Efes'te 1700 yıllık takılar bulundu

Efes Nekropol (mezarlık) alanında bu sezon yapılan kazılarda ortaya çıkan mezar evinde, beş mezar ve bu mezarlara farklı zamanlarda gömülmüş 55 iskelete ulaşıldı. Mezar evinde arıca yaklaşık 1700 yıllık 18 parça altın takı bulundu.

10 Ekim 2008 Cuma, 08:08

İzmir'in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kentinde bu sezon yapılan kazılarda bir mezar evi bulundu. Arkeologlar, beş mezar içinde farklı zamanlarda gömülmüş 55 iskelete ulaşırken, yaklaşık 1700 yıllık son derece ince işçiliğe sahip 18 parça altın takıyı da gün yüzüne çıkarmayı başardı.

Sona eren kazı sezonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Avusturya Kazı Heyeti Başkan Yardımcısı Dr. Sabine Ladstatter, bu sezon için sona eren Efes kazılarında önemli bulgulara ulaştıklarını, mezarevinde buldukları nadide takıların ise kendileri için sürpriz olduğunu söyledi.

Nekropolde bu yıl duvar resimleri ve mozaiklerle süslenmiş bir mezarevi bulduklarını anlatan Ladstatter, içinde 5 mezar ve farklı zamanlarda gömülmüş 55 iskeletin bulunduğu mezarda, altın ipliklerin kullanıldığı ipek kumaşlar ve 18 parça altın takıya ulaşıklarını kaydetti. Ladstatter, ''Bulunan eserlerin kaliteli bir işçilikle yapılmış olması, mezarların Efes'in yüksek tabakalarından gelen insanlara ait olduğuna şüphe bırakmamaktadır'' diye konuştu.

Yüzükler, tokalar, kolye uçları arasında özellikle onyx taşı üzerine mercek yardımıyla tüm hatları görülebilecek derecede ince işçilikle Artemis heykelinin işlendiği bir yüzüğün dikkati çektiğini ifade eden Ladstatter, ''Bulduğumuz parçalar, dönemin işçiliğinin ne kadar üst düzeyde olduğunu ortaya koyan önemli parçalar'' dedi.


Kaçak kazılara önlem

Karşı karşıya kaldıkları en önemli sorunlar arasında kaçak kazıların bulunduğunu belirten Ladstatter, mezar alanlarının tarihin her döneminde yağmalandığını, bu nedenle de mezarevinde buldukları değerli eşyaların kendileri için ''süpriz'' olduğunu kaydetti.
Önceki yıllarda kaçak kazılarda elde ettikleri eşyaları internette alışveriş sitelerinde açık artırmaya koyanlara dahi rastladıklarını anlatan Ladstatter, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yağma ve kaçak kazıların önlenmesi için nekropol alanındaki kazılara öncelik verilmesini talep ettiğini, kendilerinin de bu sezon bu alandaki çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını söyledi.

 

Kazı sezonu

Efes'te 8 noktada yürüttükleri kazıların bu sezon için sona erdiğini, ancak restorasyon ve jeofizik analizlerinin kesintisiz süreceğini belirten Dr. Ladstatter, bu yıl kazılarda çoğunluğu Avusturyalı, Türk ve Almanlardan oluşan 166 bilim adamının görev yaptığını bildirdi.
''Çok başarılı bir sezon geçirdik'' diyen Ladstatter, özellikle nekropol ve bu yıl başlayan Çukuriçihöyük kazılarında son derece önemli bulgulara ulaştıklarını söyledi.
Çukuriçihöyük kazılarının erken bronz çağına ve Ege neolitik dönemine ait önemli ip uçları sunduğunu ifade eden Ladstatter, ortaya çıkan ev ve ocakta balık ve deniz kabuğu ürünlerinin çok olmasının, burasının MÖ 3. bin yılda deniz kıyısında olduğunu da ortaya koyduğunu kaydetti.

Ladstatter, gelecek yıl çalışmalara mümkün olduğunca erken başlamak istediklerini de belirtti.

 

Dr. Ateşoğulları

Kültür ve Turizm Bakanlığı Efes Kazıları Temsilcisi Dr. Soner Ateşoğulları da bu yıl Ege prehistoryası ile Ege'nin Anadolu ile bağlantılarına yönelik önemli sonuçların elde edildiği verimli bir kazı dönemi geçirdiklerini söyledi.

Çukuriçihöyük'te bulunan obsidien buluntuların, bu bölgenin Ege adalarıyla temas halinde olduğunu ortaya çıkardığını ifade eden Ateşoğulları, jeolojik sondajların da Çukuriçihöyük'ün deniz kenarında olduğunu destekler nitelikte sonuç verdiğini kaydetti.
Mezarevi'nin de yapıldığı dönemin mimarlık ve kuyumculuk alanlarındaki gelişmişlik düzeyini yansıttığını bildiren Ateşoğulları, eşyalarıyla birlikte gömülü bulunan 55 iskeletten erken döneme ait olanlarının Pagan, sonradan gömülenlerinin ise Hristiyan olduklarının anlaşıldığını ve mezarevinin kültür tarihi açısından da oldukça önemli olduğunu söyledi.
Ateşoğulları, bulunan takıların ince bir işçilik örneği olduğunu vurgularken, ''Bizim için altın bulmaktan çok, bulduğumuz objelerin nitelikleri önemli'' dedi.

Mezarevinde bulunan takılar, incelemelerin ardından Efes Müzesinde sergilenecek.