Kapat

Son Haberler

A+ A-

Memurlar kanunu değişiyor

Memurlara babalık izni 3 günden 10 güne çıkarılıyor. Doğum yapan annelere 24 aya kadar ücretsiz izin verilebilecek, annenin çeşitli nedenlerle bu izni kullanamadığı durumlarda babalar da doğum sonrası çocuğun bakımı için 24 aya kadar ücretsiz izin alabilecek.
Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2010 Çarşamba, 09:40

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Başbakanlık Merkez Binada düzenlediği basın toplantısında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'yla ilgili bilgi verdi. Uzun süredir üzerinde çalıştıkları, 23 Maddeli Tasarı'nın Bakanlar Kurulu'nda imzalandığını açıklayan Bakan Yazıcı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gönderileceğini açıkladı. Tasarının öncelikli düzenleme alanlarıyla ilgili bilgi veren Bakan Yazıcı, hamile memurların çalışma şartlarının yeniden düzenlendiğini açıkladı.

Bakan Yazıcı, kadın memurlara hamileliklerinin 24'üncü haftasından itibaren ve doğumdan ya da tabip raporuna dayalı olarak daha önceki süreler ile doğumdan sonraki 1 yıl süreyle gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemeyeceğini bildirdi.

Bakan Yazıcı, önceki yıllarda başbakanlık genelgeleriyle düzenlenen bu konuların tasarıyla kanuni güvence altına alındığını kaydetti. Günümüzde aile yapısında büyük aileden çekirdek aileye hızlı bir geçiş olduğunu belirten Bakan Yazıcı, çekirdek aile yapısında kadının tek başına çocuğuna bakmasının ve çocuğuyla ilgili sorumluluklarını yerine getirmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Büyük ailelerin çocuklara sunduğu pek çok imkandan yavrularının mahrum bulunduğunu belirten Bakan Yazıcı, doğan çocuğa neredeyse anne ve babadan başka bir aile büyüğünün ilgi gösteremediğini vurguladı.

Bakan Yazıcı, "Bu düşünceden hareketle kadın memurlarımızın çocukların bakımı için, en kritik dönemi teşkil eden 0-2 yaş döneminde, 24 ala kadar aylıksız izin alabilmeleri öngörüldü. Ayrıca, çeşitli sebeplerle annenin bu izni kullanamadığı durumlarda çocuğu dünyaya gelen erkek memura da doğum sonrası 24 aya kadar bu iznin verilmesi sağlanmaktadır. Yine mevcut uygulamada erkek memura eşinin doğum yapması sebebiyle verilen üç günlük mazeret izni, 'Babalık izni' adı altında yeniden düzenlenmekte ve izin süresi on güne çıkarıldı" dedi.


Memur babaya özür getirildi

Mevcut uygulamalarda yer almayıp Tasarı'yla öngörülen diğer bir iyileştirme de, doğum esnasında veya doğumdan sonra annenin ölümü halinde çocuğun bakımı ile ilgilenmesi amacıyla memur olan babaya anne için öngörülen sürüler kadar ücretli ve ücretsiz izin verilecek. Örneğin annenin, doğum sonrasında kullanacağı 8 haftalık ücretli doğum iznini, bu şartlar altında baba kullanabilecek.

Üç aya kadar aylıklı refakat izni verilecek

Türkiye'nin gelişen ve değişen şartlarına uygun olarak, aile yapısının geniş aile yapısından çekirdek aile yapısına doğru gittiği ve şehirleşmenin artmasıyla birlikte bu durumun hızla yaygınlaştığının gözlendiğini belirten Bakan Yazıcı, "Dolayısıyla akrabalarından uzak aile yapısı içerisinde memurların Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çalışmaları sonucunda, aile fertlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak sosyal amaçlı izinlerin artırılmasına ihtiyaç olduğu açıktır. Bu çerçevede mevcut Kanunu'nda ücretli refakat izni uygulaması yer almazken, tasarı ile devlet memurunun bakmakla mükellef olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek yakınlarının ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa yakalanmış olması hallerinde 3 aya kadar aylıklı refakat izni verilmesi sağlanmaktadır. Gerektiğinde bu izin süresinin bir katına kadar uzatılması öngörülmektedir" diye konuştu.

Özel sektörden kamuya yönetici transferinin önü açılıyor

Tasarıya göre kamu yönetiminde müsteşar, başkan, genel müdür gibi bazı üst yönetici kadrolarında özel sektörde çalışmış, nitelikli personelin de istihdam edilmesinin önü açılacak. Yetişmiş insan gücünden hem kamu hem de özel sektörün yararlanmasını amaçladıklarını söyleyen Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, bu düzenleme ile bazı üst yönetim görevlerine anacakların özel sektördeki görev sürelerinin kamuda geçmiş gibi değerlendirilerek, ihtiyaç duyulması halinde özelden kamuya üst yönetici geçişi sağlanabileceğini söyledi. Bakan Yazıcı, bu uygulamanın, kurumsal liderliği ve sorumluluğu taşıyan üst yönetime zenginlik ve dinamizm getireceğini ifade etti. Bu uygulamayla kamu sektörü ve özel sektörün birbirini daha yakından tanıyacağını, iki sektör arasındaki yüksek duvarları kaldıracağını ileri süren Bakan Yazıcı, "Kamu olsun özel olsun her ikisinde de son derece başarılı yöneticilerimiz bulunmaktadır. Amaç, hep birlikte Türkiye'nin refahının artırılmasıdır. Gelişen ve değişen dünya şartlarında Türkiye ve dünyayı çok iyi bir şekilde tahlil eden, geleceğe yönelik fikir ve düşünce geliştiren iyi yetişmiş insan kaynaklarından yararlanmak Türkiye'nin çıkarına olacaktır. Böylece Türkiye'nin insan kaynağı tek olarak ele alınmakta ve en iyi şekilde istifade etme yoluna gidilmektedir" diye konuştu.


Kariyer uzmanlık sistemi

Tasarı ile memuriyete girişin, eğitim, staj, ücret ve statüleri aynı olan kariyer uzmanlık sistemi geliştirilmesi öngörülüyor. Tasarının yasalaşması halinde 3 bin 100 uzman ve uzman yardımcısı personelin mali haklarında da önemli iyileştirmeler yapılacak. Bakanlıklarda ve büyük ölçekli kurumlarda kariyer uzmanlık sistemi kurulacak. Kariyer uzmanları, KPSS'de en az yüzde 1'lik dile girmiş üniversite mezunları arasında seçilecek. Bunlar mesleklerinde 3 yıllık yetişme dönemine tabi tutulacak. Niteliklerine uygun ücret alacaklar. Kamu idarelerinde bu kapsamda ilave olarak bin 140 adet uzman, 2 bin 540 adet uzman yardımcısı istihdamı sağlanacak. Bu düzenleme nitelikli insan istihdamı, nitelikli hizmet üretimi sağlayacak.


Uzmanlar arasındaki fark eşitlenecek

Şu anda uzman unvanlı personel istihdamı devam etmekte olan çok sayıda kurum olmakla birlikte uzmanlar arasında ücret, çalışma şartları ve statü bakımından belirgin farklılıkların bulunduğunu dile getiren Bakan Yazıcı, örnek olarak kariyer uzmanı olduğu halde bin 660 TL ücret alan uzman yanında 5 bin TL ücret alan uzmanın da bulunduğunu kaydetti. Aynı şekilde kariyer uzmanlar arasında emekli olduklarında bağlanacak emekli aylığında da büyük farklar bulunmaktadır. Tasarı ile bu durumun eşitleneceğini ifade eden Yazıcı, ücret, çalışma ortamı ve statülerin arasında adalet sağlanacağını kaydetti.

