Kapat

Son Haberler

A+ A-

'Kriz büyümeyi yavaşlatacak'

Devlet Bakanı Şimşek, dünyada yaşanan mali kriz nedeniyle Türkiye'nin de bir süreliğine potansiyelinin altında bir büyümeyle yoluna devam edeceğini söyledi. Şimşek gelişmelerin çok kritik olduğunu, ilk defa ABD hazinesinin parça parça çözüm üretmeyi bir kenara bıraktığını ifade ederek; dünya ekonomisine ilişkin "En kötü dönemin zirvesine vardık diyebiliriz." dedi.
Yayınlanma tarihi: 20 Eylül 2008 Cumartesi, 10:46

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, kamu finansman dengelerini iyileştiren Türkiye’nin şimdiye kadar yaşanan büyük bunalımdan nispi olarak az etkilendiğini belirtti. Şimşek, böyle bir krizin etkilerinin kısa sürede telafi etmenin ise imkansız olduğununun altını çizdi. Bakan Şimşek, “Dünya ekonomisi yavaşlayacak, yavaşlıyor. Türkiye de bir süreliğine potansiyelinin altında bir büyüme gösterecek” dedi.

En kötü dönemin zirvesindeyiz

Şimşek, dünya finans sisteminin 1930’lu yıllardaki buhrandan bu yana en büyük krizi yaşadığını vurguladı. Gelişmelerin çok kritik olduğunu, ilk defa ABD hazinesinin parça parça çözüm üretmeyi bir kenara bıraktığını ifade eden Bakan Şimşek, şöyle konuştu:

“ABD bundan sonra yeniden yapılanmaya gideceğini, TMSF gibi bir kuruluşu ortaya koyacağını ima etti. Dünya ekonomileri toparlanmazsa bunun sonuçları ABD, İngiltere ve diğer Batı ülkeleri için muazzam olabilir. Piyasalardaki çok ciddi bir yangın kontrol altına alınmış gibi bir izlenim var. En kötü dönemin zirvesine vardık diyebiliriz. Bunun reel ekonomiye yansımaları, işsizlik, dünyadaki büyüme açısından aslında sorun devam edecek. Çünkü böylesine önemli bir krizin etkilerinin çok kısa sürede telafi edilmesi imkansız. Dünya ekonomisi yavaşlayacak, yavaşlıyor. Muhtemelen dünya, buna Türkiye de dahil, bir süreliğine potansiyel bir büyümenin altında bir büyümeyle yoluna devam edecek.”



Şoklara dayanıklıyız

Bakan Şimşek, herkesin önceden dünyadaki en ufak bir tökezlemede Türkiye’nin çok ciddi şok yaşayacağını düşündüğünü, hala da içeride ve dışarıda bunu düşünenlerin bulunduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Bunlar, Türkiye’de son birkaç yıldır yaşanan muazzam değişim ve dönüşümün farkında değiller. Biz bir adada yaşamıyoruz. Dünya ekonomisiyle ciddi entegre olduk, küresel ekonominin bir parçasıyız. Dünyada müthiş sıkıntılar varsa bunun Türkiye’ye de yansımaları olur. Bir kere bunu kabullenelim. Ama ne kadar? Ne boyutta? Esas kritik olan bu. Şoklara dayanıklıyız. Ama ne kadar dayanıklıyız? Birinci neden biz evimizi düzene soktuk. Son beş, altı yıldır belki Cumhuriyet tarihinde görülmediği kadar çok yüksek dozda bir mali uyum, bir mali disiplin sağlandı. Kamu finansman dengeleri ciddi bir şekilde iyileştirildi ve kamu borcu bir endişe kaynağı olmaktan çıktı. Türkiye bütçe açıklarını ciddi bir şekilde azalttı, giderdi. Sadece bununla kalmadık. Özelleştirme tarihinin beş katından daha fazla özelleştirme yaptık. Böylece hazinemizin borçlanma ihtiyacı sıfırlandı. Artık biz borçları eritmeye başladık. Zaman zaman Türkiye’de borçların arttığı gündeme getiriliyor. Borçların artmaması zaten fizik kurallarına aykırıdır. Türkiye kendini düzene soktu, kamu finansman dengelerini iyileştirdi, borç endişe kaynağı olmaktan çıktı. Bu nedenle Türkiye dünyada yaşanan büyük bunalımdan şu ana kadar nispi olarak az etkilendi.”

Şimşek, 2001 yılında yaşanan krizden sonra bankaları adeta zapturapt altına aldıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Düzenlemelerle, denetlemelerle, yasal altyapıyı ve çerçeveyi iyileştirdik. Bankaları asli görevlerine gönderdik. Nedir asli görevleri? Aracılık yapmak yani kredi vermek. Bankalarımız uzun bir süredir ilk kez asli görevlerini yapıyorlar. Kredi veriyorlar ve bundan da para kazanıyorlar. Türkiye şoklara karşı daha dayanıklı ama tamamen aşılanmış değil. Bankacılık sektörü geçmişte krizleri derinleştiren bir sektördü. Kendisi zayıf olduğu için dışarıda, içeride bir şok yaşandığı zaman bankacılık sektörü problemi büyüten bir sektördü. Şimdi ise problemi bir miktar sınırlayan bir sektör haline geldi. Türkiye’nin şoklara dayanıklı olmasının üçüncü önemli sebebi de ülkeyi çok daha cazip hale getirmemizdir. Yatırım ortamını iyileştirdik, rekabet gücünü artırdık, potansiyel büyüme oranını yükselttik. Türkiye dünyanın en rekabetçi ülkesi değil ama rekabet gücündeki değişim itibariyle son birkaç yılda önemli mesafeler katetti.”

Enflasyon düşmeye başlayacak

Bakan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
“Elbette gelinen nokta bizi memnun etmiyor. Türkiye bazı şokları yaşamasaydı enflasyon çizdiğimiz çerçeve dahilinde yakın bir yerde gerçekleşecekti. Maalesef bizim dışımızda enerji piyasası ve gıda şokunu yaşıyor. Ağustos 2008’de gıda fiyatlarındaki artışın enflasyona katkısı yüzde 32, enerji de aynı orandadır. Yani enflasyonun yüzde 65’i bu iki kalemden kaynaklanıyor. Hangi hükümet olursa olsun kuraklığa veya enerji artışına müdahale edemez. Bunlar geçici şoklardır. Eninde sonunda bu şoklar sistemden çıkacak ve enflasyon düşecektir. Bütün dünyada fiyatlar yükseldi, şimdi geri geliyor. Türkiye’de enflasyon düşmeye başlayacak. Enflasyon sadece Türkiye’de yükselmiyor. Bütün dünyada ikiye katlanıyor.”



Büyümedeki yavaşlama geçici

Şimşek, “Bugün sorunlarımız var. Türkiye güllük gülistanlık değil. Çok ciddi sorunlarla cebelleşiyoruz. Dünyada büyük sıkıntılar var, bizim çözmemiz gereken sorunlar var. Gerçekçi olmak lazım. Büyüme yavaşlıyor. Fakat bunların hepsi geçici. Bu reformlarla Türkiye’nin büyüme potansiyeli yükseliyor. Türkiye’de nüfus yapımız son derece genç, elverişli. Bu konuda dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz. Yaptığımız reformlarla verimliliği artırıyoruz” diye konuştu.

Bakan Şimşek orta ve uzun vadede de Türkiye’nin geleceğinin çok parlak olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Kısa dönemli, siyasi belirsizlik, suni gündemler, dünyadaki iniş çıkışlar... Doğru, bunlar bizi bir miktar aşağı çekebilir, çekti de zaten. Çektiği ortada. Biz vizyon ve reformlarla yolumuza devam ettiğimiz sürece Türkiye, çok iddialı konuşuyorum, bütün çalışmalarda onu gösteriyor, gelecek 40 yıl içinde dünyanın en büyük ekonomilerinden bazılarını, Kanada, Fransa, İtalya hatta belki Japonya’yı geride bırakacak potansiyele sahip.”

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler