Bahçeli'den etnik bölücülük uyarısı

MHP lideri Devlet Bahçeli yeni yasama yılının ilk grup toplantısında ağırlıklı olarak Hakkari'de yaşanan terör olaylarına değindi. Bahçeli, etnik tahriklere dikkat çekti; " Fiziki koşullar engelse Kuzey Irak'tan sızmaları önlemek için tam güvenlikli bir tampon bölge oluşturulmalı." dedi.

07 Ekim 2008 Salı, 09:24

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümeti teröristle mücadeleyi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ihale etmek ve terörle mücadele alanında sorumluluğunu yerine getirmemekle suçlayarak “Biz dün söylediklerimizde haklı çıktık. Yarın için söylediklerimizde de haklı çıkacağımıza inanıyoruz ve kendimize güveniyoruz. Siyasette yapamayan gider yapacak olan gelir” diye konuştu. Bahçeli, yarın görüşülecek olan TSK’nın sınır ötesi operasyon izninin bir yıl daha uzatılmasını öngören tezkere için MHP milletvekillerinin Genel Kurul salonunda tam kadro hazır bulunacağını ve tezkereye evet oyu vereceklerini bildirdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, etnik tahriklere dikkat çekerek, eğer fiziki koşullar engelse Kuzey Irak’tan sızmaları önlemek için tam güvenlikli bir tampon bölge oluşturulmalı; teröristler ile Türkiye’deki siyasi uzantıları işbirliği içinde olduğunu da söyleyen Bahçeli "Yalnızca askeri yollar kullanılarak sonuca ulaşılamaz. Öncelikle GAP bitirilmeli. Etnik tahrikler kardeş kavgasına dönüşebilir. Son dönemlerde Balıkesir ve Hatay’da yaşanan olaylar etnik bölünmeye dayalı oyunların tehlikesini göstermiştir.

Bölücülerin hamisi olan Kuzey Irak yönetimi ile diyalog başlatılması çözüm değildir. Resmi dil talebinin önünün açılması kardeşlik duygusuna darbedir.
Yalnızca askeri yolları kullanmak ve o gençleri dağa çıkaran nedenleri görmezden gelerek sonuca ulaşılmaz."
dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli yeni yasama yılının ilk grup toplantısında, 17 askerin şehit olduğu saldırının ardından meşru sucak takip şartlarının oluştuğunu belirtti. Bahçeli, “TSK tarafından sınırda güvenlik bölgeleri kurulmalıdır. Hükümet derhal askere talimat vererek Irak’ın Kuzeyine girilmelidir. Türkiye Irak’ın kuzeyinde güvenlik bölgesi oluşturmalıdır. İç göç yoksulluk ve yolsuzlukla ilgili önlemler alınmalıdır. Açık bir düşmanlık ortadadır. Bu engellenmezse bu ihanet çetesi ülkeyi kanlı bir bölünme sürecine sürükleyebilir." dedi.

 

Teröristlerin imhası

Gerçekleştirilen son terör saldırısının yeri zamanı ve şekli ile güvenlik güçlerinin doğrudan ve ağır silahlarla hedef alınmasının, terör örgütünün kazandığı cüretin boyutunu gözler önüne serdiğini ifade eden Bahçeli, “Bu elim olayın ardından öncelikle yapılması gereken kaçan teröristlerin tam bir imhası ile sonuçlanana kadar havada ve karada her türlü zeminde yürütülecek askeri bir operasyonun tam kararlılıkla ve ısrarla sürdürülmesidir” dedi.

 

"Güvenlik bölgesi oluşturulmalı"

Bahçeli, teröristlerin gidebildikleri son sığınak neresi olursa olsun ve ne kadar uzakta bulunursa bulunsun artık uluslar arası hukukun tanıdığı meşru sıcak takip şartlarının tamamının oluştuğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Hain saldırıda ağır silahların kullanılmış olunması, sınır ötesine yapılacak askeri harekata yönelik orantılı güç kullanımını önleyecek eleştirileri de tamamen ortadan kaldırmış ve bir mazerete imkan vermeyecek kadar durum netleşmiştir. Hükümet derhal Türk Silahlı Kuvvetlerine teröristlerin tam bir imhası ile sonuçlanacak kapsam ve derinlikte bir harekat için siyasi irade göstermelidir. Irak’ın kuzeyindeki Türkiye’ye sızmaların mutlaka önüne geçilmek üzere komşu ülke coğrafyasında bulunan ve önleyici tedbirler için Irak’ın kuzeyinden fiziken uygun arazilerden başlatılmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Güvenlik Bölgesi oluşturulmalıdır. Geldiğimiz bu aşamada ya bu ihanet cephesi Türkiye’nin birlikte yaşama iradesini kırarak ülkeyi kanlı bir bölünme ve iç çatışma sürecine sokacaktır. Ya da Türkiye Cumhuriyeti devleti, bütün milli güç unsurlarıyla bu saldırılara ve muhataplarına gereken cevabı vererek bu ihanetin belini kıracaktır.” Bahçeli, her saldırı sonucunda yaşanan acıların toplumca paylaşılması gerektiğini ancak taziye mesajları ve kararlılık beyanlarının inandırıcılığını yitirdiğini vurguladı. MHP olarak terörle mücadeleyi teröristle mücadelenin üstünde ve bir bölücülükle mücadele stratejisi çerçevesinde gördüklerini dile getiren Bahçeli, partisinin seçim beyannamesinde yer alan terörle mücadele konusunda öngördükleri önerileri yineledi.


Bahçeli, konuşmasında, son günlerde Balıkesir’de yaşanan olaylara ve gerginliklere de değindi. Bu olayların tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyduğunu söyledi. Bahçeli, “Bölücü hainlerin bu alçak emellerine set çekmek ve bu oyunu boşa çıkarmak, bugün hepimiz için vatan görevidir. Türk Milliyetçileri ve ülkücü gençlik bu sorumluluk anlayışı içinde olmayı sürdürecek, şartlar ve tahrikler ne kadar ağır olursa olsun bu alçak senaryonun sahneye konulmasına geçit vermeyecektir. Bu hassasiyet herkes tarafından gösterilmediği takdirde, etnik kimliklerin okşanması, bölünmeyi hızlandıracak eğitim ve resmi dil taleplerinin önünün açılması, bölücülerin hamisi olan Irak’lı aşiret reisleri ile resmi temasların başlatılması, üzerinde ısrarla durduğumuz kardeşlik duygularına ağır bir darbe vuracaktır” diye konuştu. 30 yıla yakın süredir terör tehdidini makul seviyelere indirilememesinde herkesin ve her kesimin her kurum ve kuruluşun sorumluluk ve payının olduğunu belirten Bahçeli, “Ancak bizim tespitimize göre, milletimize musallat olan bu belanın yıllardır gösterilen kahramanlık ve şehadete çekilen acı ve meşakkate rağmen bugüne kadar bitirilemeyişinin en önemli nedeni, teröristle mücadelede güvenlik güçlerinin gösterdiği kararlılık ve inancın, terör ve bölücülükle mücadeleden sorumlu olan siyasi kadrolarca gösterilememiş olmasıdır. Bu itibarla bugün de aynı yanlışlara düşerek bir yandan güvenlik kuvvetlerine mücadele etmeleri için yetki ve izin verip, öte yandan terörü besleyecek kaynakların ve moral unsurlarının siyaset tarafından canlı tutulmaya çalışılması, teröre kredi açmaktan ve Mehmetçiğe ateşe atmaktan başka bir anlam ifade etmeyecektir” dedi.


Bahçeli, grup toplantısında, partisinin terörle mücadele konusundaki önerilerini bir kez daha dile getirdi. Bahçeli, bu önerileri, “konunun partilerüstü bir anlayışla, milli bir beka meselesi olarak ele alınması, bölücülükle mücadele stratejisi hazırlanarak derhal uygulanması, siyasi caydırıcılık stratejisinin geliştirilmesi, bölgede olağanüstü hal uygulaması dahil olmak üzere gerekli düzenlemelerin kararlaştırılarak Meclis’e sunulması, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne karşı eylem ve suçlar için dokunulmazlık zırhının hemen kaldırılması ve anayasa değişikliğinin süratle meclisten geçirilmesi, soruna müdahil ülkelerin Türkiye’den doğan ve Türkiye ile işbirliği sonucu oluşmuş menfaatlerinin gözden geçirilmesi ve yaptırım enstrümanı olarak değerlendirilmesi, komşu ülkenin topraklarının saldırı maksadıyla kullanılmasından doğan meşruiyetle, hukukun Türkiye’ye tanıdığı meşru savunma hakkının ve askeri müdahalenin başlatılması, Kuzey Irak’a Türkiye üzerindeki lojistik desteğin bütün unsurlarıyla durdurulması, Türkiye ABD’den beklediği anlayışı ve desteği görmezse, İncirlik ve Habur üzerinden lojistik destek konularını gündeme getirmesi” olarak sıraladı.

 

"Tezkereye evet diyeceğiz"

Bahçeli, grup konuşmasında, yarın Meclis gündemine gelecek olan TSK’nın sınır ötesi operasyon iznini 1 yıl daha uzatan tezkereyi değerlendirdi. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket bölücülüğün ve bölücü terörün tamamen yok edilmesinde alınacak kararlar için her desteği vermeye hazır ve kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin muhterem milletvekilleri, Genel Kurul salonunda tam kadro hazır bulunacak ve milli güvenliğin sağlanmasından Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı sorumlu olan Bakanlar Kurulu’na, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bir yıl süreyle daha sınır ötesi operasyon yapma yetkisi veren tezkereye evet oyu vereceklerdir” dedi.

Türkiye’nin içinden geçtiği yüksek gerilimli ortamdan çıkılması için TBMM’nin yeni yasama yılında normalleşme sürecini başlatacak somut adımlar atmasının bütün siyasi partilerin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Bahçeli, şunları söyledi: “Beklentimiz, içinde bulunduğumuz toplumsal gerilim ve güvensizlik ortamının mimarı olan kronik çatışma aktörlerinin, yaptıkları yanlışların kendilerini de ülkemizi de felakete götüreceğini artık anlamış olmalarıdır. Geçmiş olumsuzluklarda payı olanların yeni döneme başlarken namuslu bir vicdan muhasebesi yaparak hatalarından dönmelerini ümit etmek istiyoruz.” dedi.

Bahçeli, konuşmasının sonunda, küresel ekonomik krizi de değerlendirdi. Küresel ekonomide baş gösteren yangın halinin Türkiye ekonomisinin kapısına dayandığını ifade eden Devlet Bahçeli, “Alınmayan önlemlerin ortaya çıkaracağı risklerin, her geçen gün katlanarak altından kalkılamayacak kadar ağır bir krize doğru sürüklediği ortadadır. Bu ve benzeri ağır sorunların çözümünde elbetteki ilk muhatap sorunları adım adım davet eden siyaseti ile iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi kadroları olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi yeni dönemde de ilkeli, yapıcı ve çözüm öneren siyasetini sürdürecek, birileri istese de istemese de doğruları söylemeye, yanlışları eleştirmeye devam edecektir” diye konuştu.