Kamu kuruluşlarında 13 bin 175 adet kariyer uzman ve uzman yardımcısının istihdam edildiğini belirten Bakan Yazıcı, toplam memurların sadece yüzde 0.7'sinin kariyer uzman personelden oluştuğunu, kamuda toplam uzman personel sayısının son derece yetersiz olduğunu vurguladı. Kurumlar arasında kariyer uzman sayısının dağılımında dengesizlikler bulunduğuna değinen Bakan Yazıcı, bazı kurumlarda kariyer uzmanlık sisteminin bulunmamasının, kurumsal hafızanın olmamasına, uzun vadeli projelerin yürütülememesine, nitelikli orta ve üst kademe yönetici ihtiyacının giderilememesine yol açtığını dile getirdi.


Emeklilikte ödenen harcırah artırıldı

Tasarıyla emekli olan memurlara yapılmakta olan 500 TL tutarındaki harcırah ödemesi yüzde 50 oranında artırılarak 750 TL'ye yükseltilecek. Bu düzenlemeden yaklaşık 40 bin memurun doğrudan yararlanması bekleniyor.


Evlilik ve ölüm izni alanı genişletildi

Memurların Türkiye'nin değişik bölgelerinde görev yapmalarından dolayı memurlara evlilik veya ölüm hallerinde verilen 5 günlük izin, memurun eşinin birinci derece akrabalarını da kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi. 5 günlük evlilik veya ölüm izni 7 güne çıkarılacak.


KİT personeline sendikal haklar

KİT'lerin personel rejimini düzenleyen 399 sayılı Kanun hükmünde kararnamede sözleşmeli personelin sendikaya üye olamayacakları hükmü, 4688 sayılı Kamu görevlileri Sendikaları Kanunu Hükmüne paralel olarak yürürlükten kaldırılacak.


Toplu görüşme ödeneği

Sendika üyesi olan kamu görevlilerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 4 defa toplu görüşme ödeneği verilecek. Bu şekilde sendika üyesi memurlara ödenecek sendika üyeliği ikramiyesinin yıllık tutarı yaklaşık 122 TL olacak.

Yurttaşa sataşan memura aylıktan kesme cezası

Tasarıya göre hizmetlerini yürütürken iş sahiplerine karşı kayıtsız olan ve ilgisiz kalan, ayrıca yurttaşların kamu hizmetinden etkin şekilde yararlanmalarına mani olan memurlara etkili disiplin cezası verilecek. Mevcut memur disiplin sistemi, memurun yönetime karşı hata ve suçlarım ön planda tutarken, yeni düzenleme ile yurttaşa karşı hatalı uygulamaların da yaptırımı etkinleştirilecek. Uygulamada iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak fiili uyarma cezasında düzenlenmiş iken, bu fiil aylıktan kesme cezası kapsamına alınacak. İş sahiplerine karşı kötü muamelede bulunmak fiili kınama cezasında düzenlenmiş iken, bu fiil kademe ilerlemesinin durdurulması cezası kapsamına alınacak. İş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak fiili kınama cezasında düzenlenmiş iken, bu fiil kademe ilerlemesinin durdurulması cezası kapsamında yer alacak. Yine amirine fiili saldırıda bulunan memur, memurluktan çıkarılma cezası almakta, yurttaşa fiili saldırıda bulunan memur ise kademe ilerlemesini durdurma cezası almakta iken, vatandaşa fiilen saldıran memur da ihraç kapsamına alınacak.


İzinsiz il dışına çıkmak disiplin cezası gerektirmeyecek

Tasarıyla toplu müracaat veya şikayette bulunmak, yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak ve ikamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terk etmek gibi günün şartlarına uymayan ve fiilen uygulama imkanı kalmayan eylemler de disiplin cezası gerektiren fiiller kapsamında çıkartıldı.


Disiplin cezalarına itiraz mekanizması yeniden düzenlendi

Tasarıya göre memurlar, uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazlarını sadece disiplin kurullarına yapacak. Disiplin kurullarında memurların üyesi olduğu sendika temsilcilerinin üyesi olacak. Getirilen düzenleme ile uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz müessesesi daha etkin hale getirilecek. Mevcut uygulamada, uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz bir üst disiplin amirine, üst disiplin amiri yoksa disiplin kurullarına yapılıyor.


Sicil sistemi yürürlükten kaldırılacak

Tasarıyla mevcut sicil sistemi yürürlükten kaldırılacak. Yıllardır süren uygulamaların devlet memurları için gizli sicil raporu doldurulması suretiyle başarı ve başarısızlığının tespitinin yeterince mümkün olmadığını gösterdiğini dile getiren Yazıcı, sicil sisteminin zaman İçerisinde mevcut haliyle işlevini yitirdiğini kaydetti. Bakan Yazıcı, "Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan memurlar dahil olmak üzere her yıl 1 milyon 776 bin 412 personelle ilgili sicil raporlarının doldurulduğunu belirterek, "Bir personel için en az iki sicil amiri tarafından bu işlemin yapıldığı düşünüldüğünde yaklaşık 4 milyon işlem yapıldığı, bu sayıya mahalli idareler dahil edildiğinde işlem sayısının daha da yüksek olduğu görülmektedir. Mevcut sicil sisteminde personelin hizmete yönelik verimliliği, performansı, gelişimi değerlendirilmemektedir. Sicil sisteminde öngörülen 13 adet değerlendirme ölçütü, personelin performansından çok kişisel özelliklerini değerlendirmeye yöneliktir. Değerlendirme kriterleri soyut ve subjektiftir. Ayrıca, değerlendirme kamu personelinin hizmete dönük yönlerini kapsamamaktadır. Yapılan düzenleme ile rutin ve istenilen sonuçlan vermeyen sicil sistemi kaldırılmaktadır. Mevcut sicil sistemi kaldırılırken; isteyen kamu kurumlarının yürütmekte oldukları hizmetlerin ve istihdam ettikleri personelin özelliklerine göre somut, ölçülebilir, veriye dayalı, hizmet üretim kalitesi, etkinlik verimlilik, kendini geliştirme, hedef odaklı çalışma gibi kriterleri içeren bilimsel ve çağdaş personel basan ölçüm ve değerlendirme düzenlemelerini yapabilmelerine de imkan sağlanmaktadır" dedi.


Bilgi sistemi oluşturulacak

Taslağa göre Devlet Personel Başkanlığı'nca üç ay öncesine ilişkin olarak tutulabilen personel bilgileri güncel olarak kayıt altına alınabilecek, kamunun elindeki insan gücü profili görülecek, istatistikler üretilecek. Geleceğe dönük projeksiyonlar yapılabilecek. Kamu kurum ve kuruluşlarının her kademedeki personelinin yetiştirilmesi ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanarak kamu hizmet kalitesinin artırılması konularında düzenlenme yapılacak.

'Herhalde hiçbir kamu görevlisi o kadar saf değildir'

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, basın mensuplarının sorularını da cevaplandırdı. Tasarı'nın bugün TBMM'ye sevk edildiğini belirten Yazıcı, tasarının Meclis tatile gitmeden önce yasalaşmasının mümkün olmadığını, ancak 2010 yılı içinde yasalaşmasının söz konusu olabileceğini ifade etti. Sendikaların tasarıyla ilgili görüşlerinin alınmadığına yönelik eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Bakan Yazıcı, geçen yıl sendikaların görüşlerinin alındığını ve sendikaların taleplerine tasarıda yer verildiğinin altını çizdi. Yazıcı, Tasarı'nın 11 maddesinin sendikalarla mutabık konulan düzenlemelerden oluştuğunu söyledi.

Yetkili olmadığı halde basına haber sızdıran memurlara verilen cezaların artırılmasına yönelik bir soru üzerine Devlet Bakanı Yazıcı, kamu kurumlarında idarelerin dışarıya temsiliyle ilgili mevcut bir düzenleme olduğunu belirterek, kamuda herkesin konuştuğu ortamda kamu düzeni olmayacağının altını çizdi. Bakan Yazıcı, tasarıyla birlikte dışarıya bilgi sızdıran memura aylıktan kesme cezasını öngörüldüğünü ifade etti. Bu cezanın iki defa tekrarlanması halinde memurun yönetici olmasının engelleneceğiyle ilgili bir düzenleme bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise Bakan Yazıcı, "Herhalde hiçbir kamu görevlisi o kadar saf değildir. İki defa kesmeyle yol açacak eylemde bulunmaz. Uyanıktırlar" dedi.

'Uzman maaşları 3 yıllık geçiş süreciyle eşitlenecek'

Bir soru üzerine tasarının yasalaşması halinde 3 bin 100 uzmanın haklarının iyileştirileceğini belirten Bakan Yazıcı, farklı kamu idarelerinde çalışan uzman yardımcılarının arasındaki ücret farkının giderileceğini ifade etti. Tasarıyla birlikte uzman yardımcıların ücretinin 2 bin TL olacağına değinen Bakan Yazıcı, uzmanların maaşlarının ise 3 yıllık bir geçiş süreciyle eşitleneceğini bildirdi. Kazanılmış hakların korunacağının altını çizen Bakan Yazıcı, söz konusu tasarıdaki "kurumsal uzmanlığın", taşradaki uzmanları kapsamadığını vurguladı.

'Anayasa Mahkemesi'nin kararına göre hareket edilecek'

4/C ile ilgili yeni bir çalışmalarının olup olmadığının sorulması üzerine Bakan Yazıcı, bu bununla ilgili çalışma yapıp, bu çalışmayı paylaştıklarını belirtti. Daha önce yaptıkları çalışmanın üzerinden geçtiklerini ifade eden Yazıcı, yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadığına karar verdiklerini söyledi. 4/C ile ilgili düzenlemelerin yargıya taşındığını anımsatan Bakan Yazıcı, Anayasa Mahkemesi'nin kararına göre hareket edileceğini belirtti.

'Memuriyetten çıkarmayı kolaylaştırma amacımız yok'

Yeni düzenlemenin memuriyetten çıkarmayı kolaylaştıracağı yönünde eleştirilerin sorulması üzerine Bakan Yazıcı, tasarıyla böyle bir şeyi amaçlamadıklarını, bu amaçla düzenlemeler getirmediklerini belirtti. Yazıcı, bir soru üzerine sicilin kaldırılması sonucu, herhangi bir boşluk dolmaması amacıyla geçiş sürecini düzenleyen geçici maddeler bulunduğunu söyledi.

'Anayasa Mahkemesi'ne gider mi, döner mi bilmem'

Toplu görüşme primleriyle ilgili düzenlemenin daha önce iptal edildiğinin hatırlatılarak, düzenlemenin yeniden iptal edilmemesi için tasarıda nasıl bir yöntem izlendiğinin sorulması üzerine Bakan Yazıcı, "Toplu görüşme primiyle ilgili düzenleme Anayasa gider mi? Döner mi bilemem? Sendikaların taleplerinden biri buydu. Memur sendikaları bunu istedi. Hazine ve Maliye'yle görüştük. Biz yasa hazırlama tekniğine uygun şekilde tasarıya koyduk. Anayasa Mahkemesi iptal eder mi bilmem. Biz yasa uygulama tekniğine uygun olarak koyduk" dedi. Grev hakkıyla ilgili olarak bir soru üzerine, Yazıcı, memurların sendikal haklarının aşama aşama verildiğini belirterek, "İnşallah ileriki zamanlarda grev hakkıda uygulanabilir hale gelir. Bunun için yasa değişikliği yapılır. Anayasal düzenleme gerekir. Elbetteki böyle bir hak düzenlenirken statülerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği ortadır" diye konuştu.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler