Basın ve ifade özgürlüğü

''Ulusal Basından Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı Kongresi'', ''Sansür, Basın ve Hukuk'' oturumunda konuşan NTV Hukuk Danışmanı avukat Fikret İlkiz de ''basın özgürlüğünün ifade özgürlüğünün ta kendisi olduğuna'' dikkati çekerek, ifade özgürlüğü kapsamında bilgi ve habere ulaşma hakkı ile bunun yorumlanmasının da yer aldığını belirtti.

09 Ekim 2008 Perşembe, 11:59

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Korkmaz Alemdar, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) ihtiyaçtan ortaya çıkmış bir kurul olmadığını ileri sürerek, ''İthal malıdır. Siyasal iktidarın elini üstünde tuttuğu bir kuruldur'' dedi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nce düzenlenen ''Ulusal Basından Sansürün Kaldırılışının 100. Yılı Kongresi'', ''Sansür, Basın ve Hukuk'' konulu oturumla başladı.
Oturumda ''RTÜK Bir Denetleme Kurulu mu, Bir Sansür Kurulu mu?'' başlıklı konuşma yapan Prof. Dr. Alemdar, sansürün yayından önce yapılan denetim olduğuna işaret ederek, 20. yüzyıldan itibaren devletlerin kendileri müdahale etmek yerine özerk kurumlara denetim uygulama yetkisini verdiğini anlattı.

Prof. Dr. Alemdar, dünyanın her yerinde RTÜK benzeri yapılanmaların bulunduğunu belirterek, ''RTÜK bizim ihtiyacımızdan ortaya çıkmış bir kurul değil, ithal malıdır. Siyasal iktidarın elini üstünde tuttuğu bir kuruldur'' dedi.

RTÜK'ün yapısını ve işleyişini de eleştiren Prof. Dr. Alemdar, ''RTÜK'te asla bir etik tartışma göremezsiniz. RTÜK üyeleri şirketlere üye olabilirler'' iddiasında bulundu.
Günümüzde çağdaş sansürün var olduğunu ve bunun da ''gazeteciler ile iletişimcilerin beynine yazılamayacak ve yapılamayacak haber imajının yerleştirilmesi''
nden kaynaklandığını öne süren Prof. Dr. Alemdar, çağdaş dünyada kaba bir denetimin artık aşıldığını, ancak Türkiye'de bunu söylemenin güç olduğunu, çünkü hâlâ gazetecilerin gözaltına alınabildiğini anlattı.

 

"İfade özgürlüğü basın özgürlüğünün ta kendisi"

NTV Hukuk Danışmanı avukat Fikret İlkiz de ''basın özgürlüğünün ifade özgürlüğünün ta kendisi olduğuna'' dikkati çekerek, ifade özgürlüğü kapsamında bilgi ve habere ulaşma hakkı ile bunun yorumlanmasının da yer aldığını belirtti.

İlkiz, RTÜK Yasası'nın Başbakan ve görevlendirdiği bakana iki durumda yayın durdurma yetkisi verdiğini kaydederek, hükümetin 23 Ekim 2007 tarihinde Hakkari'nin Dağlıca bölgesindeki PKK saldırılarının ardından gelişmelere ilişkin radyo ve TV'lerde yapılan yayınlara ''yasak'' getirdiğini söyledi.

Fikret İlkiz, Danıştay'ın bunun uygulanamayacağına karar verdiğini de belirtti.
İlkiz, ''(Basın hürdür, sansür edilemez) diyorsak eğer (Aksine bir kanun yapılamaz) da denmeli'' diye konuştu.

2 gün sürecek kongrede, ''Sansür, Basın ve Tarih'', ''Sansür, Basın ve Siyaset'' ile ''Sansür, Basın ve Ekonomi'' gibi konular ele alınacak.