşturulacağını bildirdi.

Hazine taşınmazları

Maliye Bakanı Şimşek, Hazine taşınmazlarıyla ilgili bilgi verirken de, 2003 yılından bu yana satış, kira, irtifak, ecrimisil hakkı gibi işlemler neticesinde 5,9 milyar liralık emlak geliri elde edildiğini kaydetti. Ekonomide verimlilik artışı ve yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla 2 milyar 75 milyon lira değerindeki 290 taşınmazın satışı için Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın görevlendirildiğini ifade eden Şimşek, Hazine taşınmazlarının daha etkin yönetilmesi amacıyla mevcut idari kapasitenin ve otomasyon altyapısının güçlendirileceğini anlattı.

Şimşek, gelecek dönemde kamu idarelerine tahsisli olup, tahsis amacına uygun kullanılmayan atıl taşınmazların belirlenerek, tasfiye ve diğer yöntemlerle ekonomiye kazandırılmasının amaçlandığını da ifade etti. Mali Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) çalışmalarına da değinen Şimşek, suç ekonomisinin ortadan kaldırılması, suçluların yasa dışı kazançtan mahrum edilmesi ve bu tür işlemlerin kısa sürede aydınlatılması çalışmalarının sürdüğünü belirterek, ''Yıllar itibariyle alınan şüpheli işlem bildirimleri sürekli olarak artmıştır. 2003 yılında 180, 2004 yılında 290, 2005 yılında 352, 2006 yılında 1.140, 2007 yılında 2.946, 2008 yılında 4.924 ve 2009 yılı Ekim ayı itibariyle 7.797 olmak üzere toplam 17 bin 629 şüpheli işlem bildirimi alınmıştır'' açıklamasında bulundu.

Davalar

Şimşek, konuşmasında Maliye Bakanlığı'nın devletin hukuk danışmanlığı ve muhakemat hizmetlerini ulusal ve uluslararası alanda süratli, etkin ve verimli şekilde yürüttüğüne de işaret ederek, 2009 yılında 3 bin 385 hukuki mütalaa verildiğini, takip edilen derdest dava sayısının da 546 bin 235 olduğunu anlattı. Devlet Davalarının Takip Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın yasalaşmasıyla birlikte gelecek dönemde Hazine davalarının sayısının azalacağını, dava kazanma oranının ise artacağını belirten Şimşek, sorunların mahallinde çözümünü sağlamak üzere dava ve icra işlemlerinde görev, yetki ve sorumlulukların bir bölümünü muhakemat müdürlüklerine devredileceğini söyledi.

Maliye Bakanı, Teftiş Kurulu'nun denetim faaliyetleri kapsamında Ekim ayı sonu itibariyle 59 vergi dairesinin denetlendiğini, bu denetimlerde 126,4 milyon liralık matrah farkı, 26,7 milyon lira da vergi farkı tespit edildiğini, Hazine lehine de 284,1 milyon liralık düzeltme işlemi gerçekleştirildiğini bildirdi. Şimşek, e-teftiş projesinin uzun vadede e-devlet uygulamalarına uyumlu hale getirileceğini ve bu şekilde kayıt dışı ekonominin azaltılmasına, usulsüzlük ve suistimallerin önlenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

AB ile ilişkiler

AB ile ilişkilere de dikkat çeken Şimşek, bu yıl bu konudaki en önemli gelişmenin vergilendirme faslı müzakerelerinin açılmasıyla yaşandığını belirtti. Bunun birçok açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: ''Müzakereler sonucunda vergilendirme mevzuatımız, AB kural ve düzenlemeleri ile uyumlu hale gelecektir. Bu durum ekonomik istikrarın korunmasına, yatırım ortamının iyileştirilmesine ve doğrudan yatırımlarda ülkemizin aldığı payın artırılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Önümüzdeki yıl bir diğer hedefimiz, kamu alımları faslı ile ilgili açılış kriterlerini yerine getirerek, müzakerelerin başlamasıdır. Kamu alımları politikası konusunda Avrupa Komisyonuna karşı muhatap kurum olarak Maliye Bakanlığı belirlenmiştir. Böylece, kamu alımları faslındaki ilk açılış kriteri yerine getirilmiş bulunmaktadır. İkinci açılış kriterini oluşturan strateji belgesi çalışması ile nihai hale gelme aşamasındadır. Bakanlık olarak hedefimiz, mali kontrol ve vergilendirme fasıllarından sonra kamu alımları faslında da açılış kriterlerini yerine getirerek, bir faslı daha müzakerele açmak ve AB yolunda hedeflerimize devam etmektir.'' Öte yandan Şimşek, Maliye Bakanlığı'nın 2010 yılı bütçesinin 59,7 milyar lira olduğunu da sözlerine ekledi.

'Danışmanlık hizmetleri çeşitlendirilerek sürdürülüyor'

Bakan Şimşek, Gelir İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele etmek ve mükellef odaklı bir yaklaşımla artan mükellef beklentilerine cevap verebilmek amacıyla Gelir İdaresi Başkanlığınca çeşitli çalışmalar yapıldığını anlatan Şimşek, bu kapsamda Vergi İletişim Merkezi ve Mükellef Hizmetleri Merkezleri'nde sunulan danışmanlık hizmetlerinin çeşitlendirilerek sürdürüldüğünü belirtti.

Kayıt dışı ekonomi ile kararlı şekilde mücadele etmek amacıyla, 2008–2010 Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planının uygulanmaya başlandığına işaret eden Şimşek, konut kredileri ve tapu bilgilerinden hareketle satılan konutların gerçek değerinin tespit edilmesi ve incelenecek kurumlar vergisi mükelleflerinin seçiminde kullanılmak üzere, Merkezi Risk Analizi ve Katmanlaştırma (MERAK) Projesi çalışmalarına başlandığını hatırlattı.

KDV İadesi Risk Analizi Projesi kapsamında bütün KDV mükelleflerinin, bilgisayar programı aracılığıyla hem vergisel uyum, hem de sahte fatura düzenleme risklerinin tespiti anlamında puanlamaya tabi tutulduğunu da anlatan Şimşek, Hızlandırılmış KDV İade Sistemi uygulaması ile de sertifika sahibi mükelleflerin iade taleplerinin tutara bakılmaksızın yerine getirildiğini kaydetti.

Vergi konusunda mükelleflere sağlanan kolaylıklar

Konuşmasında, mükelleflerin vergi ödemelerini kolaylaştırmak amacıyla vergi tahsilat yetkisi verilmiş bulunan 25 banka ve PTT kanalıyla elektronik tahsilata geçildiğine dikkati çeken Şimşek, bu sayede vergi tahsilatının daha hızlı ve hatasız bir şekilde yapılmasının sağlandığını söyledi. Elektronik Haciz Projesi ile ilgili bankalarla imzalanan protokoller çerçevesinde elektronik haciz uygulamasına 36 banka ve tüm vergi dairelerinde pilot olarak başlandığını anlatan Şimşek, ''Kredi Kartı ile Vergi Tahsilatı Projesi'' kapsamında da motorlu taşıtlar vergisi ve trafik para cezalarının, protokol yapılan bankalar aracılığıyla 2009 yılı Ocak ayı içerisinde kredi kartı ile tahsilatı uygulaması başlatıldığını belirtti.

Ülke çapında e-fatura uygulamasına imkan verecek e-Fatura Genel Tebliği ve ilgili teknik dokümanların 2009 yılı içinde yayımlanarak uygulamaya başlanmasının planlandığını bildiren Şimşek, İnternet Vergi Dairesi'nde mükelleflere sunulan hizmetlerin kapsamının da Yeni İnternet Vergi Dairesi adı altında genişletilerek, yenilendiğini ifade etti. Denetimlerde ve yoklamalarda mobil cihazların kullanılmasına yönelik otomasyon uygulamalarının geliştirilmesinin planlandığını da belirten Şimşek, Veri Ambarının da inceleme ve denetim çalışmalarına kaynak teşkil edecek yeni verilerle güçlendirileceğini kaydetti.

Vergi denetimleri

Bakan Şimşek, vergi denetim çalışmalarına değinirken de, 2009 Ocak-Eylül döneminde vergi inceleme elemanlarınca 72 bin 166 adet vergi inceleme raporu düzenlendiğini bildirdi. Şimşek, ''Bu incelemelerle 45,9 milyar liralık matrah incelemeye tabi tutulmuş, 190,3 milyar lira matrah farkı tespit edilmiştir. Bu yıl içinde yapılan tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşmalar sonucunda 617 milyon lirası vergi aslı ve cezası, 344 milyon lirası gecikme faizi olmak üzere toplam 961 milyon lira tahsilat sağlanmıştır'' diye konuştu.

'Şeffaf, hesap verebilir etkili bir gelir idaresi için...'

Bakan Şimşek, önümüzdeki süreçte, modern, adil ve kolay anlaşılabilir bir vergi politikası ve şeffaf, hesap verebilir, etkili bir Gelir İdaresi oluşturmak amacıyla yapılacak çalışmaları da şöyle özetledi:

-Ekonomide kayıt dışılığın azaltılması çabaları artırılacaktır.

-Kayıt içi faaliyetler özendirilecek, denetim kapasitesi geliştirilecek, yaptırımların caydırıcılığı artırılacak ve kayıt dışılığa karşı kurumsal ve toplumsal mutabakat güçlendirilecektir.

-Vergi politikalarının uygulanmasında istikrar ve vergilendirmede öngörülebilirlik esas olacaktır.

-Vergi kayıp ve kaçağını önlemeye yönelik denetimler artırılacaktır.

-Etkin bir cebri tahsilat sistemi oluşturulacaktır.

-Vergiye gönüllü uyumun artırılmasına ve vergi tabanının genişletilmesine yönelik çalışmalara devam edilecektir.

-Ülkemiz genelinde Özel Otomasyon Sistemine geçilecektir.

-Vergi politikamızın başarıya ulaşmasının temel araçlarından olan Gelir İdaresi Başkanlığı, etkin bir vergi idaresi haline getirilecektir.

-Bu amaçla, Gelir İdaresi Başkanlığına bütçe esnekliği sağlamak dahil olmak üzere bir çok yeni imkan tanınacaktır.

Yeni gelir vergisi reformu

''Gelir artışlarımız gerçekçi tahminlere dayanmaktadır'' diyen Şimşek, vergi mevzuatı ve uygulamalarında sadeliği ve istikrarı sağlamak amacıyla yasal altyapıyı güçlendirdiklerinin de altını çizdi. Şimşek, adil bir gelir vergisi sistemi oluşturmak, sürdürülebilir bir büyümeyi ve verimlilik artışını desteklemek amacıyla yeni bir Gelir Vergisi Kanunu hazırlığının yapıldığına da dikkat çekti.

Gelir vergisi reformuyla birlikte Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu yürürlükten kaldırılarak, ivazsız intikallerin gelir vergisi kapsamına dahil edilmesinin öngörüldüğünü anlatan Şimşek, vergi cezalarının caydırıcılığının artırılması başta olmak üzere mükellef hakları, uyuşmazlıkların çözümü ve değerleme hükümlerini modern vergi sistemleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla Vergi Usul Kanununun da yeniden düzenlenmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Varlık barışı

Maliye Bakanı, varlık barışı uygulamasına değinirken de, Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun yürürlük tarihinin bu yılın sonuna kadar uzatıldığını hatırlattı. Varlık Barışının birinci uygulama döneminde yurtiçi ve yurtdışından toplam 14,8 milyar lira varlık beyan edildiğini, bu beyan üzerinden 419 milyon TL vergi tahakkuk ederken, bu tutarın 203 milyon TL'lık kısmının tahsil edildiğini belirten Şimşek, ikinci uygulama döneminde ise 19 Kasım 2009 tarihi itibarıyla 4,9 milyar lirası yurtiçi, 2,2 milyar lirası yurtdışı olmak üzere toplam 7,2 milyar liralık varlık beyanı gerçekleştirildiğini kaydetti.

Şimşek, şöyle devam etti: ''Toplamda ise 19 Kasım 2009 itibarıyla yurtiçinde 8,9 milyar lira ve yurtdışından 13 milyar lira olmak üzere 22 milyar lira varlık beyan edildi; bu beyan üzerinden yurtiçinde 449 milyon lira ve yurtdışından 260,8 milyon lira vergi tahakkuk ederken, tahakkuk tutarlarının 284,7 milyon lirası yurtiçinden ve 99,9 milyon lirası yurtdışından olmak üzere 384,6 milyon liralık kısmı tahsil edilmiştir.''

'Özelleştirme uygulamalarına aynı kararlılıkla devam edilecek'

Özelleştirme İdaresi Başkanlığının bütçesi ve faaliyetleri hakkında da bilgi veren Şimşek, Başkanlığın 2010 yılı Gider Bütçesi teklifinin toplam 17,4 milyon lira olduğunu, bu tutarın tamamına yakınının Özelleştirme Fonundan yapılacak aktarmalarla karşılanacağını bildirdi. Özelleştirme uygulamalarında, ekonomideki rekabet gücü ve verimliliği artırmanın yanında sosyal boyutu ön plana çıkaran bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Şimşek, 1986-2002 döneminde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 8 milyar dolar tutarında özelleştirme yapıldığını, 2003 yılından itibaren ise 30,2 milyar dolar tutarında özelleştirme gerçekleştirildiğini kaydetti.

İhalesi tamamlanmış, onay ve sözleşmesi imza aşamasında olan özelleştirme uygulamalarından da yaklaşık 3,3 milyar dolar gelir elde edilmesinin beklendiğine işaret eden Şimşek, ''Özelleştirme uygulamaları ile kamu kesimi, faaliyet gösterdiği birçok sektörden tamamen çekilmiştir. Bu sektörlerde rekabet, etkinlik ve verimlilik artışı sağlandığı, şirket sayılarının arttığı ve ölçeklerinin büyüdüğü, bazı alanlarda da markalaşmanın gerçekleştiği gözlenmektedir'' diye konuştu.


'Kriz döneminde alınan tedbirlerin baskıları bertaraf edilecek'

Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin dünyada son altmış yıldır yaşanan en büyük krize rağmen yoluna güçlü bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Şimşek, şunları söyledi:
''2002 yılından beri uygulamakta olduğumuz reformlar sayesinde, bu krize sağlam temeller üzerinde girdik. İktidarımız döneminde gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlar ve krize karşı aldığımız önlemler neticesinde, Türkiye'de toparlanmanın başladığına dair güçlü sinyaller vardır. Ayrıca, bu toparlanmanın kalıcı olmasını sağlayacak sağlam ekonomik temellere sahiptir. Türkiye'nin demografik yapısı ve büyük girişimci kültürü buna oldukça müsaittir. Önümüzdeki dönemde ülkemizin küresel ekonomide rekabet gücünü artıracak ve daha büyük bir küresel aktör haline gelmesini sağlayacak ekonomik ve mali politikaları izlemeye devam edeceğiz.''

2010 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Türkiye'nin ekonomik ve mali istikrarını sürdürmeyi esas alan bir bütçe olduğunu belirten Şimşek, önümüzdeki dönemde, mali disiplinden taviz vermeden, ekonominin rekabet gücünü artıracak alanlara destek veren ve kriz döneminde alınan tedbirlerin kamu maliyesinde oluşturduğu baskıları bertaraf edecek bir maliye politikası takip edeceklerini bildirdi.

Bakan Şimşek sözlerini, ''Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği 'Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir' sözünün idrakiyle çalışmalarımızı devam ettireceğiz'' diyerek tamamladı.

'Şikayet süreci 50 güne kadar indirildi'

Kamu İhale Kurumu Başkanı Hasan Gül, kamu alımlarının yıllık tutarının GSMH'nin yüzde 10'una tekabül ettiğini, bu nedenle kamu alımları alanının etkin şekilde düzenlenmesinin ülke kalkınması açısından önemli olduğunu vurguladı. Hasan Gül, bu önemin bilincinde olarak, kamu kaynaklarının verimli ve etkin kullanılmasına, alımların saydam ve güvenilir ortamda yapılmasına yönelik, 7 yıldır aralıksız çalıştıklarını dile getirdi. Kurumun, şikayet inceleme görevlerine değinen Gül, kuruma yapılan şikayet başvurusunun 2008 yılı itibariyle 5 bin 592, 2009 yılı Eylül ayı sonuna kadar da 2 bin 203 olduğunu bildirdi. Gül, şikayet başvuru sayısının yarı yarıya azalmasında 5812 sayılı kanunda yapılan değişikliğin etkili olduğunu anlattı.

Söz konusu kanunla, şikayet sisteminin kötüye kullanılmasının önlenmesine yönelik düzenlemeler yapıldığını anımsatan Gül, ''Bu kapsamda, 301 lira olan itirazen şikayet başvuru bedeli artırılarak, ihalenin tür ve tutarına göre, 1000 ile 4 bin lira arasında kademeli olarak yeniden tespit edilmiştir. Gereksiz ihale iptallerinin önüne geçilebilmesi amacıyla ihale ilanı ve dokümana yönelik şikayet başvurularının ihale tarihinden en geç 3 iş günü öncesine kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır'' diye konuştu. Gül ayrıca, yapılan düzenlemelerle 122 güne kadar uzayabilen şikayet sürecinin, 50 güne kadar indirildiğini belirtti.

İhalelerde saydamlık

Hasan Gül, ihalelerde saydamlığın sağlanabilmesi amacıyla yapılan çalışmalar kapsamında, Kamu İhale Bülteni'nin hazırlandığını, ihale sonuç bilgilerinin yayımlandığı bu bültene elektronik ortamda ücretsiz ulaşılabildiğini söyledi. Gül, aynı kapsamda, ihale sonuç şikayet başvurularının ihale ilanları ve yasaklılık teyit işlemleri hakkında raporlar hazırlanarak kamuoyuna duyurulduğunu kaydetti. Hasan Gül, bunun yanında, 2010 yılı başından itibaren, tüm ihale ilanlarının ve ihale sonuç bilgilerinin elektronik ortamda Kamu İhale Bülteninde yayımlanmasına başlanılacağını bildirdi.

Elektronik ihale

İhale işlemlerinin etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi için elektronik ihalenin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Gül, ''Yapılan araştırmalar, elektronik ihaleye geçilmesiyle, alıma taraf olan kamu kurumları ile isteklilerin yıllık kamu alımları tutarının yüzde 10'u civarında bir tasarruf sağladığını göstermektedir'' dedi. Hasan Gül, e-İhale Projesi'nin birinci aşamasının 2009 yılı sonunda, ikinci aşamasının 2010 yılı sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.

Projenin aşamaları hakkında bilgi veren Gül, şunları söyledi: ''Projenin birinci aşamasının tamamlanmasıyla bütün ihale için ihale dokümanının hazırlanması ve ihale dokümanına erişim, Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden sağlanacak. Birinci aşamada ayrıca tıbbi cihaz ve sarf malzemelerinde pilot e-ihale uygulamasınını altyapısı oluşturularak, 2010 yılında e-ihale uygulaması başlayacak. İkinci aşamada ise bütün sektörlerde e-ihale uygulaması başlayacak ve elektronik eksiltme, elektronik katalog ve dinamik alım sistemi gibi uygulamalar devreye alınacak.''

Kurumun 2010 yılı bütçesine de değinen Gül, elde edilecek gelirin 72 milyon lira olarak tahmin edildiğini, bu gelirin 46 milyon 634 bin lirasının kurum giderleri için harcanacağını, 25 milyon 366 bin lirasının gelir fazlası olarak Hazineye aktarılmasının öngörüldüğünü bildirdi. Hasan Gül, 2009 yılının ilk 10 ayında kurumun, ihalelere ilişkin şikayetlerden 3 milyon 906 bin 458 lira, ihale ilanlarından 31 milyon 820 bin lira ve bağıtlanan sözleşme tutarları üzerinden hesaplanan kurum payı olarak da 15 milyon 815 bin 406 lira olmak üzere toplam 51 milyon 541 bin 864 lira gelir elde ettiğini söyledi.

'Kamu İhale Kurumu'nun ne yaptığı meçhul'

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Maliye Bakanlığı bütçesi üzerinde görüşlerini ifade eden CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, Kamu İhale Kurumunun kamuoyunda güvenilir bir tablo sergilemediğini iddia ederek, şikayetleri incelemede yetki açısından kendini kısıtladığını belirtti. İhalelerin saydam şekilde yapıldığı konusunda kamuoyuna güven vermekle yükümlü olan Kamu İhale Kurumunun, ''ne yaptığının meçhul olduğunu'' savunan Hamzaçebi, şöyle konuştu: ''Ankara'da bir ihale yapılıyor. İlgili kurum yetkilileri zarfları açtıktan sonra, ihalenin arzu edilmeyen şirkette kaldığını görüyor. Bu kez onu elemek için gerekçeler üretiliyor. 'İhaleye katılmamalıydı yanlış yaptık' diye Bayındırlık ve İskan Bakanlığına yazı yazılıyor, bakanlık da 'haklısınız' deyip bu şirket diskalifiye ediliyor. Daha sonra ihale istenen şirkette kalıyor. Bakanlık, bu ihaleyi iptal etmeliydi. Kamu İhale Kurumu, ihalenin hakkın teslimini yerine getirmeyecekse niye vardır? Kamu İhale Kurumu kendine çeki düzen vermezse kurumu masaya yatıracak ve tüm uygulamalarını gündeme taşıyacağız.''

Hamzaçebi, ''bir medya grubunun vergi incelemesinde açık ve net yanlış yapıldığını'' ileri sürerek, şu görüşleri ifade etti: ''Sayın Bakan, bu sözlerime yasa gereği yanıt veremeyecektir. O nedenle bir açıklama beklemiyorum. Ancak vergi inceleme raporunun basında yayınlanan bölümü üzerinden konuşuyorum. Bu rapor yanlış yazılmıştır. Yapılması gereken bu incelemenin yeniden yaptırılmasıdır. Bu yetki idarenin elinde vardır. Yeni bir grup oluşturulabilir, Hesap Uzmanları Kurulu ya da Maliye Teftiş Kuruluna bir başka inceleme yaptırılabilir. 'Artık rapor yazılmıştır, bundan sonrasını Uzlaştırma Kurulu düşünsün, yargı düşünsün' demek, doğru değildir. Bu raporun doğruluğunu kabul ederseniz, Gelir Vergisi Genel Tebliğini iptal etmek zorundasınız. Ancak bu kalktığında geçici ilmühaberi elinde bulunduran gerçek kişiler, aradan kaç yıl geçerse geçsin, ilmühaber satışından elde ettikleri kazancı gelir vergisine tabi olacaktır. Bunu bizim ekonomimiz, aile şirketlerimiz kaldıramaz. Bunun sonuçları ağır olur.''

'AKP kendi rekorlarını egale ediyor'

CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, Türkiye'de teftişin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade ederek, piyasada bu konuda büyük sıkıntı bulunduğunu savundu. ''Küfreden hesap uzmanı bilirim. Böyle teftişle kayıt dışı önlenmez'' diyen Korkmaz, çapraz denetimin daha etkili olacağını söyledi. Vergi sisteminin adil olmamasının, vergiye karşı tepki yarattığını anlatan Korkmaz, şehir rantları vergilendirilmeden, sadece asgari ücretliden vergi alınmasının haksızlık olduğunu ifade etti. Özelleştirmenin açık kapatmak ve finansman için değil, topluma fayda sağlanması için yapılması gerektiğini savunan Korkmaz, ''Sakın otoyol ve köprüleri özelleştirmeyin. Çünkü bu kamunun pahalı borçlanmasını getirecektir. Özelleştirme gelirleriyle yatırım yapılmalı'' dedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da bütçe açığında tarihi rekorlar kırıldığını iddia ederek, ''AKP sürekli kendi rekorlarını egale ediyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük açığı ortaya çıktı. Bu yılın Ekim ayındaki açık, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 bin 318 arttı" diye konuştu. Akçay, 2010 yılı bütçesinin ve hedeflerinin gerçekçi olmadığını da savundu.

'Yöre halkına sorun'

DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin yanlış olduğunu belirterek, ''Devlet Doğu'ya, Güneydoğu'ya, Karadeniz'e kaç fabrika yaptı da şeker fabrikalarını kapatıyor. Gidip o yöre halkına sorun, kapatılmasını istiyor mu, istemiyor mu? Sosyal devlet, sosyal adalet ve eşitlik gerektirir. Krizin yükü her kesime eşit bölüştürülmeli'' dedi. Türkiye'de ve AİHM'de işkence ve diğer nedenlerle verilen tazminatların sorumlu kişilere rücu edilip edilmediğini soran Kaplan, ''Faili meçhuller, asit kuyularındaki ölümler nedeniyle yargılanan kişilere, özellikle de paşalara kaç avukat tutuldu, ne kadar para ödendi? Bu nasıl bir adalet anlayışı? Devletin görevleri arasında adam öldürmek var mı?'' diye konuştu.

DSP İzmir Milletvekili Harun Öztürk'ün ''Kesin hüküm olduğu söylenemez, yargılama devam ediyor'' demesi üzerine Kaplan, ''Devlet bunun için niye para ödesin?'' karşılığını verdi. İsviçre bankalarında kimin ne kadar parasının olduğuna dair yapılacak bir uygulamanın olumlu olacağını belirten Kaplan, ''İyi yaparsınız. Kimin İsviçre banklarında ne kadar parası var ortaya çıksın'' dedi.

'Yeni bir Sayıştay kanunu kaçınılmaz'

Bütçe üzerine söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, yeni bir Sayıştay Kanunu'nun kaçınılmaz olduğunu, bunun sürüncemede bırakılmasının sisteme zarar vereceğini söyledi. Vergi sistemi ile ilgili eleştirilerde bulunan Kalaycı, Varlık Barışı Kanunu kapsamında önemli bir mesafe alınamadığını ifade etti.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da 16 yıldır ilk defa yüksek oranda faiz dışı açık verildiğini, bunda Hükümet'in yanlış ekonomik politikalarının etkili olduğunu kaydetti. Bütçede vergi gelirleriyle ilgili öngörülere değinen Öztrak, vergilerin bu kadar yüksek oranda artırılmasını mümkün görmediğini, bu bakımdan bütçeyi gerçekçi bulmadığını ifade etti.

AKP Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay ise Maliye Bakanlığı'nın şimdiye kadar ciddi reformlar yaptığını, bu reformların devam etmesini umduğunu söyledi. Harcamalar konusunda ciddi reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Kinay, sosyal güvenlik sisteminin daha özendirici hale getirilmesinin de yararlı olacağını ifade etti.

AKP Balıkesir Milletvekili Ali Osman Sali de denetim mekanizmasında çok başlılık olduğunu, bunların kaldırılamayacağını, ancak standart birliğin sağlanabileceğini dile getirdi. Vergi cezalarını irdeleyen Sali, çok ağır cezaların kaçakçılığı tetikleyebileceğini söyledi. Adil gelir vergisi sistemi oluşturulmasının her yıl gündeme geldiğini, ancak böyle bir sistemin hayata geçirilemediğini anlatan Sali, her türlü giderin, her türlü gelirden düşmesi gerektiğini kaydetti. Bu arada, konuşmasının başında bütçe görüşmeleriyle ilgili esprili bir dilde yazdığı şiiri okuyan Sali, komisyon üyelerince alkışlandı.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da adil gelir vergisi sisteminin her yıl tartışıldığını, ancak bu konuda bir gelişme olmadığını kaydetti. Bütçeyi de eleştiren Günal, özellikle makro ekonomi ve gelir hedeflerini gerçekçi bulmadığını ifade etti.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