Kapat

Son Haberler

A+ A-

'BM yaptırımları tamamen gerekli'

Rusya'nın BM'deki temsilcisi Vladimir Çurkin, BM Güvenlik Konseyinin İran'a karşı yaptırımlarının "tamamen gerekli" olduğunu söyledi. İngiltere, BM Güvenlik Konseyi'nin karar tasarısını kabul etmesinden memnuniyet duyduğunu bildirdi.
Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2010 Çarşamba, 17:04

Rus haber ajanslarının bildirdiğine göre Rusya'nın BM'deki temsilcisi Vladimir Çurkin, BM Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, Rusya'nın İran'ın Buşehr kentinde nükleer santral inşa ettiğini ve bunun da Moskova'nın İran'ın barışçıl nükleer enerji hakkına desteğinin kanıtını oluşturduğunu belirtti. Çurkin, İran'a yönelik BM yaptırımlarının kaçınılmaz hale geldiğini savundu.

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan İtar-Tass ajansına yapılan açıklamada da, İran'a yönelik yaptırımlar kararının büyük bir ittifakla alındığı belirtilerek, "Böyle bir karar İran'a nükleer programının mutlaka açığa kavuşturulması gerektiği sinyali olarak değerlendirilebilir. Eğer İran kararı kabul ederse, o zaman İran ile 6 ülkenin (BM Güvenlik Konseyi'nin daimi 5 üyesi ve Almanya) görüşmeleri yeniden başlayabilir" denildi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi'nin bugün İran'a karşı aldığı yeni yaptırım kararında güç kullanımının olmadığını açıkladı. Dışişleri Bakanlığı'nın internet sayfasında yayımlanan açıklamada, "Bugünkü kararda imzalanan tüm önlemler güç kullanımı olasılılığını dışarıda bırakıyor" ifadesine yer verildi. Açıklamada, BM Güvenlik Konseyi kararındaki metinde, "güç kullanımı veya güç kullanımı tehdidinin aralarında bulunduğu önlemlere ve eylemlere" zemin hazırlayacak bir şeyin olmadığı vurgulandı. Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, yaptırımların kaçınılmaz hale geldiği belirtilmişti.

İngiltere karar tasarısından memnun

İngiltere, BM Güvenlik Konseyinin İran'a nükleer programı nedeniyle yeni yaptırımlar getiren karar tasarısını kabul etmesinden memnuniyet duyduğunu bildirdi. Dışişleri Bakanı William Hague, bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan açıklamasında, "BM'nin bugün aldığı kararı memnuniyetle karşılıyorum. Yeni karar tasarısı, İran'ın nükleer silahlarının yayılmasının önlenmesi konusunda yapılan önemli bir açıklamadır" denildi.

Karar tasarısının, İran'ın güven tesisi ve niyetleri konusunda bu ülkeye yönelik barışçıl ve yoğun uluslararası baskının artırılmasını sağlayacağını savunan Hague, İran'ın son aylarda nükleer programı konusunda uluslararası kaygıları giderecek hiçbir şey yapmadığı görüşünü dile getirdi. İngiltere ve ortaklarının İran ile nükleer programı hakkında görüşmeye her zaman hazır olduğunu kaydeden Hague, "Teklifimiz masada ve İran tarafından atılacak adımlara olumlu karşılık vereceğiz" dedi.

'İran, karardan sonra uranyum zenginleştirmeyi durdurmayacak'

İran'ın, BM Güvenlik Konseyinin nükleer programı nedeniyle yeni yaptırımlar getiren karar tasarısını kabulünden sonra uranyum zenginleştirmeyi durdurmayacağı bildirildi. İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Ali Asker Sultaniye, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hiçbir şey değişmeyecek" dedi.
Büyükelçi Sultaniye, "İran İslam Cumhuriyeti, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürecek" diye konuştu.

'Bu karar, geriye doğru gidiştir'

Dışişleri Bakanı Menuçehr Mutteki, BM Güvenlik Konseyinin İran aleyhindeki yeni yaptırım kararını, ''Bu karar, geriye doğru gidiştir'' sözleriyle eleştirdi. Uranyum takasını öngören Tahran Bildirisiyle güven ortamı oluşturduklarını ve ileri adım attıklarını belirten Mutteki, ''Şimdi sonraki adımı atma sırası İran'da'' dedi. ''Bu tür hareketler yanlıştır. Aslında Batı kendi kendisine baskı yapıyor'' ifadesini kullanan Mutteki, İran'ın diplomasi mantığının Batılılarınkine galip geldiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanperest de yeni yaptırım kararlarına ilişkin, ''İran'a yaptırım uygulanması yanlış bir harekettir. Yaptırımlar durumu daha da karmaşık hale getirecek'' ifadelerini kullandı.

İsrail kararı memnuniyetle karşıladı

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'a yeni yaptırımlar uygulanmasına ilişkin kararı, İsrail'de memnuniyetle karşılandı. İsrail Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Silvan Şalom, kararı "Doğru bir adım" diye nitelendirdi. Şalom, BM'nin kararından sonra yaptığı açıklamada, "Bu doğru yönde atılmış bir adımdır" dedi, İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerini durduramaması halinde ilave yeni önlemlerin düşünülmesi gerektiğini kaydetti.

Halen ABD'de bulunan İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısı Dani Ayalon da karardan duyduğu memnuniyeti, "Bu tarihi bir an" sözleriyle dile getirdi; "Kendi dar menfaatleri doğrultusunda oy kullananlarla barış ve istikrar doğrultusunda oy kullanan ülkeler hakkında tarihin hüküm vereceğini" söyledi.

İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ve Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ayalon, İsrail'in bu ülkedeki temsilcileri ve Yahudi toplumu liderleriyle görüşmeler için Amerika'ya gitmişti.

'Karar önemli bir adım, ama yeterli değil'

İsrail Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a yeni yaptırımlar öngören 1929 nolu kararını memnuniyetle karşıladı, İsrail'in kararı, "uluslarası toplumun İran'dan uymasını istediği talepleri daha bir keskinleştiren önemli bir adım olarak gördüğünü", ancak yine de yetersiz bulduğunu duyurdu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, Güvenlik Konseyi'nin bu son toplantısında alınan kararın, İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurarak, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğine gitmesini isteyen 6. karar olduğu hatırlatılarak, İran'ın daha önceki tüm kararları bariz bir şekilde ihlal ve uluslararası toplumla kurumları yine bariz bir şekilde gözardı ettiği savunuldu.

Açıklamada, bu kararın derhal ve tümüyle uygulanmasının da son derece önemli olduğu vurgulandı. Yine de kararın yeterli olmadığı belirtilen açıklamada, bu karara uluslararası çerçevede ve ulusal bazda önemli adımların eşlik etmesi gerektiği, ancak çeşitli sektörlere odaklanacak bu tür yaptırımların, İran'ın kararını etkileyebileceği kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Crowley

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, günlük basın toplantısında bir soru üzerine, Türkiye ve Brezilya'nın oyları ve bunun gerekçelerini açıklamasının kendi sorumluluklarında olduğunu belirtti. Yaptırımların etkisi ve kararın zamanlaması hakkında Türkiye ve Brezilya'nın farklı bakış açısına sahip olmasına saygı duyduklarını ifade eden Crowley, ancak İran'ın, uluslararası yükümlülüklerine uymasını sağlama noktasındaki ABD'nin stratejik amaçları hakkında uluslararası toplumda fikir birliği bulunduğuna emin olduklarını bildirdi. Crowley, "Açıkçası, spesifik yöntemler üzerinde bir anlaşmazlığımız var. Ancak Türkiye, Brezilya ve diğer ülkelerle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

ABD Büyükelçisi Rice: Bu karar, güçlü, sert ve kapsamlıdır

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Susan Rice, BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a karşı yeni ve güçlü yaptırımlar getiren kararındaki önemlerin bağlayıcı olduğunu belirtti. Yaptırım kararının Konsey'deki savunucusu Rice, Konsey'in İran'a yaptırımlar getiren 1929 sayılı kararını kabulünün ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, kararda İran'ın nükleer programına yönelik sorumluluklarının ihlalinin cezalandırıldığını belirterek, "Bu kararın geçmesiyle İran'a yaptırımlar rejimi dünyada şimdi en güçlü ve en kapsamlı yaptırım rejimi olmuştur" dedi.

