Kapat

Son Haberler

A+ A-

5. Boğaziçi Konferansı sona erdi

British Council, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı ve Avrupa Reform Merkezi tarafından düzenlenen 5. Boğaziçi Konferansı sona erdi. Feriye Lokantasında, ''Türkiye ve AB: Ortak Faydalar için Bağlar Oluşturmak'' başlığıyla gerçekleştirilen konferansta, Türkiye-AB ilişkileri masaya yatırıldı. Konferansın basına kapalı bölümündeki oturumlar; ''AB-Türkiye İlişkilerinde Son Durum'', ''AB-Türkiye ve Kafkasya'', ''Avrupa'nın Gelecekteki Yapısı'', ''Avrupa ve Türkiye'ye Bakış'' konu başlıklarıyla gerçekleştirildi.
Yayınlanma tarihi: 11 Ekim 2008 Cumartesi, 12:45

Feriye Restoran'da düzenlenen 5. Boğaziçi Konferansı'na katılan İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, 5. Boğaziçi Konferansı çerçevesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Türkiye'nin terörle mücadelesinde AB'nin nasıl hareket edeceği'' sorusu üzerine Bildt, AB'nin bu konuda terörü lanetleyen mesajlar verdiğini anımsatarak, karmaşık bir konu olan terörle mücadelede çözümün, kısa dönemde güvenlik güçlerinin müdahalesi, ancak orta ve uzun dönemde politik ve ekonomik gelişmelere bağlı olduğunu ifade etti.

Carl Bildt, bölgede demokrasi ve sosyoekonomik gelişimin ertelenmemesi gerektiğini belirterek, Avrupa ülkelerinde teröre destek verilmesinin hoş görülmediğini kaydetti.

Bildt, ''Kürt meselesinde AB'nin kutuplaşmayı engellemek üzere neler yapacağı şeklindeki'' bir soru üzerine de bu meselenin AB'ye katılım sürecinde en hassas ve en önemli konu olduğunu belirterek, demokrasinin geliştirilmesiyle kutuplaşmanın engellenebileceğini söyledi.

Türk hükümetinin de konuya bu çerçevede baktığı görüşünü dile getiren Bildt, ''İsveç Türkiye'nin AB üyeliğine pozitif yaklaşıyor. Stockholm'de Paris ve Viyana'dan farklı ne oluyor'' şeklindeki soruya karşılık, şunları söyledi:
''Öncelikle Türkiye kendisini pazarlamalı. Sadece hükümetler çerçevesinde değil, iş dünyası ve toplum olarak da Avrupa'da çok aktif bir biçimde rol almalı. İsveç olarak biz de bazı problemleri görmüyor değiliz. Biz, konuya uzun vadeli stratejik bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Şu anda Türkiye'yi tanıtmak için sivil toplum, medya, iş dünyası ve akademisyenler çerçevesinde uyguladığımız işbirliği ve iletişim programları var. Karşılıklı olarak birbirimiz hakkında bilgimizi genişletiyoruz. Birçok Avrupalı için Türkiye çok yabancı bir ülke. Kendisinin tanıtımında en önemli rolü Türkiye oynayacak.''

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye Danışmanı Pierre Lellouche de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir soru üzerine Lellouche, birliğin gündeminde, ''Gürcistan'daki son gelişmeler, birliğin Rusya ile ilişkilerinin ele alınması, genişleme konusu, NATO ve finansal kriz'' konularının olduğunu belirterek, iç meselelerde zor günler geçirdiklerini söyledi.

Bir gazetecinin, ''Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliği sürecine karşı sergilediği tavrı paylaşıp paylaşmadığını'' sorması üzerine Lellouche, ''Sarkozy'nin görüşlerini paylaşmıyorum. O da bunu biliyor'' dedi.

Lellouche, katılım sürecinin çok karmaşık bir süreç olduğunu, çünkü Türkiye'nin büyük ve önemli bir ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin AB'nin temel yapısını değiştirebilecek geniş bir nüfusa ve farklı bir dini inanca sahip olduğuna işaret etti.

Türkiye'nin üyeliğinin Avrupa'nın sınırlarını doğuya doğru götüreceği görüşünün de zaman zaman bazı Avrupalılarca eleştirildiğini söyleyen Lellouche, ''Ama bana göre, daha geniş sınırlar, dinler arası diyalog, birliğin daha geniş bir bölgeye sahip olması, mükemmel bir fikir'' dedi.

Lellouche, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin hemen yarın sonuçlanacak bir süreç olmadığını vurgulayarak, bu sürecin politikacıdan politikacıya da değiştirilemeyeceğini kaydetti.

Türkiye'nin dış politikada Suriye-İsrail, Gürcistan-Rusya ile ilişkilerde diplomatik açıdan çok aktif bir rol aldığını, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyaretinin de çok önem taşıdığını belirten Lellouche, ''Kıbrıs konusunda da Türkiye çok önemli olumlu adımlar attı. Ancak bu bizim tarafımızdan yeteri kadar değerlendirilmedi'' şeklinde konuştu.

Pierre Lellouche, Türkiye'nin AB sürecinde son dönemde reformları geciktirdiğini savunarak, Türkiye'nin konuyla ilgili gerçek niyetinin merak edilir hale geldiğini iddia etti. Lellouche, Türkiye'nin, AB üyeliğini gerçekten istediğini görmeyi dilediklerini sözlerine ekledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler