Son Haberler

A+ A-

''Ayasofya için bir tek dinin değil, bir çok dinin talebi olabilir"

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ayasofya'nın özel statüsüyle durmasından yana olduğunu belirterek, ''Ayasofya için sadece bir tek dinin değil, bir çok dinin talebi olabilir. Hepsine birer gün verdiğimiz zaman müze olma vasfını büyük ölçüde yitirir'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 03 Nisan 2010 Cumartesi, 12:18

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2009 yılı yayınlarının tanıtımının yapıldığı program öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ''İstanbul Film Festivali'nde dün mızıkacı kızların protestosuna maruz kaldınız. Bu neyin Protestosuydu?'' sorusu üzerine Günay, ne olduğunu çok anlamadığını, protestonun Bülent Eczacıbaşı kürsüye çıkarken başladığını söyledi. Günay, şunları kaydetti:

''Ben kürsüdeyken de kısa bir şov yaptılar ama sanıyorum enstrümanları çalmayı bilmiyorlardı. Bu yüzden çok başarısız sesler çıktı. Ben de, 'Eğer eğitim alırlarsa bu enstrümanlarla daha iyi müzik gösterisi yapabileceklerini' söyledim. Öyle bir kişinin olduğu yerde bir kaç tanesi kendi meşrebini sergileyebilir her zaman. Bunları hoşgörü ile göreceğiz tabii.''

Bu hafta çok güzel şeyler olduğunu belirten Günay, basının bunlar üzerinde tekrar tekrar durması gerektiğini ifade etti. Adana'da çok güzel bir tiyatro festivali açılışı olduğunu dile getiren Günay, açılışı gerçekten büyük bir hayranlıkla izlediğini, önceki yıllarda bunların ancak Venedik, Paris gibi dünyada sanat gösterileri meşhur olmuş şehirlerde izlenebildiğini kaydetti.

 

Kütüphane haftasının da çok şirin bir belgesel ile açıldığını İKSV'nin açılışının da gayet şık ve güzel olduğunu söyleyen Günay, çok değerli sanatçıların ''Onur Ödülleri'' aldığını belirtti.

İstanbul'da bir özel üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi açtığını ifade eden Günay, ''Bu arada kaybolduğu söylenen Hoca Ali Rıza resimlerinin 321 tanesi bizim Milli Kütüphane'nin kayıtlarında duruyor. Bunların 67 tanesi ile İstanbul'da bir iş merkezinde güzel bir sergi açtık'' dedi.

Korsanla mücadele çerçevesinde düzenlenen ödül töreninde bulunduğunu da anlatan Günay, 39 üniversiteden öğrencilerin bu konuda düzenlenen bir yarışmaya katıldığını öğrendiğini dile getirdi.

CER Modern'i de açtıklarını hatırlatan Günay, ''Bin tane güzelliğin arasında bir kaç tane nota dışı şey olabilir'' dedi.

Günay, bugün bazı gazetelerde CER Atölyesi'nin açılışına bazı sanatçıların zorunlu olarak katılımlarının sağlandığına ilişkin haberlerin yer aldığının hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

''Eğer sanatçılar Cer Atölyesi'nin açılışına katılmayı bir görev, mutlaka bulunulması gereken, içten gelen bir duygu olarak istemiyorlar da, zorlama olarak kabul ediyorlarsa kendisine sanatçı nitelemesi yakıştıran bu arkadaşların bu duygusuna şaşarım. Ankara'ya 11 bin 500 metrekare bir kültür ve sanat merkezi açılacak ve birisi de çıkacak, 'Ben sanatçıyım, beni oraya zorla götürdüler' diyecek. Çok üzülürüm. Bunu söylemiş arkadaşım varsa, gerçekten çok üzülürüm. Bu arkadaşım demek ki eline bir yay almış ama onun bir sanat işlevine uygun olup olmadığının duygusunu katiyen içselleştirememiş.''

 

Akdamar ile Sümela'nın ibadete açılması

Bir gazetecinin ''Akdamar'ın ardından 16 müze ve ören yerinin ibadete açılmasına ilişkin çalışma yaptığınız belirtilmişti. Var mı böyle bir çalışma?'' sorusunu yanıtlarken Günay, ellerinde böyle bir sayı olmadığını söyledi. Günay, sadece anıt müze olarak kullanılan bazı kiliselerde özel günlerde, her inancın kendi özel gününde usulüne göre bir başvuru olursa zamanla saatle, süreyle belirlenmiş olmak kaydıyla izin vereceklerini genel bir ilke olarak söylediklerini kaydetti. Bu konunun dışında bir liste olmadığını belirten Günay, Akdamar ve Sümela ile ilgili başvurular olduğunu, başvuruların bir kaç saatlik olduğunu belirtti. Günay, şöyle devam etti:

''365 günün içinde yarım gün, birkaç saat insanlar gelseler ve farklı bir dille bizi yaradan o yüce varlığa teşekkür etseler, bundan kimin ne zararı olabilir. Biz artık Türkiye'de kendi inançlarına, kendi duygularına, ayağını bastığı yere son derece güvenen bir anlayışı temsil ediyoruz. Demokrasi, çoğulculuk, laiklik, bütün bunlar zaten başkalarının haklarına, özgürlüklerine, başkalarının inançlarına, duygularına saygı gösterme ile gerçekleştirilebilir. Yoksa eğer sadece Anayasa maddesi içinde yazar da, eğer içinde hiçbir anlam taşımazsa o kağıt üzerinde demektir. Biz gerçekten çoğulculuğu, demokrasiyi, çok sesliliği uyum içinde, Türkiye'nin bütünlüğü içerisinde demokrasiye katkı ortamı içinde gerçekliğe kavuşturmaya çalışıyoruz.''

Günay, Akdamar'da ibadet süresinin uzatılmasının söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

''Çok özel bir topluluk gelmiştir, dünyanın bir yöresinden. 'Bir saat de biz dua edelim'... Buyursunlar, etsinler. Önemli olan bir kilisede, bir camide, bir sinagogda, bir mabette, bir açık alanda, bir kapalı mekanda, barışçı duyguların ifade edilmesidir. İnsanlığın içinden gelen başkaları için iyilik isteyen barışçı duygular hangi dille, hangi inanç adına ifade edilmiş olursa olsun, bu insanlığa bir katkıdır. Bundan çekinmemiz gerekmez. Ama bizim ibadete açık bulundurduğumuz mekanlarda veya dünyada çeşitli gösterilerin özgürce yapıldığı mekanlarda eğer savaş veya şiddet kışkırtıcılığı yapılırsa, asıl tehlike olan bu. Onun için barışçı duygular her yerde olabildiği kadar ifade edilsin. Bunun kimseye bir zararı olmaz.''

''Ayasofya için de benzer bir istek gelir mi?'' sorusu üzerine Günay, ''Hiç zannetmiyorum. Ayasofya dünyanın çok eski yapıtlarından birisi. 500 yıllarında yapılmış bir mabet ama o şu anda büyük bir ziyaretçi kitlesi olan bir anıt müze olarak değerlendiriliyor. İçinde zaten sürekli olarak restorasyon çalışmaları var. İskeleyi mekandan mekana gezdiriyoruz. Orayı bırakalım, o şekilde insanlar değerlendirsinler. Ayasofya için sadece bir tek dinin değil, bir çok dinin talebi olabilir. O zaman hepsine birer gün verdiğimiz zaman müze olma vasfını büyük ölçüde yitirir. Orası çok özel bir mekandır. Onun için özel statüsüyle durmasından yanayım'' diye konuştu.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler