Gürcistan-Rusya atışması

Gürcistan, Rusya'yı bağımsızlıklarını kısa süre önce tanıdığı Abhazya ve Güney Osetya'daki sorunlu bölgelerdeki gelişmelerle ilgili yalan haberler yaymakla suçladı. Gürcistan Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan yazılı açıklamada, Rusya'nın bölgede yaydığı yalan haberlerle kışkırtıcı eylemlerine devam ettiği bildirildi.

09 Ekim 2008 Perşembe, 14:57

Gürcistan'ın Rusya'ya yönelik yaptığı suçlamalara cevap Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'dan geldi. Lavrov, son dönemde Gürcistan hükümetini suçlayıcı açıklamalarının tamamen gerçek dışı olduğu belirterek, "Tshinvali'de (Güney Osetya'nın başkenti) 3 Ekimdeki düzenlenen terör eylemi, Rusya tarafından hazırlanmış bir provokasyon. Rusya, bu ve buna benzer hareketleriyle hem uluslararası kamuoyunu, hem de bölgede yaşayan halkı yanlış yönlendiriyor" ifadesi kullanıldı.

Moskova'nın, Rus güçlerini bölgeden çıkartmamak ve AB gözlemcilerinin çatışma bölgesine girmesini engellemek için bu tür eylemlere başvurduğu ifade edilen açıklamada, Rusya'nın Gürcü topraklarında gayrı resmi 17 kontrol noktası oluşturduğu ve bu noktalardan açılan ateş sonucu 3 Gürcü polisin öldüğü hatırlatıldı.

 

Ateşkes şartlarına tam olarak uyulmadı

Bu arada Gürcistan Parlamento Başkanı David Bakradze, yaptığı açıklamada, Rusya'nın, Gürcü topraklarında oluşturduğu tampon bölgeden çekilme işlemini tamamlamakla, Fransa'nın arabuluculuğunda imzalanan 6 maddelik ateşkes anlaşmasında öngörülen koşulları tam olarak yerine getirmiş sayılmayacağını belirtti.

Rus güçlerinin ateşkes anlaşmasına göre Güney Osetya içinde kalan Akhalgori ve Abhazya'daki Kodori deresinden de çekilmesi gerektiğini ifade eden Bakradze, "Ruslar, tüm bu koşulları yerine getirmezse anlaşma şartlarını bozmuş olacak" dedi.

Gürcistan İçişleri Bakanı Vano Merabişvili de açıklamasında, Rus güçlerinin boşalttığı tampon bölgede Gürcü polisinin süratle denetimi sağladığını ve bu bölgelerde herhangi bir güvenlik sorunu çıkmayacağını kaydetti.

Rusya, Güney Osetya ve Abhazya'nın yakınındaki tampon bölgeden tam olarak çekildiğini ve bu bölgenin denetimini AB gözlemcilerine devrettiğini açıklamıştı.