Rice, kararın, İran'ın nükleer faaliyetleriyle ilgili olarak yurt dışındaki yatırımlarına, yurt dışından ithal ettiği pek çok silaha ve balistik füzelerle ilgili faaliyetlerine önemli yasaklar getirdiğini söyledi. Kararın, 40 yeni İran kuruluşunun ve bir İranlı'nın mallarını uluslararası alanda dondurduğunu, İran'ın mali-banka faaliyetlerine yeni kısıtlamalar ve son derece kapsamlı bir kargo denetim mekanizması getirdiğini vurgulayan Rice, "Bu karar güçlüdür, serttir ve kapsamlıdır, bu yüzden de İran, bu kararın bugün Konsey'den geçmesini engellemek için çok uğraşmıştır, bu (İran'a) büyük bir darbedir" dedi.

'Diplomatik kanal açıktır'

Rice, bir soru üzerine İran ile diplomasi kanalının açık olduğunu da belirterek, "Bu kararın amacı İran halkını cezalandırmak değildir, İran liderlerinin hesaplarını değiştirmek, onları nükleer faaliyetlerden vazgeçirip nükleer masaya döndürmektir" diye konuştu. Konsey'de karara güçlü destek verildiğini iddia eden Rice, sözlerini şöyle sürdürdü: "Evet Türkiye ve Brezilya 'hayır' oyu vermeyi seçtiler, açıklamalarına baktığınızda bu oyun daha çok zamanlama ve taktik farklılığının yansıması olduğunu ve iki ülkenin de İran'ın nükleer silaha sahip olmaması yönündeki görüşlerini teyit ettiklerini belirtiler. Türkiye ve Brezilya, yaptırımın zamanlaması ve uygunluğu konusunda diğer Konsey üyelerinden farklı düşündüler. Biliyorsunuz Tahran girişimini yaptılar ve Konsey olarak bu girişimin arkasındaki niyetten ve diplomasi kanalından memnuniyet duyduğumuzu açıkladık. Ancak Tahran Bildirisi'nin, İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesinin yerini alamayacağını düşünen diğer Konsey üyeleri, yaptırımlara evet dediler."

Rice, Türkiye ve Brezilya'nın tavrından düş kırıklığı duyup duymadığının sorulması üzerine ise Türkiye ve Brezilya'nın kararının kendi egemenlik kararı olduğunu, hem "baskı uygulama" hem de "diplomasi kanalının" gerçek ve işler olması gerektiğini söyledi.

'Genel Sekreter Ban, müzakereden yana'

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, BM Güvenlik Konseyi'nin İran'a yaptırım kararı almasının ardından bir açıklama yaparak, İran'ın nükleer programından kaynaklanan meselenin müzakereler yoluyla çözülmesini desteklemeye devam ettiğini belirtti. BM Sözcülüğü'nden yapılan açıklamada, Genel Sekreterin, İran'ın tüm BM Güvenlik Konseyi kararlarına tam olarak uymasının ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) ile işbirliği yapmasının önemi üzerinde durduğu, uluslararası toplumun İran'ın nükleer programına yeniden güven duyabilmesi için İran'ın bu adımları atmasının şart olduğunu düşündüğü bildirildi.

Genel Sekreterin bu meseleye kapsamlı ve müzakere edilmiş bir siyasi çözüm bulunmasını desteklemeye devam ettiği kaydedilen açıklamada, bu kapsamda ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya (Konsey'in daimi üyeleri) ve Almanya'nın (5 1 ülkeleri) İran ile istişarelere ve diyaloğa devam etmek için diplomatik çabaları güçlendirme yönündeki isteğinden memnuniyet duyduğunu da belirtti.

Öte yandan, BM Sözcü Yardımcısı Ferhan Hak, açıklamada neden Türkiye ve Brezilya'nın diplomatik çabalarının ve Tahran Bildirisi'nin bulunmadığına yönelik soruya cevaben "Viyana Grubu'nun bugün uranyum takasına ilişkin Tahran Bildirisi ile ilgili bazı endişeler ifade ettiğini, Genel Sekreterin konuyu yakından takip etmeyi sürdürdüğünü" söylemekle yetindi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler