IMF: 1930'dan bu yana" en tehlikeli şok"

IMF, dünya ekonomisinin 1930 yıllarından bu yana yaşadığı en tehlikeli finansal şokun etkisiyle küresel ekonomide önemli bir yavaşlama olacağı belirtti. ABD ekonomisinin durgunlağa gireceği tahminini yapan IMF, Türkiye'de de büyümenin zayıflayacağını kaydetti.

08 Ekim 2008 Çarşamba, 14:36

IMF, yayınladığı “2008 Dünya Ekonomik Görünümü” raporunda dünyanın 1930 yıllarından bu yana yaşadığı “en tehlikeli finansal şok”un etkisiyle küresel ekonomide önemli bir yavaşlama olacağı tahmininde bulundu.

IMF-Dünya Bankası ortak toplantıları öncesi yayınlanan “2008 Dünya Ekonomik Görünümü” Raporunda dünya ekonomisinin, “tehlikeli bir finansal şok” ile yüksek enerji ve ürün fiyatlarının etkisiyle önemli ölçüde yavaşlamakta olduğu belirtiliyor. Birçok gelişmiş ülkenin resesyona girmekte olduğu kaydedildiği raporda birçok gelişmiş ülkenin de en az 2009 yılının ortasına kadar yeniden büyümeye başlamayacağı da ifade edildi. Bu arada, yükselmekte olan piyasalarda da büyümenin zayıflandığına dikkat çekildiği raporda küresel ekonomide 2009 yılının son kısmında “ılımlı” bir toparlamanın sağlanması beklentisine de yer verildi. IMF Başekonomisti Olivier Blanchart da düzenlediği basın toplantısında “Bu noktada ortak finansal ve macroekonomik politikalarının uygulanmasının önemini” vurgu yaparken “Doğru makro ve finansal politikalar ile fırtınanın üstesinden gelebiliriz ve 2009 yılı sırasında bir toparlamanın başlamasını bekleyebiriz” şeklinde konuştu.

 

Büyüme 2009'da yavaşlayacak

IMF, 2007 yılında yüzde 5 olan dünya ekonomisindeki büyümenin 2008 yılında yüzde 3.9’a, 2009 yılında ise, yüzde 3’e gerilemesini bekliyor. 2009 için yapılan tahminin, Temmuz 2008’de yaptığı tahminden 0.9 puan daha düşük olduğuna dikkat çekiliyor. Bu arada, IMF’nin 2009 yılında sağlanacağını tahmin ettiği toparlamanın, “Finansal koşulların çok zor olmaya devam etmesi beklendiği için” hızlı olmayacağı da belirtiliyor. Yükselen ekonomilerin ise, verimlilikteki güçlü büyüme ve iyileştirilmiş politika çerçevelerinin sayesinde krize direnme göstermesi beklenmekte birlikte “finansal kriz ne kadar uzarsa, yükselen piyasalardaki büyümenin o kadar olumsuz etkileneceği” ifade ediliyor.

 

Enflansyon

Ekonomik büyümedeki yavaşlama ve istikrarlaşan ürün fiyatlarının gelişmiş ülkelerdeki fiyat artışlarını sınırlandırması beklenirken birçok yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyonun 2008 yılı sonuna kadar yüksek olmayı sürdüreceği, 2009 yılında bir ölçüde yavaşlayacağı düşünülüyor. IMF raporunda küresel büyümedeki yavaşlamaya karşın enflasyonun tüm dünyada artarak 1990 yılları sonundan bu yana en yüksek düzeye çıktığına dikkat çekiliyor.

 

ABD ekonomisi daralacak

IMF raporu, ABD ekonomisinin bu yılın üçüncü ve dördüncü çeyreklerinin yanı sıra gelecek yılın ilk çeyreğinde daralmasının beklendiğini kaydetti. Arka arkaya iki çeyrekte meydana gelen daralma, durgunluk olarak nitelendiriliyor.

Avrupa'da ise finans krizinin büyümeyi durdurduğu ve uzun süreli bir yavaşlamanın önüne geçilmesi için, faiz indirimlerinin ve kararlı hükümet adımlarının gerektiği belirtildi.
Avro bölgesinde büyümenin, bu yıl yüzde 1,3, gelecek yıl da sadece yüzde 0.2 olmasının beklendiği dile getirildi.

Asya'nın yükselen devleri Çin ve Hindistan'da ise, ihracatın yavaşlamasından dolayı büyümenin sadece biraz zayıflayacağı kaydedildi.

Geçen yıl yüzde 11,9 büyüyen Çin'de büyüme, bu yıl yüzde 9,7, gelecek yıl da yüzde 9,3 olarak tahmin edildi.

 

Türkiye'de büyüme yavaşlayacak

Raporda, Türkiye’ye değinilirken, “Kötüleşen dış görünüm ve hala yüksek olan mal fiyatlarının tüketim ve yatırımlara etkisi ışığında, güney ve güneydoğu Avrupa ile birlikte Türkiye’de de büyüme zayıflayacak” denildi.

Türkiye’nin bu yıl GSYH’nin yüzde 3.5’i oranında büyümesinin beklendiği belirtildi. Gelecek yılki büyüme tahmini ise yüzde 3 olarak dile getirildi.

Türkiye için tüketici enflasyonu beklentisi, aylık ortalamalara göre, bu yıl yüzde 10.5 olarak verildi. Yine aylık ortalamalara göre gelecek yılki enflasyon ise yüzde 8.4 olarak tahmin edildi.

Cari açık beklentisi de Türkiye’de bu yıl GSYH’nin yüzde 6.5’i, gelecek yıl da GSYH’nin yüzde 6.7’si olarak ifade edildi.

Raporda, Haziran’da Türkiye’de enflasyonun çift haneli rakamlara ulaştığı anlatıldı. Bu gelişmede hem yüksek iç talebin, hem de yükselen gıda ve enerji fiyatlarının rol oynadığına işaret edildi. Bu çerçevede Türkiye’de para politikasının sıkılaştırıldığı hatırlatıldı. Dövizdeki değer kaybının da faiz artırımlarına karşın enflasyona katkıda bulunduğu anlatıldı.