Bakan Ergin'den AKP'lilere 'dinlenme' savunması

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AKP'nin Kızılcahamam Kampı'nda son günlerde Yargıtay ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın santral telefonlarının dinlendiği iddialarıyla başlayıp, "yürütmenin yargıyı kuşatma girişimi"ne değin uzanan iddialara yanıt verdi.
Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2009 Pazartesi, 16:04

Son günlerde kamuoyunun hedefi haline gelen Adalet Bakanı Sadullah Ergin, AKP'nin hafta sonu gerçekleşen Kızılcahamam Kampı'nda, milletvekillerine telekulak iddialarıyla ilgili 14 sayfalık bir bilgi notu sundu. "Bilgi Notu" başlığı adı altında milletvekillerine dağıtılan 14 sayfalık metinde telekulak iddiaları rakam ve grafiklerle anlatıldı. Adalet Bakanı Ergin'in milletvekillerine dağıttığı metinde, "Hukuk devleti, kuvvetler ayrılğı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hakim ve savcılar hakkında inceleme ve soruşturma işlemleri, yargı mensuplarının baskı altına alındığı iddiaları, teknik hakimlerin durumu ve çözüm önerileri" iddialar ve çözüm önerileri ayrıntılı bir şekilde ifade edildi.

Hukuk devleti

Hukuk devleti tanımının da yer aldığı metinde; "Hukuk devletinde kurallara uymak bakımından devlet ile vatandaş arasında bir fark yoktur. Hukuka uymak sadece vatandaş için değil, devlet içinde bir zorunluluktur. Yasama yürütme ve yargı organları, Anayasa hükümleri ve temel hukuk kuralları ile bağlıdır" denildi. Demokratik hukuk devletinin gereklerinden birisinin de kuvvetler ayrılığı olduğu vurgulanarak, "Yasama ve yürütmenin yargıya müdahalesi, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayırımı prensibini ortadan kaldıracağı gibi, yargının da yasama ve yürütmenin yerine geçerek karar vermesi; demokrasi ve hukuk devletini ortadan kaldırarak hakimler devletine yer açacaktır" ifadelerine altı çizilerek yer verildi.

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının anlatıldığı metinde, Anayasa'nın ilgili maddelerine göndermelerde bulunuldu. Yargı bağımsızlığının yargı üzerinde iç ve dış etkilerin bulunmaması ile sağlanabileceği vurgulandı. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ise milletvekillerine şu ifadelerle anlatıldı: "Devlet kurumlarından ve her türlü baskı gruplarından gelen bütün müdanaleler dış etkiyi, yargıyı kendi içinden gelen müdahaleler ise iç etkiyi oluşturur. Tarafsızlık ise yargısal görevin yerine getirilmesinde bir tarafın lehine davranmamak veya önyargılı olmamaktır."

İnceleme ve soruşturma Adalet Bakanlığı'nın iznindedir

Adalet Bakanı Ergin'in, milletvekillerine sunduğu metinde, hakimler ve savcılar hakkında inceleme ve soruşturma işlemleri hakkında da geniş bilgiler yer aldı. Yargı mensuplarının görevlerini icra ederken hukuk kuralları içerisinde hareket etme zorululuğu içerisinde olduklarına dikkat çekildi ve "Bağımsızlık hakim ve savcıların kurallara uyma mecburiyetini ortadan kaldırmaz" denildi.

Hakim ve savcıların zaman zaman kuralları çiğnediği belirtilerek, bu nedenle haklarında inceleme ve soruşturmaların açıldığına dikkat çekildi. Metinde hakim ve savcıların neden disiplin cezası aldığı da şu gerekçelerle anlatıldı: "Hakim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Adalet Bakanlığı'nın iznine bağlıdır. Basında Yargıtay santralinin dinlendiği ve Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapıldığı gibi yanlış bilgiler yer almaktadır. Oysa ki Yargıtay santralinin dinlettirilmesi veya Yargıtay üyeleri hakkında soruşturma yapılması hiçbir şekilde söz konusu değildir."

Yargı mensuplarının baskı altına alındığı iddialarına geniş yer veren Ergin, incelemeler ve soruşturmalar sırasında müfettişler tarafından iletişim dinlenmesinin ve tespiti yönündeki taleplerinin hepsinin kabul edilmesinin söz konusu olmadığı gibi reddedilen taleplerin olduğunu da belirtildi.

Müsteşar kalmalı ısrarı

Milletvekillerine dağıtılan 14 sayfalık bilgi notunda hukuk dışı dinlemelere karşı çözüm önerileri de sunuldu. Yargı Reformu Strateji Belgesine atıfta bulunularak şu çözüm önerileri getirildi:

-Teftiş Kurulu Başkanlığının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na bağlanması, hakim ve savcıların denetiminin kurul bünyesinde gerçekleştirilmesi,

-Halen Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nde yürütülen, hakim ve savcıların denetiminin kurul bünyesinde gerçekleştirilmesi,

-Personel Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen sekretarya hizmetlerinin kurula devredilmesi,

-HSYK geniş tabanlı temsil esasına göre oluşturulmalı, Yargıtay ve Danıştay genel kurullarınca doğrudan seçilen üyeler aracılığıyla temsil edilecektir. HSYK üç daire şeklinde yapılandırılacaktır. HSYK'nın kararlarına karşı etkili bir başvuru yolu getirilecek, meslekten ihraca yönelik kararlarına karşı yargı yolu açılacaktır.

-Parlamento ile ilişkileri sağlamak ve hesap verilebilirlik açısından Adalet Bakanlığı'nın bakanlık ile ilişkileri koordine etmek için Bakanlık Müsteşarının HSYK'da bulunması sağlanacaktır.

Öte yandan, milletvekillerine sunulan bilgi notunda, son 11 yılda hakim ve Cumhuriyet savcılarının şikayet sayıları da grafiklerle ayrıntılı bir şekilde anlatıldı. Bilgi notuna göre, 11 bin 206 hakim ve savcı görev başında bulunuyor. Son beş yılda toplam şikayet sayısının 20 bin 443 olduğu belirtilen bilgi notuna göre, bu şikayetlerden bin 209'unda soruşturma ve kovuşturmaya izin verildi ve sadece 6 dosyaya ilişkin dinleme talep edildi. Toplamda da 69 hakim ve savcı mahkeme kararı ile dinlendi. Bilgi notunda, bin 209 soruştura ve kovuşturma dosyasından 6'sında Adelet Bakanlığı müfettişlerince mahkemelerden dinleme kararı alındığı görülüyor. Bilgi notunda söz konusu 6 dosyadan birinde 56 kişi olmak üzere, toplam 69 hakim ve savcının mahkeme kararı ile dinlendiği ifade ediliyor.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.