Kapat

Son Haberler

A+ A-

Sosyal güvenlikte yeni dönem

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1 Ekim'de yürürlüğe girecek maddeleri ile sosyal güvenlik alanında yeni bir dönem başlayacak. Yeni düzenlemelerin uygulamasına açıklık getiren 15 tebliği Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yayınlanma tarihi: 28 Eylül 2008 Pazar, 08:22

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ekim başında yürürlüğe girecek ikinci aşama sosyal güvenlik reformu düzenlemelerinin uygulamasına açıklık getirdi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilişkin hükümleri Ekim ayı başı itibariyle yürürlüğe giriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun söz konusu hükümlerin uygulama esaslarına açıklık getiren 15 tebliği de bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.


5510 Sayılı Kanunun 100. Maddesinin Uygulanması Hakkında Tebliğ, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 100. maddesi gereğince, Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ve 5510 sayılı Kanunla Kuruma verilen görevlerin yerine getirilmesi ile sınırlı olmak kaydıyla bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurumları, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge isteme yetkisinin usul ve esaslarını düzenliyor. Tebliğ, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurumları, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşları kapsıyor.

Bilgi ve belgelerin istenmesi, Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliklerinin sağlanması, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'na göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile 5510 sayılı Kanunla Kuruma verilen görevlerin yerine getirilmesiyle sınırlı olacak.

Tebliğe göre, sigortalının veya işverenin talebi üzerine, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu, hizmet akdi ile çalışan sigortalılar ile kendi adına bağımsız çalışan sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az yüzde 60'ını kaybettiği tespit edilen sigortalı, malul sayılacak.

Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün yüzde 60'ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı, bu hastalık veya özrü sebebiyle malullük aylığından yararlanamayacak.

Sigortalılara malullük aylığı bağlanabilmesi için en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam bin 800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın bin 800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, maluliyeti nedeniyle sigortalı çalıştığı işten ayrıldıktan veya iş yerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurum'dan yazılı istekte bulunması şart olacak.

Serbest çalışan sigortalıların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarını ödemiş olması gerekecek. Birden fazla sigortalılık haline tabi olarak çalışan veya prim ödeyen sigortalıların malullük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, son defa tabi olduğu sigortalılık haline göre sonuçlandırılacak.

Sigortalıların veya işverenlerin malullük durumunun tespiti için Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına sevk istemesi durumunda, bin 800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla sigortalıların sevkleri yapılacak.
Serbest çalışan sigortalılardan prim ödeme gün sayısı bin 800 gün olduğu halde, kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçları bulunan sigortalıların sevkleri, masrafları kendilerince karşılanmak üzere yapılacak.

Kimler hizmet borçlanması yapabilecek

Tebliğe göre “hizmet borçlanması” kapsamında olan süreler şöyle:

-Ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile sigortalı kadının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya özgü olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine dayanarak işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması koşuluyla talepte bulunulan süreler,

-Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler,

-Kamuda çalışanların, personel mevzuatlarına göre aylıksız izinde geçen süreleri, -Sigortalı olmaksızın doktora öğreniminde veya tıpta uzmanlık için, yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğreniminde geçen süreler,

-Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal stajda geçen süreleri,

-Kamuda sigortalıyken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,

-Grev ve lokavtta geçen süreler,

-Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri,

-Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi izleyen ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler.

Hizmet borçlanmalarında, 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli sayılacak, sigortalının kendisi tarafından yapılan başvurularda borçlanma talep tarihinde, hak sahiplerince yapılan başvurularda ise sigortalının ölüm tarihinde fiilen sigortalı olma şartı aranmayacak.

Kimler isteğe bağlı sigortalı olabilecek

İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için uluslar arası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, Türkiye’de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekteyken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşları yararlanabilecek. Bu uygulamadan yararlanabilmek için 18 yaşını doldurmuş olma, yasaya tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmama veya bir hizmet akdi ile sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmama, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olma koşulları aranacak.

Banka işlemlerinde sigortalılık tescili

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda bankalar ve kamu idareleri ile diğer kuruluşların, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe dayanarak işlem yaptığı kişilerin kimlik bilgilerinin Kuruma bildirilmesi düzenleniyor. Buna ilişkin tebliğe göre, gerek bizzat bankaya gidilerek gerekse de internet ve telefon bankacılığı aracılığıyla ilk defa mevduat hesabı açtırılması, tüm kredi taleplerinin sonuçlandırılması, kredi kartı ve çek karnesi verilmesinde, başvuru sahibinden “meslek bilgileri” ve “çalışılan yerin unvanı ve açık adresi” bilgileri alınacak. Bu bilgiler manuel olarak yapılan işlemlerde formlara eklenecek ve internet işlemlerinde de zorunlu alan olarak bu bilgilere yer verilecek. Bu alanların doldurulmadan işlem yapılmasına izin verilmeyecek. Telefon bankacılığında da bu bilgiler alınmadan işlemler sonuçlandırılmayacak.

Sigortalı çalıştıran işyerinin tescili

Sigortalı çalıştıran işverenlerin, işyeri bildirgesini, en geç sigortalı çalıştırmaya başladıkları tarihte Kuruma vermeleri gerekiyor. İşverenlerce, şirket kuruluşu aşamasında, çalıştırılacak sigortalı sayısı ile bu sigortalıların işe başlama tarihlerinin ticaret sicili memurluklarına bildirilmesi durumunda, bu bildirimler Kuruma yapılmış sayıldığından, ticaret sicil memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimleri en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorunda olacaklar. İşyerinde, hizmet akdi ile sigortalı çalıştıran işveren, belirli sürelerde vermekle yükümlü olduğu işyeri bildirgesini düzenleyerek e-sigorta ile gönderecek. Tescili yapılacak işyerinde, hem ayın 1’i ile 30’u arasında, hem de ayın 15’i ila izleyen ayın 14’ü arasındaki çalışmalarına karşılık ücret alan sigortalıların bulunması durumunda, her iki çalışma döneminden dolayı iki ayrı işyeri bildirgesi düzenlenerek ayrı ayrı işyeri tescili yapılacak.

Genel sağlık sigortalısı sayılanlar

Genel sağlık sigortalısı sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı olacak ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiş sayılacak.

Yeşil kart verilecekler

Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan yurttaşlar, genel sağlık sigortalısı sayılacakları öngörüldü. Ancak Yasa’nın geçici 12’nci maddesi uyarınca, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde söz konusu hüküm uygulanmayacak. Söz konusu madde gereğince, 3816 sayılı Kanun hükümlerine göre yeşil kart talebinde bulunan ve yeşil kart veren birimlerce anılan kanun hükümlerine göre yeşil kart verilmesi uygun görülmeyen kişilerden, tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarı; asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olduğu tespit edilenler, 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının üçte biri esas alınarak tescil edilecek. Söz konusu gelir payı tutarı, asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar olduğu tespit edilenler, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı, asgari ücretin iki katından fazla olduğu tespit edilenler, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki katı prime esas kazanç tutarı olarak esas alınıp tescilleri yapılacak.

İş kazası ve meslek hastalıkları

İş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi durumunda, işveren Kuruma karşı sorumlu hale gelecek. Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hali olarak dikkate alınacak. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli sayılacak, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmayacak. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali Kuruma karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak.

İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun uyarınca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilecek. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınacak. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumu olarak tanımlanıyor. İşveren alınması gerekli bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemeyecek. İş kazasının, belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi durumunda, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilecek.

Emzirme ödeneği

Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, hizmet akdi ile çalışan sigortalılar ile serbest çalışan sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verilecek.

Geçici olarak yurt dışına gönderilenler

Geçici olarak yurt dışına gönderilenler, Türkiye ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki iş yerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri veya işleri nedeniyle yurt dışında bulunanlar haklarında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanacak.
Bu Tebliğden önce yürürlükte olan mevcut tebliğ ile diğer düzenlemelerin Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek.

Nakil ve görev alanı değişimi

İş yerinin faaliyette bulunduğu ilden başka bir ile nakledilmesi halinde iş yeri bildirgesi, nakledilen adresin bağlı bulunduğu üniteye, en geç iş yerinin nakledildiği tarihi takip eden on gün içinde verilecek.

İş yerinin aynı il içinde olmakla birlikte başka bir ünitenin görev alanına giren bir adrese nakledilmesi halinde de iş yeri bildirgesi verilmeyecek. Ancak nakil tarihini takip eden tarihten itibaren on gün içinde nakledilen iş yerinin sicil numarasını içerir yazı ile durum eski ve yeni üniteye bildirilecek. İş yerinin nakledilmesi ya da başka bir üniteye geçmesi halinde bu iş yerleri için yeni bir iş yeri dosyası tescil edilecek.

Aynı işverene ait aynı iş kolunda bulunan birden çok kara, deniz veya hava ulaştırma araçları için tek iş yeri dosyası tescil edilecek. Aynı iş kolunda birden fazla nakil aracı bulunan işverence nakil araçlarının kayıtlı olduğu ilgili idareyi gösterir belge ibraz edilerek tek iş yeri bildirgesi düzenlenecek. İstanbul'daki deniz ulaşım araçları için dosya tescil işlemi Beyoğlu Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce yapılacak.

Kurum ve kuruluşlarca ihale suretiyle yaptırılan işlerin konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi halinde konsorsiyumu oluşturan üstlenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesi ve bu üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olması kaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri iş yeri bildirgelerine istinaden Kurumca ayrı iş yeri dosyası tescil edilecek. İhale konusu işin iş ortaklığı şeklinde üstlenilmesi durumunda ise iş ortaklığı adına tek iş yeri dosyası açılacak.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler