Kapat

Son Haberler

A+ A-

Şaşırtan savunma

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Almanya'nın Türkiye'deki zanlıları sorgulama talebinin Ankara'da Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı Nadi Türkaslan tarafından değil, görevlendirdiği başka savcılar tarafından reddedilmesini, "Başsavcılığımızda, mevcut soruşturma ile Almanya adli makamlarının göndermiş oldukları adli yardım isteminin farklı konularda olduğu görüldü" gerekçesine dayandırdı.
Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2010 Perşembe, 14:33

Bu gerekçeyi Deniz Feneri zanlılarının avukatı Kanal 7 Hukuk Müşaviri Ersan Şenin sorgulama talebine ilişkin yaptığı, “Aynı konuda, iki ülkede yürütülen soruşturmada iki defa ifade vermek istemiyoruzaçıklaması çürütüyor.

Cumhuriyet, Almanyanın Türkiyedeki zanlıları sorgulama talebinin Ankarada Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmayı yürüten savcı Türkaslan tarafından değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının görevlendirdiği diğer iki savcı tarafından reddedildiğini 7 Haziran 2010 tarihindeFener savcısına by-passbaşlığıyla manşetten yayımladı. Bir gün sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında şöyle denildi:

Deniz Feneri Derneği yetkilileri ile ilgili olarak Almanya adli makamlarınca başlatılan soruşturma nedeniyle başsavcılığımızdan adli yardım isteminde bulunulmuştur. Başsavcılığımızda, mevcut soruşturma ile Almanya adli makamlarının göndermiş oldukları adli yardım isteminin farklı konularda olduğu görülerek, adli yardım isteminin yerine getirilmesi için talimat bürosunda çalışan cumhuriyet savcıları görevlendirilmiştir. Almanya adli makamlarının adli yardım soruşturmasına katılma istemleri de talimat bürosunda görevli cumhuriyet savcıları tarafından değerlendirilmiştir. Deniz Feneri Derneği yöneticileri ile ilgili soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının by-pass edilmesi söz konusu değildir.

Gerçeği yansıtmıyor

Başsavcılığın, Başsavcılığımızda, mevcut soruşturma ile Almanya adli makamlarının göndermiş oldukları adli yardım isteminin farklı konularda olduğu görülerekifadesi dikkat çekti.

Bu ifadenin gerçeği yansıtmadığı bizzat Deniz Feneri zanlılarının avukatı aracılığıyla aylar öncesinde yapılan açıklamayla ortaya konuldu.

Almanyanın zanlıları sorgulama talebi 20 Ekim 2009 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının görevlendirdiği talimat bürosundaki iki savcı tarafından reddedildi. Almanyanın talebini reddeden savcılar bir gün sonra Almanyadaki Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten Frankfurt Bölge Mahkemesi Savcılığının talebi doğrultusunda Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik, Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı İsmail Karahan ve Mali İşler Daire Başkanı Harun Kapıyoldaşın ifadelerini aldı.

Almanyanın asıl failler diye nitelediği bu isimler adliyede susma hakkınıkullandı. Kanal 7 Hukuk Müşaviri Ersan Şen, yaptığı açıklamada, Alman makamlarının talep ettiği adli yardım kapsamında ifade verdiklerini belirtti.

Deniz Feneri e.V. soruşturması kapsamındaki suçlamaların kendilerine yöneltildiğini bildiren Şen, bu konuyla ilgili sorular sorulduğunu kaydetti. Şenin açıklamasının devamı ise şöyle:

O sorularla alakalı, zaten burada devam eden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında bir soruşturma var. Aynı konuda yürütülen iki soruşturma, aynı suçlamayla ilgili iki ayrı ülkedeki bu safahat nedeniyle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyaya ifade vereceğimizi söyledik. Bu ifadeyi de aynı konuda olması nedeniyle daha sonra Almanyaya bir şekilde ileteceğiz. Aynı konuda, iki ülkede yürütülen soruşturmada iki defa ifade vermek istemiyoruz.

Bu açıklamadan tam 8 ay sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının haberimiz üzerine yaptığı Ankarada yürütülen mevcut Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmayla Almanyanın sorgulama talebinin farklı olduğuşeklindeki açıklaması bizzat Deniz Feneri zanlılarının avukatı tarafından aylar öncesinden çürütülmüş oluyor.

Cumhuriyet İMECESİ