Türkiye eğitimde yerinde sayıyor

Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim konusunda dünya standartlarının yakalandığını açıklamasına karşın, öğretmenler bu fikri onaylamıyor. Okullarda görev yapan öğretmenlerin yüzde 79'u Millî Eğitim Bakanlığı'nın yönlendirdiği ulusal eğitim sisteminin içeriğinin, öğretim materyalleri ve çalışma yöntemleri temelinde dünyadaki son gelişmeleri takip edemediğine inanıyor.

07 Ekim 2008 Salı, 07:37

Eğitim-İş’in öğretmenler arasında yaptığı anket çalışması, öğretmenlerin, eğitim sistemine güvenmediğini ve eğitim ile ilgili tüm yeni çalışmaların öğretmenlerden görüş alınmadan uygulanmaya çalışıldığını ortaya koydu. Öğretmenlere göre eğitim sistemi öğrencilerin temel gereksinimlerini bile karşılamaktan uzak olurken, Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ayrımcılığı engelleyecek önlemleri bile almaktan çok uzak. Eğitim-İş tarafından Kocaeli, Adıyaman, Isparta, Zonguldak, Konya, Muğla, Aydın, Kırşehir, Adana, Artvin illerinde eğitim çalışanları arasında yapılan anket, öğretmenlerin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan eğitim sistemine güvenmediğini ortaya koydu. Öğretmenler, öğretim programlarının hazırlanmasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın danışma, görüş alma, birlikte görüş oluşturma, birlikte karar alma gibi katılımcı süreçlere yer vermediği görüşünde birleşti.

Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 97’si ilköğretim kademesi öğretim programları hazırlanması sürecinde görüşlerinin alınmadığını, yüzde 83’ü, ilköğretim kademesi öğretim programları değişikliklerinin tutarlı bir sistem bütünlüğü içinde hazırlanmadığını düşünüyor. İlköğretim kademesi öğretim programları değişikliğinin eğitimciler ve toplum için zihniyet değişimini sağlayacak yapısal bir boyutu olmadığına inanan öğretmenlerin oranı yüzde 87’yi bulurken, öğretim programları değişikliğinin temel ilkeleri üzerinde eğitimcilerin uzlaşmasının sağlanmadığını düşünen öğretmenlerin oranı ise yüzde 91 oldu. Öğretmenler, yeni program çerçevesinde kendilerinin bilgilendirilmediği görüşünde de birleştiler.

 

"MEB, çocukların okula erişimine destek vermiyor"

Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 79’u kırsal yerleşim alanındaki çocukların okula erişebilmesi için gerekli olanak ve desteğin de verilmediğini açıklarken, bakanlığın kentlerde düşük gelir düzeyindeki ailelerin çocuklarının okula erişebilmesi için gerekli olanak ve desteği vermediğine inanan öğretmenlerin oranı ise yüzde 81 oldu. Öğretmenlerin yüzde 78’i ise Millî Eğitim Bakanlığınca, özel eğitim gereksinimli çocukların okula erişebilmesi için gerekli olanak ve desteğin sağlanmadığını bildirirken, bu konuda bilinçlendirme de yapmadığını savundu.

 

"MEB, inanç ayrımcılığına engel olmuyor"

Öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı’nın çalışan, madde bağımlılığı olan, sokakta yaşayan çocukların okula erişimini sağlayacak ulusal bir stratejisi bulunmadığına işaret ederken, çocuğun ailesinin durumları, dini inançları, etkinlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğraması karşısında bakanlığını gerekli tedbirleri almadığı görüşünde birleşti. Ankete göre, öğretmenlerin yüzde 85’i Millî Eğitim Bakanlığı’nın çocuğun ana babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin inançları nedeniyle her türlü ayrımcılığa ve cezaya tabi tutulmasına karşı etkili bir biçimde korunması için gerekli önlemleri almadığını söyledi.

 

"Eğitim sistemi çağın gerisinde"

Öğretmenler yüzde 82’si eğitim sisteminin kalitesinin izlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesinde kullanılan nesnel olarak geliştirilmiş standartların bulunmadığını söylerken, yüzde 87’si bu konuda uzlaşma bile sağlanamadığını açıkladı. Millî Eğitim Bakanlığı’nın dünya ve Türkiye’deki pedagojik kuram ve uygulamalardaki son gelişmeleri zamanında saptayıp, öğretmenlerin yararlanmasına sunabilen bir eğitim destek sisteminin bulanmadığına inanan öğretmenlerin oranı yüzde 90 gibi büyük bir kısmını bulurken, eğitim sisteminin öğretim programlarının içeriği, öğretim materyalleri ve çalışma yöntemleri temelinde dünyadaki son gelişmelerle uyum bakımından güncel olmadığına inanan öğretmenlerin oranı ise yüzde 79 oldu.

Ulusal eğitim sisteminin öğrencilerin güvenlik, sağlık, taktir edilme gibi temel gereksinimlerini karşılamaktan uzak olduğuna inanan öğretmenlerin oranı ise yüzde 79 gibi büyük bir oran olurken, sistemin topluma yararlı olmaları için öğrencilere gerekli olan şeyleri öğrenmelerinde yardımcı olmadığını savunan öğretmenlerin oranı ise yüzde 65’i buldu. Öğretmenler eğitim sistemini geliştirmeye yönelik çalışmalarda Bakanlıkça benimsenen anlayışa ise katılmıyor. Öğretmenlerin yüzde 83’ü bakanlığın anlayışını benimsemezken, eğitim sistemini geliştirmeye yönelik uygulamaların izleme ve değerlendirme sonuçlarına göre yapılmadığına inanan öğretmen oranı ise yüzde 83’e kadar çıktı.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın orta öğretime geçiş sistemi (OGES), seviye belirleme sınavı boyutunun öğrenci merkezli, yapılandırmacı ve öğrencinin öğrenmeyi öğrenmesine odaklı olmadığını söyleyen öğretmenlerin oranı ise yüzde 76 oldu. Yeni sistemin kısmen etkili olduğuna inanan öğretmen oranı yüzde 18 olurken, yüzde 6’sı ise programın öğrenci merkezli, yapılandırmacı ve öğrencinin öğrenmeyi öğrenmesine odaklı olduğuna inanıyor.