Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Batıyla güven bunalımı ivedilikle sonlandırılmalı"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "AKP'yle Batı arasında ciddi bir güven bunalımı doğduğuna da tanık oluyoruz. Bu güven bunalımının sürmesi, ileride Türkiye'nin dış politikasına zarar verebilir" dedi.
Yayınlanma tarihi: 11 Haziran 2010 Cuma, 11:39

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin "eksen kayması" yaşadığına ilişkin tartışmaları dikkatle takip ettiklerini ifade ederek, "AKP'yle Batı arasında ciddi bir güven bunalımı doğduğuna da tanık oluyoruz. Bu güven bunalımının sürmesi, ileride Türkiye'nin dış politikasına zarar verebilir. Daha dikkatli, daha tutarlı bir politikanın izlenmesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin de bu güven bunalımını ivedilikle sonlandırması gerekir" diye konuştu.

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu ve Türk-İş'e bağlı sendika başkanları Kılıçdaroğlu'na Genel Başkan seçilmesi dolayısıyla bir tebrik ziyaretinde bulundu.

Türk-İş Genel Başkanı Kumlu, Türk-İş olarak, Türkiye'nin en önemli sorunlarının işsizlik ve yoksulluk olduğunu sık sık belirttiklerini, bu sorunlara çözüm bulunmadan diğer alanlarda mesafe katedilemeyeceğini ifade ettiklerini anlatarak, "Sizin de kurultay konuşmanızın temelini, işsizlik ve yoksulluk başta olmak üzere halkın temel sorunları oluşturdu. Bizler Türkiye'nin her gün değişen siyasi gündemine rağmen dikkatlerin her zaman bu sorunların üzerinde olmasını ve çözüm önerilerine odaklanmasını istiyoruz. Anamuhalefet partisine CHP'ye de büyük görev düştüğüne inanıyoruz" dedi.

Türk-İş'in halkın sorunlarının çözülmesini talep ettiğini, bu nedenle kurulduğundan bu yana her hükümetle ciddi sorunlar yaşadığını kaydeden Kumlu, "CHP'nin hızlı bir iktidar yürüyüşü başlattığını sık sık ifade ediyorsunuz. Siyaset takviminden bakıldığında seçimlere az bir süre kaldığını söylemek de mümkün. MYK'nızda daha önceleri sendikal camiada görev yapmış benim mesai arkadaşlarım da var, bu durum bizi memnun etmiştir" diye konuştu.

"Tüm ekmek kesimlerinin CHP'ye desteğini bekliyoruz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da Türk-İş'i CHP binasında görmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Çünkü biz emeğin en değerli ürün olduğunu, emeğe her zaman önem verilmesi gerektiğini, emeğin hakkının korunması gerektiğini savunan bir siyasal partiyiz" dedi. Son yıllarda sendikacılığın ciddi kan kaybına uğradığını, bunda hükümetlerin izlediği politikaların da büyük rolü olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Özellikle devletteki taşeronlaşma sisteminin sendikalaşmayı, toplu sözleşme hakkını çalışanların elinden aldığını da biliyoruz" diye konuştu.

CHP'nin örgütlü toplumu savunduğunu, ILO standartlarının Türkiye'de de geçerli olması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu sabah Zonguldak'ta vagon sıkışması sonucu bir işçinin yaşamını yitirmesi dolayısıyla başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, Mayıs ayında meydana gelen maden faciası sonucu yaşamını yitiren işçilerden ikisinin cesedinin hala bulunamadığına dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz, anamuhalefet partisi olarak Türk-İş'in sesine her zaman kulak verdik. Türk-İş acaba bu konularda ne söyler diye dikkatle dinledik. Bundan sonra da dinlemeye devam edeceğiz. Sosyaldemokrat bir iktidarda örgütlü toplum olmaktan, sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılmasından yana bir politika izleyeceğimizi Sayın Başkan'a burada açıkça ifade ediyorum. Bu vesileyle biz, tüm emek kesimlerinin, işçilerin, işsizlerin, yoksulların bize destek vermelerini istiyoruz. Çünkü Türkiye çok ciddi bir sürecin içine girdi. Ekonomik olarak ciddi açmazlarla karşı karşıya. O açmazların bir şekilde çözülmesi lazım, üreten toplum olmamız lazım. Türkiye'nin üretmediğini, dışarıdan ithal ettiğini görüyoruz. İthalatın çok daha cazip hale geldiğini, bunun sonucu olarak da işsizliğin patladığını görüyoruz. Bu konuda Türk-İş bize ne kadar destek verirse biz o kadar mutlu oluruz. Dünyaya bakış açılarımızın paralel olduğunu düşünüyorum, ekonomi açısından, sosyal haklar açısından. Eğer bu paralelliği siyasette de götürebilirsek sanıyorum Türkiye'yi sağlıklı bir yol haritasına kavuşturmuş oluruz."

Kılıçdaroğlu, eski Türk-İş yöneticilerinden Hüseyin Karakoç'un CHP Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) bulunduğuna dikkat çekerek, bunun, CHP'nin Türk-İş'e verdiği önemin göstergesi olduğunu belirtti.

"CHP iktidarında 4/C kalkacak"

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin "TEKEL işçilerinin durumu ne olacak" sorusu üzerine "4/C uygulaması konusunda bir yargı kararı çıktı. CHP iktidarında göreceksiniz 4/C uygulaması işçilere uygulanmayacak. Böyle bir şey olmaz, işçiler iş yasasına tabidir. 657 sayılı devlet memurları yasasına tabi değildir, işçilerin hakları aynen korunacaktır" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, yeni memur yasasına ilişkin bir soru üzerine iktidarın yasa tasarılarını hazırlanmadan önce taraflarla görüşmesi gerektiğini vurgulayarak "İşçilere, memurlara, sendikalara sormuyorsunuz, tasarı olarak parlamentoya getiriyorsunuz, ondan sonra eleştiri gelince biz gidip onlarla görüşeceğiz diyorsunuz, tümüyle gayrıciddi bir davranış, sendikaların tepki göstermelerini gayet doğal karşılıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, Türkiye'nin "eksen kayması" yaşadığına ilişkin tartışmaları dikkatle takip ettiklerini ifade ederek "AKP'yle Batı arasında ciddi bir güven bunalımı doğduğuna da tanık oluyoruz. Bu güven bunalımının sürmesi, ileride Türkiye'nin dış politikasına zarar verebilir. Daha dikkatli, daha tutarlı bir politikanın izlenmesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin de bu güven bunalımını ivedilikle sonlandırması gerekir" diye konuştu.

"Tekel işçilerine esnafın verdiği Türk- İş'in de vermesini isteriz"

Bir gazetecinin, "Siz, sendikaların kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini söylemiştiniz. TEKEL işçilerinin de Sayın Kumlu'ya yönelik bir tepkisi olmuştu kendilerine sahip çıkmadıkları gerekçesiyle, siz Türk-İş'in de kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini düşünüyor musunuz" sorusunu Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı:
"Biz, diğer kurumların iç işlerine karışmayız. Türk-İş'in kendi çalışması vardır, o çalışmaları kendi içlerinde yaparlar, tartışırlar. Bir siyasal partinin bir başka sendikanın iç işlerine girmesini doğru bulmayız. Ama biz, herkesin toplumda saydam olmasını, hesap vermesini de gayet doğal karşılarız. CHP olarak hesap vermeyi biz nasıl onurlu bir görev nasıl kabul ediyorsak sendikalarımız da bilançolarını, gelir gider tablolarını kongrelerde vererek işçilere hesabını veriyorlar. Umuyorum bu saydamlık daha ileri aşamalarda gerçekleşebilir. O da tabii sendikaların kendi yapacağı şey. Biz, sendikaların daha güçlü, daha dirayetli olmasını, daha yüksek ses çıkarmalarını, haksızlıklara karşı direnmelerini isteriz. Tekel işçilerinin dramı aslında Türkiye'nin dramı, Türkiye'nin sorunudur. Sadece Türk-İş'in veya diğer işçi ve memur sendikalarının değil. Verilen bir hakkın işçilerin elinden alınmasını bırakın doğal karşılamayı, buna isyan etmemiz gerekiyor. TEKEL işçileri de bu mücadelelerini yaptılar. Dolayısıyla biz onlara her türlü desteği verdik, siyasal parti olarak verdik, vatandaşlar da verdi, o bölgede bulunan esnaflar da verdi. Türk-İş'in de aynı desteği vermesini gönülden isteriz, bütün sendikaların destek vermesini isteriz TEKEL işçilerine."

Kılıçdaroğlu, Ordu ve Eskişehir Belediye Başkanlarının da CHP'ye katılacağı yönündeki haberlerin sorulması üzerine "Herkesin CHP'nin çatısı altında olmasını isteriz" dedi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler