Geleceğin enerji aktörü: Toryum

Toryumun önemi artıyor... Tüm dünyanın içinde bulunduğu enerji krizinden Türkiye kârlı çıkacak. Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Arık'ın açıklamalarına göre, toryum gelecekte önemli bir enerji aktörü olcak ve Türkiye toryuma bol miktarda sahip olmanın şansını yaşayacak...

02 Ekim 2008 Perşembe, 08:25

Toryum kullanarak enerji elde etme yöntemine ilişkin açıklamalarda bulunan Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Arık, gelecekte ''Hızlandırıcıya dayalı enerji üretme teknolojisi''nin ön plana çıkacağını, bu teknolojide toryumun önemli bir aktör olacağını söyledi.

Toryumun uranyuma benzeyen bir madde olduğunu ancak toryumun zincirleme reaksiyon yapmadığını, toryumun dışardan nötron verildiğinde bölünebildiğini, hiçbir zaman ortaya daha fazla nötron çıkartmadığını anlatan Arık, ''Dolayısıyla toryumun patlama tehlikesi yok'' diye konuştu.

Metin Arık, tek başına toryumdan nükleer enerji elde edilemediğini, toryumun bu yüzden uranyum 235 ile kullanıldığını kaydetti. ''Gerekli nötronları bir hızlandırıcıdan elde edilen protonlarla çıkarma yöntemi'' olan ''hızlandırıcıya dayalı enerji üretme teknolojisine'' değinen Arık, ''Bu teknolojide, Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde (CERN) kullanılan parçacık hızlandırıcısının aynısı kullanılıyor'' dedi.

 

Toryumdan enerji elde etme

Metin Arık, CERN'deki çalışmada, protonların kendi ağırlıklarının 10 bin katına kadar hızlandırıldığını, toryumdan enerji elde etmek için ise bu kadar yüksek hıza gerek olmadığını kaydetti. Arık, ''Protonları ağırlıklarının iki katı enerjisi olacak kadar hızlandırmak yetiyor. Protonlardan nötron ise toryum bir kurşun kaba koyarak çıkarılıyor. Protonlar kurşuna çarpıyor nötron çıkıyor. Nötronlar toryumu parçalıyor ve enerji elde ediyoruz'' diye konuştu.

Bunun CERN'de deneyinin yapıldığını dile getiren Arık, ''Buradaki bütün mesele hızlandırıcı aletin çok pahalı olması. Dolayısıyla proton hızlandırıcı teknolojinizi geliştirip bu işi daha ucuza mal etmeniz lazım'' dedi.

Arık, hızlandırıcının hem kullanacağı, hem üreteceği enerjinin de ucuza mal edilmesi, bunun için birçok deney ve çalışma yapılması gerektiğini, Avrupa'da toryum olmadığı için makinenin nükleer atıkları yaktığını anlattı. Arık, ''Fakat o nükleer atıkların yakılmasından nükleer bomba da elde edebiliyorsunuz. Patlama tehlikesi değil herkesi endişelendiren, tekrar atom bombası yapılacak madde üretilmesi. Ama toryum yakılırsa bunu kontrol etmesi kolay. Hem patlamayan, hem atom bombası yapılamayan bir enerji üretilecek. Tabii Türkiye'de de çok miktarda toryum rezervi olduğu için Türkiye bu işten karlı çıkacak'' diye konuştu.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yapılan bir takım ölçümlere göre Türkiye'de bol miktarda toryum olduğunun tespit edildiğini kaydeden Arık, ''En son Isparta ile Antalya arasında çok saf toryumun bulunduğunu duydum. Şu anda hiçbir şeye kullanılmadığı için toryumun değeri sıfır. Tabi üretiliyor ama saf toryum, satıcı ve tüketicisi az olduğu için pahalıya satılıyor'' dedi.

 

Hızlandırıcıya dayalı sistemin geleceği parlak

Arık, hızlandırıcıya dayalı sistemin geleceğinin parlak olduğunu, hızlandırıcıların CERN'dekinin aksine küçük ebatta olacağını ancak bunlardan her kasabaya bir tane kurulması gerektiğini kaydetti.

''İstanbul gibi bir yere bunlardan onlarca lazım olacak'' diyen Arık, işin çok uzun vadeli ve zahmetli olduğunu, gerekli bilgi birikimi ve çalışma yapılırsa yaklaşık 50 sene sonra bu teknolojinin kullanılabileceğini söyledi.

 

Türk hızlandırıcı merkezi projesi

Devlet Planlama Teşkilatı tarafından desteklenen ''Türk Hızlandırıcı Merkezi Projesi''nin yavaş giden bir proje olduğunu vurgulayan Arık, şu anda binaları yapılan projede, makinelerin alınacağını ancak projede ilk olarak proton hızlandırıcısı ve toryumu yakma deneyleri yapılmayacağını, çalışmaların aşama aşama gideceğini bildirdi.
Türkiye'de çalışmalara ilginin arttığını da ifade eden Arık, şunları kaydetti:

''Projenin hızlandırılması için bilgi artırımı gerekiyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu yüksek enerji fiziği konusunda gençlerin yetişmesi için her türlü desteği vermekte. Yakın fizik dallarından da yüksek enerji fiziğine şu anda transferler oluyor. Fizikçi sayımız sağlıklı olarak en iyi şekilde artıyor. Hem hızlandırıcı teknolojisi hem yüksek enerji fiziği birbirine çok yakın. Türkiye şimdiye kadar hiç hızlandırıcı çalışması olmadığı için orada yüksek enerji fiziğinde olduğundan daha da geri.''

Prof. Dr. Engin Arık ile birlikte 6 bilim insanının bu hızlandırıcı projesi çalışmaları için Isparta'ya giderken uçak kazasında öldüklerini anımsatan Arık, ''6 bilim şehidi verdik artık bu dava kutsal oldu'' dedi.