Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Kameralar önünde 'One minute' kapılar ardında 'Yes please'"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunuyor. Kılıçdaroğlu'nun konuşması partililerin "Kemal Başbakan" sloganlarıyla zaman zaman kesiliyor.
Yayınlanma tarihi: 8 Haziran 2010 Salı, 10:49

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında söz düellosu hız kesmeden devam ediyor. Kılıçdaroğlu, Başbakan'a, "Şimdi ateş bacayı sardı, korkmaya başladı, seçim geliyor, ne yapacak? Gazze'deki Müslümanları Türkiye'de oya tahvil edecek, bunun peşinde. Sayın Başbakan, yedirmezler, Başbakan sana yedirmezler" diye seslendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grubu'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi. Eleştiri oklarını Başbakan'a yönelten Kılıçdaroğlu, kimi zaman "Recep Bey", kimi zaman da "Sayın Başbakan" diye hitap etti.

Başbakan'a doğruları söylemek yakışır

Gazze'ye yardım götüren gemiye yapılan saldırının ardından hükümetin izlediği politikayı eleştiren CHP Genel Başkanı, şöyle dedi: "Yara soğudu, gelelim günümüze, ne oldu? Esti gürledi. Bugün ne oldu. BM Güvenlik Konseyi İsrail Hükümeti'ni kınayan bir karar almadı. Sayın Başbakan, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'i kınayan kararı aldığını söylüyor. Böyle bir karar yok. Bir Başbakan'a doğruları söylemek yakışır, yanlışları değil."

Hükümet yanlış tercümenin arkasında sığınıyor

Yapılan başkanlık açıklamasında da doğrudan İsrail Hükümeti'ni kınayan bir söylemin söz konusu olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Dışişleri Bakanlığı'na yakışmayan yanlış bir tercüme söz konusudur. Yanlış şurada; İngilizce metinde, orijinal metinde 'eylemleri kınıyor' demiştir, 'eylemi' değil. Dışişleri Bakanlığı tercüme ederken 'eylemleri' sözcüğünü kaldırıp yerine 'eylemi' koyuyor. Niçin? Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti acizliğini yanlış bir tercüme yaparak mı korumak istiyor? Yanlış bir tercümenin arkasına sığınarak mı onurunu korumak istiyor? Bunu şiddetle reddediyoruz" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, olayın incelenmesi için ulusular arası komisyonun kurulmasını
istediklerini, ancak bunun da sonuçsuz kaldığını söyledi.

Dünya küçük Recep Bey

Hükümeti aktif bir diplomasi yürütememekle suçlayan CHP Genel Başkanı, "Diplomasiyi aktif olarak devreye sokun dedik. Bir şey oldu m? Hayır. Demek ki, AKP Hükümeti, bürokratları suçlarken kendini korumak için farklı bir yöntem seçmiş oluyor. Biz bağıralım, çağıralım, diğer ülkelerde ne olduğu da yurttaşların haberi olmaz. Dünya küçük Recep Bey, dünya küçük, bilmeniz lazım" dedi.

CHP Genel Başkanı, BM İnsan Hakları Konseyi, Arap Birliği, İslam Kalkınma Örgütü'nden de sonuç çıkmadığını belirterek, "NATO kınamadı ve AB de bu olayları geçiştirdi" diye konuştu.

AKP duvara çarptı

"Esen, gürleyen, neredeyse savaş ilan eden Sayın Başbakan görsün ki, dış politikayı iç politikaya alet ederseniz gelir duvara çarparsınız. Şu anda AKP geldi duvara çarptı"
diye seslenen Kılıçdaroğlu, AKP'li kurmayların birbirlerinden farklı açıklamalarda bulunduğuna dikkat çekti.

CHP Genel Başkanı, bu olayın bilinmeyen, karanlık noktaları olduğunu belirterek, "AKP bulanık sularda. Birincisi şu; Sayın Başbakan İsrail Hükümeti'ni yerden yere vuruyor, iç politikası malzemesi yapıyor. Mütevazı bir soru soralım; Filistin'in bütün itirazlarına rağmen OECD'ye İsrail'in üyeliğine neden 'evet' dedi? Yani kameraların önünde one minute, kapalı kapılar ardında yes please." diye konuştu.

"Yazışmaları açıklamazsan, 9 yurttaşımızın ölmesinde rol üstlenirsin"

AKP'nin ikiyüzlü bir politika izlediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Adam gibi duracaksın, söylediğinin arkasında duracaksın. Bizim bildiğimiz yiğitlik böyle olur. Yiğitlik, efelenmek, böyle; iki laf söyleyeceksiniz, köşeyi döndükten sonra dünya görüşünüz 180 derece değişecek. Kime mahsus bu? AKP'ye" dedi.

"Başbakan, baktı ki, işler çarşafa dolanıyor. Bu sefer Dışişleri Bakanlığı bürokratlarını hedef almaya başladı" diyen CHP Genel Başkanı, konuşmasına şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan haklılığını kanıtlamak istiyorsa İsrail Hükümeti ile yapılan yazışmaları kamuoyuna açıklar, bunu bekliyoruz hükümetten. Eğer o yazışmalar kamuoyuna açıklanmazsa AKP Hükümeti, 9 yurttaşımızın ölmesinde rol üstlenen parti konumuna gelecektir."


Başbakan'a sordu

Başbakan'ın geçen hafta yaptığı konuşmada Türkiye bandıralı bir gemiden de söz ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, Başbakan'a şu soruları yöneltti: "Soru şu; gerçekten Türk bandıralı bir gemi var mı? Yok mu? Sayın Başbakan Komor bandıralı bir gemiye neden ve hangi gerekçeyle Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı çekildi? İsrail Büyükelçisi, 'göndermeyin, müdahale edeceğiz' dedi. Soru şu; bu görüşler hangi gerekçeyle dikkate alınmadı? İkinci sorumuz şu; sivilleri açıkça ölüme gönderilmelerinden kim sorumludur? 'Göndermeyin' diyorlar, 'gönderirseniz müdahale edeceğiz' diyorlar Siz, bizim insanlarımızı gemiye bindirip ölüme gönderiyorsunuz. O zaman Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin varlık nedeni ne? Bu insanları ölüme göndermek mi?"

"Furkan'ı bindiriyorsun, vekillerine 'dur' diyorsun"

Bozgun başlayınca, itirafların başladığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Gemiye AKP'li milletvekilleri son anda binmekten vazgeçmişler. Bunu söylüyorlar. Peki Recep Bey, gözünü seveyim, sen gariban Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını gemiye bindiriyorsun, ölüme gönderiyorsun, kendi milletvekiline gelince sen 'dur' diyorsun. Bu çifte standardı hangi insanlık kuralına bağlıyorsun sen. Furkan'ı bindireceksin gemiye, başına 4 kurşun yiyecek İsrail askeri tarafından. Burada ağlayacaksın, kendi milletvekilini arkana alacaksın, seni alkışlasınlar diye" dedi.

Ölüleri ve yaralıları almaya iki AKP'li milletvekinin gitmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, "Niye CHP'li milletvekili yok, niye MHP'li milletvekili yok Bu senin iç sorunun mu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Başbakan'ın lafa gelince esip gürlediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, "Bu AKP kısır bir parti. Kendi ülkesinin saygınlığını koruyamıyor" dedi.

"Yedirmezler Başbakan"

Başbakan'ın, Gazze olaylarında sadece konuştuğunu, esip gürlediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: "Başbakan Bursa'da bir konuşma yaptı. 'Kudüs üzülürse Ankara üzülür' dedi. Başbakan'a soruyorum. Acaba Bağdat yanarken, çocukların üzerine bomba atılırken bu Başbakan neredeydi? Müslüman kadınlara tecavüz edilirken, Ey Başbakan sen 1 Mart Tezkeresi geçirmek için çaba harcamıyor muydun? Sen şimdi ateş bacayı sardı, korkmaya başladı, seçim geliyor, ne yapacak Gazze'deki Müslümanları Türkiye'de oya tahvil edecek, bunun peşinde sayın Başbakan yedirmezler Başbakan sana yedirmezler."

Şirk koşmak deyimini Recep Bey bilmiyor musun?

CHP Genel Başkanı, Başbakan'ın, "Sen oku" sözüne şöyle yanıt verdi: "Sayın Başbakan'a söyleyelim, kitapları okuyup okumamak güzel bir şey, aslında hepimizin kitapları okumamız lazım. Okuduk da biliyoruz da ama benim anlayamadığım bir şey var. O da şu. Kuran-ı defalarca okuduysa benim Allah'la aramdaki manevi ilişkiyi senin ölçme yetkiyi nereden kaynaklanıyor? Senin eline bu teraziyi kim verdi? Şirk koşmak deyimini Recep Bey biliyor musun, bilmiyor musun? Recep Bey'in anlayamadığı bir şey var. Biz inançlarımızı siyasete ve ticarete malzeme etmeyiz. Çünkü; biz Allah'tan korkarız."

Hz. Ömerli tepki

Hz. Ömer'den örnek veren Kılıçdaroğlu, "Hazreti Ömer kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu kullanırdı. Bizim anlayışımız budur. Biz devletin uçağıyla eşlerimizi Katar'a düğüne göndermeyiz. Bizim inancımıza aykırı bu" dedi.

Niye gocunuyorsun

CHP Genel Başkanı, "Çalmayacaksın, kul hakkı yemeyeceksin" sözlerinin ardından Başbakan'ın yanıt verdiğini hatırlatarak, "Birden biri suçlu diye ayağa kalktı. Niye, niye gocunuyor Recep Bey. Ben çalmayacaksın diyorum" dedi.

CHP Genel Başkanı, Gazze'ye yardım götüren gemiye yapılan saldırıdaki olayların araştırılması için TBMM'ye araştırma önergesi vereceklerini de söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada çiftçilere, "Önümüzdeki seçime sandığa, ananızı alacaksınız, babanızı alacaksınız, kardeşinizi alacaksınız, komşunuzu alacaksınız; sandığa gideceksiniz ve AKP iktidarını sandığa gömeceksiniz" diye seslendi.

"Recep Bey'in düzenini bozacağız"

TBMM Grubu'nda konuşan CHP Genel Başkanı, seçim meydanında gibi vaatlerde bulundu. Konuşması sık sık "Başbakan Kemal" sloganları ile kesilen CHP Genel Başkanı'nın hedefinde ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı. Esnaf, çiftçi, emekli, kadın ve gençlerden oy isteyen Kılıçdaroğlu, "Recep Bey'in ezberini bozduk. Artık Recep Bey'in düzenini bozacağız. Recep Bey'in düzenini kadınlar ve gençler bozacak. Bundan kesinlikle eminim ben. Tenceresi kaynamayan kadın artık hayatı görmeye başladı" dedi.

CHP Genel Başkanı, çiftçilere de seslenerek, "Önümüzdeki seçimde sandık önünüze gelecek; ya kaderinizi değiştireceksiniz, ya bu mâhkumiyete devam edeceksiniz. Biz sizin kaderinizi değiştirmeyi taahhüt ediyoruz" dedi.

"Helvayı yapcak usta eksik"

Çiftçinin bir lokma ve bir hırkaya mahkum olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu oyunu Türk çiftçisi bozmak zorundadır. Fransa'dan arpa aldık, Rusya'dan mısır alıyoruz, Amerika'dan pamuk alıyoruz. Ukrayna'dan buğday alıyoruz. Biz üretemiyor muyuz? Bizim toprağımız yok mu? Her şey var, ne eksik? Helvayı yapacak usta eksik" diye konuştu.

Sandık uyarısı

Hükümetin hayvancılığı da mahvettiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, hayvan üreticilerine de, "AKP Hükümeti sizi de bitirecek, çiftçiyi bitirdiği gibi, emekliyi bitirdiği gibi. O nedenle sandığa giderken daha dikkatli olun" diye uyardı.

Vaatlerini anlattı

18 Nisan 2006'da Tarım Kanunu'nun geçtiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, kanunda yer alan yüzde 1'lik teşviğin uygulanmadığını belirterek, "Sizi aldattılar. Söz veriyoruz, uygulayacağız. Her yıl en az 10 milyar lira teşvik verilecek" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ayrıca, "Kesinlikle mazotta ÖTV'yi kaldıracağız. Çiftçiyi zarar ettirmeyeceğiz. Sayın Başbakan'a söyleyelim tabi, yırtık ayakkabı ile siyasete grip havuzlu villalar da oturmayacağız" diye konuştu.

Öztürk ve pazarcı katıldı

Balıkesir Bağımsız Milletvekili Hüseyin Pazarcı ile İzmir Bağımsız Milletvekili Harun Öztürk de grup toplantısında CHP'ye katıldı. CHP'nin milletvekili sayısı katılımlarla 101'e ulaştı. Pazarcı ve Öztürk'ün rozetleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından takıldı.

Baykal erken geldi

CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, grup toplantısına 5 dakika erken geldi ve arka sıralara geçerek oturdu. Baykal, basın mensuplarının sorularına ise, "Şimdi Genel Başkan konuşacak" diye karşılık verdi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler