Kapat

Son Haberler

A+ A-

"One Minute'nin yerini Türk yumruğu alacak"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP iktidarında bütün stratejilerin kaynağının Başkent Ankara olacağını ifade ederek "İşte o zaman sahte 'one minute'lerin yerini gerçek Türk yumrukları alacak ve hak edenin başına inecektir" diye konuştu.
Yayınlanma tarihi: 8 Haziran 2010 Salı, 09:25

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Meclis grup toplantısında yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in yardım götüren sivil kuruluşların gemilerine yaptığı kanlı baskının bütün ülkede haklı tepkilere neden olduğunu ifade eden Bahçeli, uluslararası sularda gerçekleşen bu saldırının Türk milletine karşı yapıldığını söyledi. Saldırının ardından geçen yedi günlük süre içinde hükümetin hamasi nutuklardan ve sahte çıkışlardan başka ciddi sayılacak hiçbir girişimde bulunmayacağının anlaşıldığını kaydeden Bahçeli, "Ümit ediyorum ki ilerleyen günlerde toplumdaki öfke ve heyecan yerini akla ve sorgulamaya bırakacak, olayın arkasındaki gerçekler ile gerisindeki sahte çıkışlar çok daha iyi anlaşılacaktır" dedi.


"Neden hamasete sığınarak soğutmaya çabalıyorlar?"

Bahçeli hükümete "Dokuz vatandaşımızın can kaybıyla sonuçlanan yardım faaliyetinin sakıncaları konusunda Dışişleri Bakanlığı önceden uyarıda bulunmuş mudur? Gazze'ye gitmeye hazırlanan bazı AKP milletvekilleri bu kararlarından vazgeçmişler midir? Hükümet sivil toplumun temsilcilerini başlarına gelebilecek tehlikeler karşısında uyarmış mıdır; güvenliklerini sağlamış mıdır? Başbakan Erdoğan hükümeti ve partisi, ilerleyen günlerde yaptırımdan kaçıp hamasete sığınarak süreci neden soğutmaya çabalamışlardır. Başbakan'ın alkış alacağı yerlerde hamasi İsrail karşıtı nutuklardan, cenazeleri havaalanında karşılamak ve yaralıları hastanede ziyaretten başka bir ciddi girişimin olmadığı bu süreçte AKP zihniyetini kalıcı ve köklü tepkilerden alıkoyan hangi ilişkiler ağıdır ve uluslar arası angajmanlardır" sorularını yöneltti.


"Nikah şahidinden bile destek alınamadı"

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden bağlayıcılığı ve yaptırımı olan kınama kararı çıkartılamadığını, Başbakan'ın 'dünyayı ayağa kaldıracağız' iddiasının daha baştan boşluğa düştüğünü söyleyen Bahçeli "İsrail'in yaralı ve vefat etmiş vatandaşlarımızı iadesi bir diplomatik zafer gibi sunulmaya çalışılmış ne Arap ülkelerinden ve bunların oluşturduğu birliklerden ne de birbirlerine ön isimleri ile hitap edecek kadar samimi olunan nikah şahidi yabancı başbakanlardan veya eş başkanlık yaptığı küresel projelerin sahibinden İsrail karşıtı bir açıklama ve destek alınamamıştır" diye konuştu.


"Elde Tevrat münakaşaya tutuştular"

Hükümetin 'etkili politika', 'güçlü devlet' balonlarının birer birer söndüğünü kaydeden Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışını hatırlatarak şöyle konuştu:
"Bugün yaşanan olaylar karşısında son derece sert ve haklı tepkiler veren Başbakan Erdoğan o tarihte de havaalanında gece yarısı toplanan yandaşlarına hitaben yaptığı konuşmada 'kabile reisi olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olduğu'nu söylemişti. Ancak müteakip gelişmeler Erdoğan'ın bütün söylemlerinin lafta kaldığını, hiçbir somut icraata dönmediği ortaya koymuştur. Nitekim geçtiğimiz hafta yaptığı grup toplantısında Gazze konvoyuna yapılan saldırı hakkında konuşurken, İsrail'le yapılması planlanan üç askeri tatbikatın iptal edildiğini ağzından kaçırması, 'van minut' şovundan ve 'alçak koltuk' hakaretinden sonra bile hala İsrail'le ilişkilerinin hiçbir şey olmamış gibi devam ettiğinin kendi ağzından itirafı olmuştur. Şimdi de aynı Başbakan, aynı şovu tekrarlamakta, şayet kaldıysa birkaç işbirlikçinin alkışlarıyla aynı aldatmayı sürdürmektedir. İsrail'i uyarmak ve şiddetten döndürmek için siyasetçiler elde Tevrat birbirleri ile münakaşaya tutuşmuşlardır. Biz, bu 'öldürmeyin', 'çalmayın' ekseninde birbiriyle münakaşa eden muhataplarına 13 Kasım 2007 tarihinde kürsüden şiirler okuyan İsrail Cumhurbaşkanını TBMM'de hararetle alkışlamadan önce bu uyarıları niye yapmamış olduklarını hatırlatmak ve sormak isteriz."


"Başbakan için muazzam bir gelişim ve dönüşüm"

Hükümete, "Küresel gücün İsrail'le birlikte oluşturduğu Ortadoğu politikalarınız sizi bu teslimiyete katlanmaya ve bu oyunu oynamaya itmektedir" diye seslenen Bahçeli, "AKP'nin göbeğinden böylesine bağlı olduğu, Devlet Başkanını TBMM zemininde bir kurtarıcı gibi ayakta alkışladığı, geleceğini küresel projelere göstereceği sadakatte aradığı bu ülkeye karşı, Başbakan Erdoğan'ın üstü örtülü bile olsa eleştirmeye çalışması, kendisi için muazzam bir gelişmedir, dönüşümdür, aşamadır. Bu değişimin devamı halinde, ülkemizi düşürdüğü zilletten kurtaracak bir umudun ışığı belki doğabilecektir" dedi.


"One Minute'nin yerini Türk yumruğu alacak"

Dünyada ezilen, horlanan Müslümanların sadece Gazze'de bulunanlardan ibaret olmadığını söyleyen Bahçeli Irak ve Kerkük başta olmak üzere başka coğrafyalarda da oluk oluk kan aktığını ifade etti. Bahçeli "Mukaddesatı için hayatını kaybeden şehitler yalnızca Mavi Marmara gemisindekilerden ibaret değildir. Her gün PKK terörü vatan evlatlarımızın hayatını almaya devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta içinde İsrail saldırganlığını Türk topraklarında protesto eden bazı grupların ellerine Türk bayrağını almamış olmaları konusundaki eleştiri ve uyarı hakkımızı saklı tutarak diyoruz ki; Irak'ta yıllardır süren kanlı oyunlara göz yumanların, Türkmenlerin ezilip horlanmalarına aldırmayanların, Mehmetçiklere bir cenaze merasimini bile çok görenlerin, Allah'ı zikredenleri eleştirenlerin yalnızca Gazze üzerinden Müslümanlara, Ortadoğu ölümleri üzerinden şehitlere sahip çıkmaya çalışmaları tam bir aldatmadır, tam bir istismardır, tam bir iki yüzlülüktür. Kuklacı aynı merkezdir. İpler aynı merkezin elindedir. Farklı olan kuklalardır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin hedefi, çıkış noktası ve stratejilerinin kaynağı yalnızca ve yalnızca Başkent Ankara'dır. İşte o zaman, sahte 'van minut'ların yerini, gerçek 'Türk yumrukları' alacak ve hak edenin başına inecektir" diye konuştu.


Barzani görüşmesine sert tepki

Bahçeli grup konuşmasında Barzani'nin Türkiye ziyaretini de değerlendirdi. Başbakan Erdoğan'ın Barzani ile görüşmesini 'Türk tarihine geçecek kara bir leke' olarak nitelendiren Devlet Bahçeli, şunları söyledi:
"Acaba, dünyada kendisine yöneltilmiş kanlı eylemler hızla sürerken, katillerin dostu ile kucaklaşan başka bir ülke yöneticisi daha var mıdır? Her gün bir vatandaşı hayatını kaybederken, onlarcası yaralanırken bunların hamisi ile sarmaş dolaş olacak kadar küçülen bir hükümet daha var mıdır? AKP'li bir hükümet üyesinin tarifiyle 'dünün postal yalayıcısı' olmakla küçümsenen bu zatın ziyaretinde, bu sözleri söyleyenin de aynı toplantıda utanmadan hazır bulunmuş olması, gerçekte hangisinin postal yaladığı hakkında herkese fikir vermiş olmalıdır. Barzani'nin kim olduğuna bakarsak, nasıl bir kumpasın karşımızda olduğunu, Başbakan'ın nasıl bir aczin içene düştüğünü anlamamız da kolay olacaktır. Kuzey Irak'ı Türkiye'ye karşı saldırılarda bir harekat üssü olarak kullanan PKK teröristlerinin yuvalandığı alanın sorumlusu, Barzani'dir. PKK'yı terör örgütü olarak görmediğini ilan eden, PKK'yı Türkiye'ye karşı bir tehdit ve pazarlık aracı olarak kullanan da Barzani'dir. Başbakanın güvendiği, elini sıktığı, işbirliği yapmaya çağırdığı, beraber yemek yediği, hoş geldiniz dediği, karşılıklı görüştüğü Barzani budur. Dışişleri bankının utanmadan sıkılmadan 'Mesut abi' diyerek ailesine dahil ettiği Mehmetçik katili zalimin kartviziti bunlardır."


"Başbakan muhatabını ve layığını buldu"

Görüşmeler sırasında "Peşmerge paçavraları"nın kamuoyu alıştırılana kadar arka plana asılmamış olmasının gerçeği değiştirmeyeceğini ifade eden Bahçeli, "Başbakan Erdoğan sonunda muhatabına kavuşmuş ve layığını bulmuştur" dedi. Basın toplantılarında salonda Irak devletinin bayrağının bulunmamasının son derece manidar ve tehlikeli bir gidişatın habercisi olduğunu kaydeden Bahçeli, şunları söyledi:
"Önüne halılar sererek kucaklaştığınız zat, nihayetinde Irak Devletinin bir mensubudur. Bu şahıs ülkesinin bayrağı ile temsil edilmediğine göre, kafaların arkasındaki sinsi niyetler nelerdir? Peşmerge reisi, en üst seviyede ağırlandığı ve AKP tarafından muhabbet gösterildiğine göre ülkemizde hangi yetki ve görevle ve nereyi temsilen hazır bulunmuştur? Ancak devlet adamlarına gösterilen fiili itibar ve yakınlığa şahit olunan görüşmelerde bu zat, hangi gizli devleti temsilen ağırlanmış ve henüz olmayan bayrağının yeri de boş bırakılmıştır? Bu iğrenç ilişkiyle birlikte, Türkiye'nin Irak'ta oluşması muhtemel yapay devletin varlığının savaş nedeni sayılacağına dair kuru tehdit de bütünüyle ortadan kalkmış, sözde kırmızıçizgi tamamen silinmiştir. Özellikle son yıllarda, binlerce vatan evladının kaybından sorumlu tutulması gereken bir suç ortağının ve şebeke reisinin Başbakanla, Dışişleri Bakanıyla ve Cumhurbaşkanı ile buluşmuş olması ancak AKP'ye layık bir düşkünlük olarak tarihe geçecektir. Ve işin ayrıca utanç verici yanı ise, bu zatın ziyaretinin hemen öncesinde, Türkiye Irak'a nota vererek tırmanan terör eylemlerinin hesabını bu ülkeden soracağı yerde; Irak hükümetinin, sınırlı hava operasyonlarından duyduğu rahatsızlıktan dolayı büyükelçimizi Irak Dışişleri Bakanlığına çağırarak Türkiye'yi protesto etmiş olmasıdır. Bizim, hükümetin sineye çekerek boyun eğdiği terör saldırılarına mukabil, devletimizin haklı müdahalelerini 'saldırılara son verilsin' diyecek yeni yetme yöneticileri kadar bile tepki veremeyişimiz hükümetin düştüğü çukurun derinliğini herkese göstermektedir."


"Hükümet denize düşmüş yılana sarılıyor"

Geride kalan yılların AKP hükümetlerinin terörle mücadele politikalarının iflasının acı hatıraları ile dolu olduğunu söyleyen Bahçeli gelinen noktada "İmralı canisi, Kandil'deki kadroları, Barzani ve Başbakan Erdoğan'ın aynı zeminde buluştuğunu" savundu. Hükümetin büyük bir yanılgıyla terörün kaynağına, bölücülüğün merkezine, ihanetin odağına kadar yanaştığını ve 'denize düşmüş yılana sarıldığı'nı söyleyen Bahçeli, "Başbakan'ın yıkım projesi, İmralı canisinin, Kandil'deki kadrolarının, bölücü mihrakların ve kendi ifadesiyle Barzani'nin de etrafında kenetlendiği ve el ele verdiği, Türkiye'ye kefen biçme projesidir. Tırmanan silahlı eylemlerle muhataplar arasında pazarlıklar kıyasıya sürmektedir. Gelinen aşamada ise ülkemiz işbirlikçi hükümet eliyle PKK ile Peşmerge Reisi arasında bir tercihe doğru hızla itilmekte, 'ölümü göstererek sıtmaya razı edilmeye' çalışılmaktadır. Açılımdan Barzani memnundur, Talabani memnundur. Amerika çok memnun, Avrupa Birliği memnundur. Yandaş medya mensupları, kârı milli çıkarlara tercih eden işbirlikçiler ve elbette ki kapı kapı gezerek milleti aldatmaya çalışan AKP zihniyeti ise çok çok memnundur. Bütün bu çevrelerin memnun olduğu bir sonucun, Türkiye ve Türk milleti için olumlu sonuç vermesi mümkün değildir. Hükümetin bunca uyarımızdan sonra, yaptıklarından da yapmadıklarından da 'yanıldım' diyerek kurtulma imkânı artık kalmamıştır. Hesaba çekilecekleri gün yaklaşmaktadır. Nefesimiz enselerinde ve iki elimiz yakalarında olacaktır. Kaçış ve kurtuluş yolu yoktur" diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