Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Sahte çürük raporu" iddianamesi kabul edildi

''Sahte çürük raporu'' soruşturması kapsamında 8'i tutuklu 17 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2010 Perşembe, 08:24

Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta tarafından hazırlanan iddianamede, Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 8'i tutuklu 17 sanığa, 60 eylemle ilgili suçlama yöneltiliyor.

Hakim Albay Üçok'un ''örgüt yöneticisi olmak''la suçlandığı iddianamede, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım da ''müşteki'' olarak yer alıyor.

İlk duruşma 29 Eylül'de

''Sahte çürük raporu'' soruşturması kapsamında 8'i tutuklu 17 kişi hakkında hazırlanan ve İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye ilişkin ilk duruşma, 29 Eylül'de yapılacak.

Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu 8'i tutuklu 17 sanığa 60 eylemle ilgili suçlama yöneltilen 247 sayfalık iddianameye yönelik mahkemece hazırlanan tensip tutanağında, duruşma tarihi olarak 29 Eylül ile 1 Ekim 2010 tarihleri gösterildi.

Mahkeme heyeti, 29 Eylül'deki ilk duruşmada sanıkların, 1 Ekim'deki ikinci duruşmada ise aralarında Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da bulunduğu ''müştekiler''in dinlenilmesine hükmetti.

Heyet, İstanbul dışında bulunan müştekilerden Mahmut Şahin'in Adana, Ulaş Birgöl ile Mehmet Şen'in İzmir ve Turgay Aksoy'un da Afyonkarahisar'dan tebligatla duruşmaya çağrılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme heyeti, Aydın Atay, Kahriman Cömert ve Mehmet Çevik adlı sanıkların da Ankara'da talimatla ifadelerinin alınmasına karar verdi.


Şüphelilerin Yıldırım'dan on milyon dolar almayı planladıkları belirtildi

''Sahte çürük raporu'' soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, şüphelilerin, tehdit ve şantaj yoluyla Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'dan on milyon dolar almayı planladıkları belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok'un da aralarında bulunduğu on yedi sanık hakkında hazırlanan iddianamede, 9 Ağustos 2009'da 155 Polis İhbar hattına gelen bir elektronik posta ihbarında, içerisinde devlet görevlilerinin de bulunduğu bir suç örgütünden bahsedildiği kaydedildi. İhbarda, suç örgütünün tehdit ve şantajla çıkar sağlamaya çalıştığı, askere gidecek kişilere para karşılığı çürük raporu ayarladığı, askeri lise sınavlarına girecek öğrencilere yardım için adam ayarlamaya çalıştığı, 2-B arazilerinin peşkeş çekilmesi, yurt dışı yasağının kaldırılması, kara para transferi, kadın pazarlamak ve rüşvet almak gibi suçları işlediği, örgüt üyelerinin aralarında ''bamya'', ''elma'' gibi şifreli isimler kullandığının bildirildiği anlatıldı.

İhbarla ilgili yapılan ilk çalışmalarda, iddia edilen bilgilerin doğru olabileceği yönünde bilgilere ulaşıldığı ve ayrıntılı olarak araştırılmak üzere savcılıkça soruşturma başlatıldığı anlatılan iddianamede, ihbarda adı geçen ve bu kişilerle irtibatlı olduğu belirlenenlere yönelik teknik ve fiziki takip çalışmaları yapıldığı kaydedildi. İddianamede, ihbarda öne sürülen iddiaların doğru olduğu, bu kapsamda şüpheliler Ahmet Zeki Üçok, Murat Tugay Tepe, Erdem Kılıç ve Fehmi Suna yöneticiliğinde bir suç örgütü bulunduğu, bu kişilerin etrafında Ömer Uçar, İsmail Es, Kahriman Cömert, Aydın Atay, Tahir Mete Turan, Taylan Özgür Düşko, Sibel Çarmıklı, Murat Can Çarmıklı, Hayrullah Çelebi, Derya Aydoğan ve Mehmet Çelik, Ahmet Metin Kökenek'in bulunduğu, adı geçen kişilerin oluşturdukları suç örgütü kapsamında, ihbarda iddia edilen eylemlerin yanı sıra ''tehdit'', ''baskı ve şantaj yoluyla yağmaya teşebbüs'', ''menfaat karşılığı şahısların istedikleri yerlerde askerlik yapmasının sağlanması vaadiyle irtikap'', ''KKTC ve Gürcistan vatandaşı yapılacağı söylenerek bedelli askerlik vaadi'', ''yurt dışında serbest dolaşım hakkı kazandırma vaadiyle dolandırıcılık'', ''menfaat karşılığı şahısların rahat askerlik yapmalarının sağlanması'' gibi değişik eylem ve faaliyetleri bulunduğunun belirlendiği anlatıldı.

Örgütün yönetici kadrosu

Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden, örgütün yönetici kadrosundaki Murat Tugay Tepe ile Fehmi Suna'nın 1998'de tanıştıkları, Fehmi Suna'nın 1997'de emekliye ayrılan Binbaşı olduğu ve diğer örgüt yöneticisi Ahmet Zeki Üçok ile devre arkadaşı oldukları belirtildi. Üçok'un, suç tarihlerinde Hava Kuvvetleri Komutanlığında Askeri Savcı olarak görev yaptığı, soruşturmanın başlaması üzerine disiplin subaylığına tayin edildiği aktarılan iddianamede, diğer örgüt yöneticisi Erdem Kılıç'ın ise emekli sağlık astsubayı olduğu, 2009'da Suna'nın, arkadaşı Tepe'yi, Üçok ve Kılıç ile tanıştırdığı ve böylelikle birlikteliklerinin başladığı anlatıldı. İddianamede, Suna ve Erdem Kılıç'ın emekli asker olmaları nedeniyle TSK içerisinde birçok yerde devreleri ve arkadaşları bulunduğu, diğer taraftan Üçok'un halen görevde olmasından dolayı ayrı bir etkinliği olduğu ifade edildi.

Şüphelilerin bir araya gelerek haksız çıkar sağlamak amacıyla suç örgütü oluşturdukları, bu örgüt kapsamındaki eylemleri gerçekleştirerek yüksek miktarda haksız çıkar sağlamaya çalıştıkları, tüm bu eylem ve faaliyetleri, örgütle çıkar ve menfaat sağlama yönünde iş birliğine giren Mehmet Çelik, Ahmet Metin Kökenek, Ömer Uçar, İsmail Es, Kahriman Cömert, Aydın Atay, Tahir Mete Turan, Taylan Özgür Düşko, Sibel Çarmıklı, Murat Can Çarmıklı, Hayrullah Çelebi ve Derya Aydoğan ile gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığını kaydedildi.

İddianamede şöyle denildi: ''Örgütün önceleri nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği, ardından daha fazla gelir sağlamak amacıyla şantaj, yağma ve daha değerli dolandırıcılık suçlarına yöneldiği anlaşılmıştır. Ancak savcılıkça tam bu dönemde yapılan operasyon sayesinde müşteki Aziz Yıldırım'a yönelen yağma suçu, müşteki Sinan Çalışkanoğlu'ndan zorla senet alma olayı ve Beşiktaş Ulus'ta arazi üzerindeki şerhin kaldırılması vaadiyle yapılmak istenen nitelikli dolandırıcılık eylemi teşebbüs aşamasında kalmıştır.''

Şüphelilerin, askeri konulara müdahale imkanları olmadığını ifadelerinde açıkladığı aktarılan iddianamede, müştekilerin de şüphelilerden askerlik konularında hiçbir yardım almadıklarını ve dolandırıldıklarını söyledikleri kaydedildi. Örgütün yönetici kadrosunu oluşturan Üçok, Suna ve Kılıç'ın asker olmaları nedeniyle kendilerine halk arasında saygı duyulduğu ve kendilerinden çekinildiği, bu şüphelilerin TSK içerisinde birçok irtibatı ve etkinliği olduğu aktarılan iddianamede, çoğunluğu sinema, dizi dünyasında çalışan ya da iş adamı olan, yoğun iş faaliyetleri nedeniyle askerlik görevlerini yapamamış, bu konularda sıkıntıları bulunan ve yardım arayan kişilerin, örgüt tarafından hedef seçildiği anlatıldı.

İddianamede, örgüt yöneticisi Murat Tugay Tepe'nin, söz konusu eylemlerle ilgili hedef şahısları belirlediği, bu kişilerin karşısına bazen Amerika'da eğitim görerek Türkiye'ye dönmüş iş adamı, çoğunlukla da ya emekli ya da halen muvazzaf üst düzey bir subay rolüyle çıktığı, kendisini çevresi çok geniş, ordu, emniyet ve devlet bürokrasisi içinde pek çok kişiyi tanıyan ve yapamayacağı hiçbir iş bulunmayan bir kişi olarak tanıttığı, örgüt üyesi diğer şüphelilerin de seçilen hedef şahıslara karşı gerçekleştirilen eylemlere katıldıkları ve menfaat paylaşımında yer aldıkları belirtildi.

Tepe, ilköğretim 7. sınıftan terk

Amerika'da eğitim gördüğü söylenen şüphelilerden Tepe'nin, ilköğretim 7. sınıftan terk olduğu aktarılan iddianamede, askeri savcı olarak görev yapan şüpheli Üçok'un da unvanını etkin bir şekilde kullandığı, yürüttüğü soruşturmalarda şüpheli konumunda bulunan bazı kişilerin tehdit edilip şantaj yapılarak ciddi manada çıkar elde edilmeye çalışıldığı kaydedildi. Tepe'nin, Üçok'un yanına rahatlıkla girip çıktığı, bu şüphelilerin, örgütsel faaliyetlerini gizlemek ve teknik takip çalışmalarına karşı tedbir almak amacıyla sadece birbirleriyle görüştükleri özel telefon hattı kullandıkları ifade edilen iddianamede, sinema ve tiyatro oyuncusu müşteki Sinan Çalışkanoğlu'nun çürük raporu almak için suç örgütüne müracaat ettiği ve hastanece yapılan inceleme sonucu kendisine ''askerliğe elverişsiz'' raporu verildiği, örgüte 45 bin TL ödeme yaptığı ancak çürük raporu alındıktan sonra suç örgütü mensuplarının 60 bin TL daha talep ettiği, bu parayı ödemek istemeyen Çalışkanoğlu'nun tehdit edildiği anlatıldı.

''Söz konusu suç örgütünün müştekiler Murat Darendeli ve Aziz Yıldırım'a yönelik gerçekleştirmeye çalıştığı şantaj ve tehdit olayları, yine Sinan Çalışkanoğlu'na yönelik yağma olayı ile telefon görüşmelerinde geçen konuşmalar birlikte değerlendirildiğinde soruşturmamıza konu suç örgütünün nasıl cebir ve şiddete dayalı bir suç örgütü olduğu açıkça görülmektedir'' denilen iddianamede, suç örgütünün, çürük raporu almak, istediği yerde ya da rahat bir şekilde askerlik yapmak isteyen kişilere yönelik faaliyetlerini hangi yöntemlerle gerçekleştirdiklerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarına yer verildi.

İletişim tespit tutanaklarından, şüphelilerin ''çürük raporu'' almak için müracaat edenlerden haksız menfaat edinmeyi nasıl ve ne şekilde meslek haline getirdikleri ve ne şekilde sistematik olarak bu işi yaptıklarının daha net görüldüğü ifade edilen iddianamede, şöyle denildi: ''Şüpheli Mehmet Çelik'in, şüpheliler Murat Tugay Tepe, Fehmi Suna, Erdem Kılıç ve Derya Aydoğan ile irtibatlı olduğu, bir dönem şüpheli Ahmet Zeki Üçok ile aynı yerde yardımcısı sıfatıyla görev yaptığı, ancak Üçok kendisinin amiri durumunda olmasına rağmen, aralarında ast-üst ilişkisinin dışında samimi bir yakınlık bulunduğu, askeri savcılıkta Üçok, Suna ve Aydoğan ile içkili toplantılar yaptıkları, bu toplantıların bazı otel ve restoranlarda da sürdüğü, Üçok'un Bodrum'daki çok lüks bir otelde tatil yapabilmek için Tepe'den talepte bulunduğu, Tepe'nin de söz konusu otel masraflarını örgütün gelirlerinden karşıladığı göz önünde bulundurulduğunda Mehmet Çelik ile aralarındaki ilişkinin de örgütsel bir ilişki olduğu, şüphelinin örgütün gerçekleştirdiği eylemlerden haberdar olduğu anlaşılmaktadır.''

Haksız kazanç miktarı

Suç örgütünün, müştekiler Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve emekli asker Murat Darendeli'ye yönelik tehdit ve şantaj yaparak on milyon dolar civarında haksız kazanç elde etmeyi planladığı belirtilen iddianamede, örgütün bugüne kadar gerçekleştirdiği tüm eylem ve faaliyetlerine genel olarak bakıldığında iki yüz sekiz bin üç yüz elli lira ve on bir bin dolar maddi menfaat temin ettiğinin belirlendiği kaydedildi. İddianamede, şöyle denildi: ''Şüphelilerin kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerine bakıldığında, örgütün ifadelerde belirtilen miktardan çok daha yüksek haksız kazanç elde ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle konuyla ilgili BDDK murakıplarınca inceleme yapılmış, hazırlanan ön inceleme raporunda, suç örgütü üyeleri ile askerlik işlemlerinin usulsüz yönden halli için örgüte başvuran şahıslar arasında toplamda dört yüz on bir bin iki yüz otuz beş bira civarında bir para hareketinin gerçekleştiği görülmüştür. Şüphelilerin tüm işlemleri bankalar üzerinden yapmamış oldukları, elden nakit almış olabilecekleri de göz önünde bulundurulduğunda, örgütün çok daha yüksek haksız kazançlar elde etmiş olabileceği değerlendirilmektedir. Örgütün özellikle yönetici kadrosunun yaptığı harcamalara bakıldığında bu durum daha da net anlaşılmaktadır. Örgütün yönetici kadrosundaki Üçok'un, Tepe'nin ayarlaması sonucu Bodrum'daki bir otelde iki farklı zamanda toplam on gün tatil yaptığı, bu tatil ücretinin yedi bin iki yüz lira olduğu, bu ödemeleri Tepe'nin gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan şüphelilerin telefon konuşmalarından ve diğer delillerden, örgütün yönetici kadrosunun, suçtan elde edilen gelirle lüks eğlence merkezlerinde eğlendikleri ve lüks otellerde fuhuş partileri düzenledikleri tespit edilmiştir.''

Şüphelilerin, kendi aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinde sık sık birbirlerini dikkatli konuşma konusunda uyardıkları, Hava Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan Üçok'un adının telefonda söylenmemesini istedikleri ve ''Bamya'' kod adını kullanarak Üçok'un isminin deşifre olmasını engellemeye çalıştıklarının tespit edildiği kaydedildi. İddianamede, örgütün Ulus'ta bulunan ve üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığının ''askeri güvenlik bölgesi'' şerhi koyduğu bir arsa konusunda eylemlerinin söz konusu olduğu kaydedilen iddianamede, bu konuda Üçok ve Tepe'nin Sibel Çarmıklı ve oğlu Murat Can Çarmıklı ile irtibata geçtiği ve üç milyon yedi yüz bin dolar karşılığında bu şerhi kaldırabileceklerini ilettiği anlatılarak, Çarmıklı ailesinin de bir siyasi partinin ilçe yöneticisi Hayrullah Çelebi ile görüşerek, arsa sahipleriyle irtibata geçtiğinin belirlendiği kaydedildi.

Şüpheliler Tepe, Üçok, Erdem Kılıç, Sibel Fatma Çarmıklı, Murat Can Çarmıklı ve Hayrullah Çelebi'nin, Üçok'un konumunu kullanarak şerhi kaldırtmayı vadettikleri ve bu şekilde haksız menfaat temin etmeyi planladıkları belirtilen iddianamede, aslında Üçok'un soruşturma sırasında verdiği ifadeye göre, şüphelilerin şerhi kaldırabilme güç ve yetkisine sahip olmadıkları, nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri ve gerçekleştirilen operasyon sonucu eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı kaydedildi.

Aziz Yıldırım'a yağma teşebbüsü

İddianamede, Aziz Yıldırım'a yönelik yağma teşebbüsü de şöyle anlatıldı: ''2009'da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının ''gizli kalması gereken askeri belgeleri bulundurmak'' suçundan yürüttüğü bir soruşturmaya ilişkin görevsizlik kararı vererek, evrakı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığına gönderdiği, bu soruşturmayla ilgili Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı Ahmet Zeki Üçok'un görevli olduğu, bahsedilen soruşturma dosyasında, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Yıldırım'ın isminin geçmesi nedeniyle Üçok'un bu olaydan maddi çıkar sağlamayı amaçladığı ve konuyu Tepe'ye aktardığı, Tepe'nin de Erdem Kılıç ile telefon görüşmesi yaparak, bu olayı anlattığı, görüşmede Aziz Yıldırım'dan tehdit ve şantajla alınacak on milyon dolardan bahsedildiği, Üçok'un yukarıda bahsedilen soruşturmayı bir tehdit aracı olarak kullanarak, Tepe'nin bizzat Aziz Yıldırım ile görüşmesini, soruşturmayla ilgili 'kulağına kar suyu kaçır' diyerek bilgi vermesini istediği, bu sayede Aziz Yıldırım'dan maddi çıkar temin edilmesini amaçladığı açıkça görülmüştür.''

İddianamede, bazı kişilerin, askerlik yapmamak için çürük raporu verileceği, tecil işlemlerinin halledileceği, rahat bir yerde askerlik yapılmasının temin edileceği, iş imkanları bulunacağı ya da KKTC vatandaşı yapılacağı vaadiyle dolandırılmaları yönündeki eylemler de anlatıldı. Zanlılar Murat Tugay Tepe, Erdem Kılıç, İsmail Es ve Ömer Uçar'ın, sinema yapımcısı müştekilerden Bayram Cengiz Çağatay'ı, KKTC vatandaşı yapılacağı vaadiyle dolandırdıkları ve çürük raporu alınması için çalışma yaptıkları belirtilen iddianamede, ''Bu kalp seni unutur mu?'' dizisinin yapımcısı olan şüpheli Çağatay'ın, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde, dolandırıldığı süreçte zatürre hastalığı geçirdiğini ve raporlarını da şüphelilerden Erdem Kılıç'a faksladığını beyan ettiği ifade edildi. Askerlik yoklama kaçağı olarak arandığı bildirilen müştekilerden Taner Alan'ın, zanlı Tepe, Kılıç, Es ve Uçar'a, KKTC vatandaşı yapılma vaadiyle toplam 6 bin TL ödeme yaptığı, buna karşılık, pek çok vaatlerle oyalanarak dolandırıldığı anlatılan iddianamede, diğer müştekilerin de aynı yöntemle ve kendilerinden para alınarak dolandırıldığı belirtildi.

Bedelli askerlik yapan müşteki de dolandırıldı

İddianamede, müştekilerden Levent Pehlivan'ın bir dönem yurt dışında olduğu için 1 ay bedelli askerlik yapmasına rağmen, daha sonradan 14 ay daha askerlik yapması gerektiğinin ortaya çıkması üzerine, Murat Tugay Tepe ile temasa geçtiği, çürük raporu alınabilmesi için Tepe'nin Pehlivan'ı şüphelilerden Fehmi Suna ve Erdem Kılıç ile görüştürdüğü belirtildi. İddianamede, İstanbul'daki bir otelde şüpheli Tepe'nin, müştekiye Suna'yı göstererek, ''Bak işte komutanın da burada, sen derdini anlat'' dediği de aktarıldı. Müşteki Pehlivan'ın Tepe'nin hesabına, ''bedelli yapmış olduğu askerliğin eksik kalan kısmın karşılığı olarak'' 8 bin 500 TL'yi, EFT ile aktardığı ve raporlarının işleme konulması için de bin doları elden verdiği de iddianamede kaydedildi.

İddianamede, Milli Savunma Bakanlığından alınan bilgiye göre müşteki Pehlivan'ın askere sevk edildiği de belirtildi. Müşteki Levent Pehlivan'ın verdiği ifadede, şüpheli Murat Tugay Tepe'yi o dönem çalıştığı otelde GATA'dan emekli albay olarak tanıdığını belirttiği dile getirilen iddianamede, Pehlivan'ın, ''Burdur'da 1993'de bedelli olarak 1 ay süreli askerlik yaptığını, 1997'de de söz konusu bedelin yarısını ödemişken Türkiye'ye kesin dönüş yaptığını, geriye kalan borcunu ne şekilde ödeyeceği hususunu öğrenmek için Halıcıoğlu'nda bulunan askerlik şubesine gittiğini ve buradan kendisine yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yaptığı için tekrar 14 ay askerlik yapması gerektiğinin söylendiğini'' aktardığı kaydedildi. İddianamede, yardımcı yönetmen olarak çalışan müşteki Başaran Şimşek'in de bu şekilde dolandırıldığı ve BDDK'dan alınan rapora göre şüphelilere bin 200 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı belirtildi.

Üçok'un kızı, yardım karşılığı dizide oynatıldı

Yine müştekiler arasında bulunan ''Arka Sokaklar'' isimli dizinin senaristi Ozan Emre Yurdakul'un askerlik yerinin ayarlanacağı ve rahat askerlik yaptırılacağı vaadiyle dolandırıldığı belirtilen iddianamede, Yurdakul'un askerlik hizmetinin acemi birliğini tamamladıktan sonra bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı şüpheli Murat Tugay Tepe'nin, kendisine, ''Askerliğinin geri kalan bölümünü Ankara'da yaptırabileceğini'' söylediği ifade edildi.

İddianamede, müşteki Yurdakul'un, bu teklifi kabul etmesi üzerine, Tugay'ın bu defa bir kısım masraflarının olacağını söyleyerek, müştekiden hesabına para havale ettirdiği belirtildi. Yurdakul'un askerliğinin 1 Nisan 2009'da yedek subay adaylığı olarak çıktığı, askerlik yapacağı yerin belli olmadığı bir sırada Tepe ile Kuruçeşme'de buluştukları ve Albay Ahmet Zeki Üçok ile Mehmet Çelik'in de katıldığı yemekte askerlik konusunun konuşulduğu iddianamede anlatıldı.

Yemekte, Ahmet Zeki Üçok'un kızının ''Arka Sokaklar'' isimli dizide yer almasının istendiği belirtilen iddianamede, müştekinin bunu kabul ederek, senaryoyu buna göre hazırladığı, daha sonra askerliğinin Kütahya'ya çıktığı, burada acemi askerliğini tamamladığı, daha sonra askerliğinin Yalova Hava Meydan Komutanlığına çıktığı, Ahmet Zeki Üçok'un iki kez kendisini aradığı, Üçok'un kızının dizi çekimlerinin, müşteki askerdeyken yapıldığı ve bu dizi de oynama karşılığı 600 TL para ödendiği ifade edildi.

İddianamede, müşteki Yurdakul'a, askerdeyken ''rapor alıp erken terhis ayarlanabileceğinin'' teklif edildiği ve Yurdakul'un bunu kabul etmediği de anlatılarak, ''Örgütün ve özellikle Ahmet Zeki Üçok'un yoğun faaliyeti sonucu, bu şahsın, askerlik yerinin ayarlanacağı ve rahat askerlik yaptırılacağı vaadiyle dolandırıldığı anlaşılmıştır'' denildi.

Müştekilerden sinema ve tiyatro oyuncusu Ertuğ Alp Korkmaz'ın askerliğini istediği yerde yapması vaadiyle dolandırılmasına teşebbüs edildiği ve örgütten yardım isteyen Korkmaz'ın emekli Tabip Albay olan babasına da durumu anlattığının belirtildiği iddianamede, Korkmaz'ın işlemler karşılığında kendisinden istenen 15 bin TL'yi vermeyi kabul etmediği belirtildi.

Sinema oyuncuları müştekiler Murat Cemcir ve Engin Akyürek ile prodüksiyon şirketi sahibi Aydoğan Özmekik gibi isimlerin de çeşitli vaatlerle dolandırılmaya teşebbüs edildiği anlatılan iddianamede, müştekilerle yapılan telefon konuşmaları ve iletişim tespit tutanaklarına da yer verildi. İddianamede, örgütten askerlik yapmamak veya rahat askerlik yapma konusunda yardım isteyen kimi sinema oyuncularının halen yoklama kaçağı olduklarının da tespit edildiği vurgulandı.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler