Kapat

Son Haberler

A+ A-

Türkiye - Suriye ilişkileri

Türkiye'nin Suriye Ticaret Ataşesi Tayfun Kılıç, Suriye ve Türkiye arasındaki ticaret hacminin artışında siyasi ilişkilerin ve Türkiye Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın uygulamaya koyduğu Komşu ve Çevre Ülkeler Stratejisi'nin etkili olduğunu vurgulayarak, ''ticaret hacmini 5 yılda 5 milyar dolara çıkarma hedefimiz var'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 27 Eylül 2008 Cumartesi, 08:47

Komşu ve Çevre Ülkeler Stratejisi çerçevesinde Suriye ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi, Yatırımların Karşılıklı Olarak Teşvik Edilmesi ve Korunması ve Serbest Ticaret Anlaşmaları'nın imzalandığını anlatan Suriye Ticaret Ataşesi Tayfun Kılıç, ekonomik hukuksal altyapının sağlandığını söyledi.

Kılıç, yaptığı açıklamada, Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girdiği 2006 yılına kadar iki ülke arasındaki ticaret hacminin 700-800 milyon dolar civarında olduğunu ancak 2007 yılında bu rakamın 1 milyar 200 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Tayfun Kılıç, ''Devlet Bakanımız Kürşad Tüzmen, Suriye ziyaretinde 2008 yılı ticaret hacmi hedefimizin 2 milyar dolar olduğunu belirtti. Bu rakam, dünyadaki ekonomik durgunluk da düşünüldüğünde yüksek bir hedef ancak öyle görünüyor ki bu yıl, bu rakama oldukça yaklaşacağız. 5 yıl içinde de bu rakamı 5 milyar dolara çıkarma hedefimiz var'' diye konuştu.

Suriye'nin birçok fırsatı barındırdığını vurgulayan Kılıç, ''Türkiye, 2 milyar dolarlık ihracatı tek başına yapabilir. Suriye, petrol ihracatçısı bir ülke. Ancak yeni rezervler bulunamazsa, petrol ithalatçısı olacak. Bu nedenle, Suriye ekonomik yapısını değiştirecek ve diğer sektörlere yayılmayı sağlayacak atılımlar yapıyor'' dedi.

İş çevrelerinin Suriye'de yaşadığı sorunlara da değinen Kılıç, en önemli sorunlardan birinin gümrük vergileri olduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Türkiye, Gümrük Birliği anlaşması nedeniyle üçüncü ülkelere yüzde 3,5 gümrük vergisi uyguluyor. Ancak Suriye serbest pazar ekonomisine yeni geçen bir ülke olduğu için gümrük vergileri bize göre çok yüksek. Diğer taraftan, Suriye'nin Arap ülkeleri ile Arap Ticaret Anlaşması var ve sıfır vergi uygulanıyor. Bu anlaşma nedeniyle, bu ülkelere karşı vergi dezavantajımız var. İmzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Suriye gümrük vergisini 12 yıllık bir takvime göre sıfırlayacak. Suriye ekonomisi yeni bir sisteme geçişi nedeniyle de zorluklar yaşıyor. Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesine rağmen, Suriye'nin anlaşmayı farklı yorumlaması nedeniyle tarım ürünleri dahil bazı ürünlerin ithalat yasağı devam ediyordu. Anlaşmanın tüm ürünlerin ithalat ve ihracatını kapsadığını ama vergi sıfırlamasının bazı ürünler için geçerli olduğunu anlattık. Merkezin uygulamalarından taşra teşkilatlarının haberdar olmaması, ihalelerin sürekli iptal edilmesi, çalışma izinlerinin uzaması da sorunlara neden olabiliyor.''

En önemli sorunumuz Suriye'de Türk bankası olamaması

Kılıç, Suriye'de Türk bankasının olmamasının en önemli sorun olduğunu vurgulayarak, ''Siyasi sorunların sonucu olarak Suriye bankalarının, ABD veya diğer ülke bankaları tarafından ambargo altında tutulması süreci uzattığı gibi maliyeti de artırıyor. Bir Türk bankasının Suriye'de açılması gerekiyor ancak yabancıların payı yüzde 49. Biz, her düzeyde görüşmelerde bu sorunu dile getirdik'' diye konuştu.

Suriye'nin Tahkim Kanunu, Şirketler Yasası, Emlak Yasası, Yatırım Yasası, Vergi Yasası, Sermaye Piyasası Yasası'nı çıkardığını hatırlatan Kılıç, şöyle devam etti:

''Ekonomik ilişkileri, dünya siyaseti ve ülkenin siyasi durumundan soyutlayamayız. Ancak, Suriye kabuk değiştirmeye çalışıyor. Bunu hızlandıracak olan diğer ülkelerle olan ilişkileri. İhtiyaçlar ve talepler artacaktır. Suriye'nin altyapı ve üst yapı sorunları var. Fırat nehrinden su taşınması, rafinerilerin yenilenmesi, limanların modernize edilmesi gibi alanlarda büyük fırsatlar barındırıyor. Yine, Suriye, alternatif enerji ve özellikle inşaat gibi sektörlerde Türk yatırımcı ve iş adamlarını bekliyor. TPAO'nun Suriye ile imzaladığı petrol arama anlaşmalarının hayata geçmesini bekliyoruz. Ortak vagon üretimi de çok büyük bir proje. Türk TIR'ların geçişlerinde de sorunlar var. Biz, geçiş ücretlerinin tamamen kaldırılmasını istiyoruz. Suriye, mazotu sübvanse ettiği için mazot farkı uygulayabilir ancak buradan mazot almayanların vergi ödememesi için sistem oluşturmalarını istiyoruz. Ortak lojistik merkezi kurma talebimizi ilettik. Mersin Limanı ile Tartus ve Lazkiye limanları arasındaki hattın geliştirilmesini ve bu hattın demiryoluyla desteklenmesini istiyoruz. Demiryolu hattı, Irak'a da ulaşmamızı sağlayacak.''

Çok yol aldık devamı gelmeli

Suriye ve Türkiye'nin komşu ve akrabalık bağı olan ülkeler olduğunu hatırlatan Kılıç, ''Biz, Suriye'nin en zor zamanlarında buradaydık. Onlardan da karşılığını gördük. Çok yol aldık, devamı da gelmeli. Suriye'nin de dünyayla olan ilişkileri düzelmeye başladı. Diğer ülkeler, yabancı firmalar Suriye'ye gelecek. Onlar gelmeden Türk iş adamları gelsin. Gelsinler derken, risk taşımıyor demiyorum. Sorunlar yaşanmıyor değil. Ticaret, her zaman emek isteyen bir alan. Diğer ülkelere, ilişki ve yatırım açısından fark atmamız için erken gelmek gerekiyor'' dedi.

Cumhuriyet İMECESİ