Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Hızır paşaların sonu göründü, sıra padişahlarda"

CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Pir Sultan Abdal'ın "Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır. Güvendiğin padişahın, bir gün o da devrilir" sözünü anımsatarak "Hızır Paşaların sonu görünmeye başladı, sıra padişaha geldi. Padişah da bir gün devrilecek Türkiye'de" dedi.
Yayınlanma tarihi: 12 Haziran 2010 Cumartesi, 14:06

CHP Ankara İl Örgütü, CHP Parti Meclisi'nce (PM) tekrar Genel Sekreter seçilen Önder Sav'a bir tebrik ziyaretinde bulundu. CHP Ankara İl Örgütü ve Ankara'nın 25 ilçesinin CHP örgütlerinden yoğun katılım nedeniyle kabul, CHP Genel Merkezi'nin 600 kişilik Konferans Salonu'nda yapıldı ancak CHP'liler salona da sığamadı.

CHP Ankara İl Başkanı Ali Yıldızlı, burada yaptığı konuşmada, Sav'ı tekrar Genel Sekreter olması dolayısıyla kutlarken tüm partililerden referandum için asılacak olan seçmen listelerinde isimlerinin bulunup bulunmadığını kontrol etmelerini istedi. Yıldızlı, bu seçmen listelerinin önümüzdeki ilk seçimlerde de kullanılabileceğine dikkat çekti. Kurultay sonrası CHP'de büyük bir coşku yaşandığını, bu coşkunun, CHP'yi iktidara götürecek bir coşku olduğunu söyleyen Yıldızlı, "Bu nedenle biz Ankara örgütü olarak önümüzdeki yapılabilecek bir referandumda ve arkasından genel seçimde, zaten hazırlıklıyız ama hazırlıklarımızı daha hızlandırmak üzere sandık örgütlerimizi de daha hızlı bir şekilde tüm ilçe örgütleri yeniden ele almalı, devam ettirmeli ve daha hızlı bir şekilde bu sandık örgütlemesini takip etmeli diyorum" diye konuştu.

CHP Genel Sekreteri Önder Sav da burada yaptığı konuşmada tüm CHP'li yöneticileri, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini, il genel meclisi üyelerini, kadın kolları, gençlik kolları ve CHP örgütünü selamlarken kendisini kutlamaya gelen CHP'lilere teşekkür etti. CHP'de Genel Sekreterlik makamında bir değişiklik olmadığını ve görevi kendisinin sürdürdüğünü belirten Sav, "Bu tebriklerinizi CHP Genel Sekreteri Genel Sekreteri Önder Sav olmanın ötesinde CHP'nin hükmi kişiliğine alıyorum, beraber çalıştığımız arkadaşlarımın adına kabul ediyorum" dedi.

"CHP üyeliği için kayıt formu yetiştiremiyoruz"

Kendisinin, CHP tarihinde en uzun süreli görev yapan Genel Sekreter olduğunu anımsatan Sav, tüm CHP'lilere minnettar olduğunu ifade ederek "Ben bu görevde vekaleten bulunuyorum. Bu görevin asli sahibi CHP'lilerdir, siz CHP'nin emekçilerisiniz" dedi. CHP'nin kısa zaman içinde "olmaz sanılanı gerçekleştirdiğini", "Kurultaya Genel Başkan adayı olmadan mı gidilecek" tartışmalarına son verilerek yeni bir Genel Başkan seçildiğini kaydeden Sav, "O salondan bizim kaosla, karmaşayla, birbirimize sataşmayla ayrılacağımızı sananlar, Türk halkının, Türk seçmeninin de itici gücünü arkasına alarak CHP tarihinin en görkemli kurultayını gerçekleştirdiğini gördüler" diye konuştu. CHP kurultayında yalnızca CHP Genel Başkanı'nın değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin gelecek Başbakanını seçtiğini söyleyen Sav, "O günden sonra Türkiye'de adeta bir seçmen patlaması yaşandı. Görmeyen gözler pek çok şeyi görür oldu, duymayan kulaklar pek çok sesleri duyar hale geldi. Öyle bir ortam doğdu ki CHP'ye yöneliş, sadece CHP'ye oy veren seçmende değil, bugüne kadar CHP'ye hiç oy vermemiş seçmenlerde de CHP'ye akın akın bir yöneliş başladı. Bugün ilçelerimiz Türkiye'nin her bir yerinde kayıt formu yetiştiremiyorlar, üyelik için sıraya girmiş yurttaşlarımız, CHP'ye hep beraber sahip çıkmanın onurunu yaşıyorlar" diye konuştu.

CHP Kurultayında hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, kurultayın görkeminin hala sürdüğünü kaydeden Sav, kurultayı izleyen günlerde Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun yaptığı Zonguldak, Çorum, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale ziyaretlerinde bulunduğunu ve oralardaki coşkuyu yaşadığını anlattı. Kılıçdaroğlu'nun ziyaretlerinde miting coşkusu yaşandığını ve aldığı haberlere göre bugün Tokat'ta da büyük coşku yaşandığını, izdihamdan dolayı Kılıçdaroğlu'nun 1 buçuk saattir Turhal'a giremediğini bildiren Sav, şöyle konuştu:

"Bizler cumhuriyetin en köklü partisinin mensupları olarak önümüze kurulmak istenen tertipleri, komploları, tuzakları, engellemeleri bir bir aşmanın yolunu bulacak yetenekte siyasetçileriz. Kimden, nereden gelirse gelsin, ister içimizden, ister dışımızdan, CHP'yi sindirmeye yönelik, CHP'yi satın almaya yönelik hiçbir çaba, CHP'nin ayağındaki toz dahi olamayacaktır. Bir kısım yandaş medyayı yanlarına alabilirler, sindirebilirler. Birtakım tatlı su aydınlarını kendileri için olur olmaz şeyler yazdırmaya yönlendirebilirler. Ama gerçek hiçbir CHP'liyi satın alamazlar, sindiremezler."

"Dokunulmazlık zırhına dokunulacak"

Sav, toplumdaki herkesin yanıp tutuşmaya başladığı günlerin yaşandığını ifade ederek açlık sınırının 850 TL, 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırının ise 2 bin 750 TL olmasına karşın asgari ücretin 577 TL olduğunu, Türkiye'de 10 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirtti. Ortalama yüzde 3.78 oranında zam alan memurun halinin içler acısı olduğunu, 9 milyonu aşkın emeklinin de zorlukla geçindiğini, günde 273 esnafın kepenk kapattığını, çiftçinin en rahat olması gerektiği dönemde sıkıntılar içinde olduğunu vurgulayan Sav, "Elbette her şeyin bir hesabı olacak. Kendisine 'Ananı da al git' diyenlere Türk çiftçisi 'Anamı alıp da gitmeyeceğim ama benim anamı ağlatanlardan hesap soracağım' diyecek" dedi. Sav, tüm bunlar yaşanırken işsizliğin, yoksulluğun kol gezdiğini, yolsuzluk yapanların "gününü gün ettiğini" dile getirerek "Bu düzenin böyle gideceğini sananlar, bir gün yanıldıklarını anlayacaklardır. Bugün, bunlara yukarıda kol kanat geren, yolsuzlukların temelinde yatan milletvekilli dokunulmazlığı, elbette bir gün o dokunulmazlığa dokunulduğu zaman dokunulmazlık zırhına bürünenlerin hesap vereceği gün de gelecektir" dedi. TBMM'deki milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle bekleyen dosyalar arasında görevi ihmal, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, karşılıksız çek keşide etmek, zimmet, özel evrakta sahtekarlık, adli makamları yanıltma gibi suçların bulunduğuna dikkat çeken Sav, "Bunların hiçbirine el sürülemiyor, dokunulamıyor. Ama o dokunulmazlar, bağımsız Türk yargıçlarından hesap sormaya kalkıyorlar. Bir gün gelecek, o kendilerinden hesap sordukları yargıçlar, hesap soranlardan hesap sorar hale gelecektir bu ülkede" dedi.

"Elbette bu düzen böyle devam etmeyecek" diyen Sav, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güvenilen dağlara kar yağmaya başlayacak. Yavaş yavaş kar yağmanın öncülü görülmeye başlandı. Ne diyor Pir Sultan: Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır. Güvendiğin padişahın, bir gün o da devrilir. Hızır Paşaların sonu görünmeye başladı, sıra padişaha geldi. Padişah da bir gün devrilecek Türkiye'de. Türkiye'de bütün bu olumsuzluklar, insanların sıkıntıları üst üste katlanırken laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmaktan tescil edilmiş olan bir siyasal iktidar Türkiye'de hükümet etmeye devam ediyor. Yabancılara mülk satışı için yola çıkanların, CHP'nin başvurusuyla Anayasa Mahkemesi tarafından elleri tutuldu. Ergenekon işkencecilerin arkasında duranlar, aydınlardan, profesörlerden, anlı şanlı ilim-bilim adamlarından, gazetecilerinden hesap sormaya kendilerince hesap sormaya devam ediyorlar. Yok yere insanlarımızı hapishanelerde tutuyorlar. Buna karşılık Deniz Feneri hortumcuları, Deniz Feneri'nden vurgun vuranlar iktidarın özel himayesi altında bir türlü yargılanamıyorlar."

Sav, bir süre sonra gerçeklerin ortaya çıkmaya başlayacağını, bunları CHP olarak dile getirmeye başladıklarında "düşmanlık oklarının" CHP'lilere çevrilmeye başladığını ifade ederek "Bizi yıldıracaklarını, sindireceklerini sandılar. Biz öyle başka partiler gibi sıradan bir dilekçeyle kurulmuş bir parti değiliz. Biz, cumhuriyetle yoğrulmuş Mustafa Kemal'in partisiyiz. Dilekçeyi yırtabilirsiniz, dilekçeyle kurulan partileri yırtabilirsiniz, ama cumhuriyeti ve CHP'yi yırtamazsınız. Biz, genlerimizdeki halkçılık, laiklik, devrimcilik ilkeleriyle yaşayan, onu aydınlanma devriminden bu yana elimizde bir meşale gibi dalgalandıranların partisiyiz. Biz Mustafa Kemallerin, İsmet Paşaların, Bülent Ecevitlerin partisiyiz" diye konuştu.

"Dinlenmemek üzere yola koyulanlar asla yorulmazlar"

Atatürk'ün "Devrim güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak, güneş kadar bize uzaktır. Sıcaklığı ve parlaklığı bizi yakıncaya dek güneşe doğru yürürüz. Sonra dururuz, sonra tekrar yol almak üzere yola koyuluruz" sözünü anımsatan Sav, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu devrim güneşinde nice değerlerimiz yandı, nice değerlerimizi yitirdik. Böyle bir buluşmada onları da anmayı bir gönül borcu kabul ediyorum. Sevgili Muammer Aksoy'u, sevgili Bahriye Üçok'u, sevgili Uğur Mumcu'yu, sevgili Ahmet Taner Kışlalı'yı bu salonda tekrar sizlerle beraber anmak beni gururlandırıyor. Bundan 17 yıl önce Heyet-i Temsiliye'nin oluşturulduğu tarihi Sivas Kongresi'ni taşlayarak Madımak otelinde kıstırdıkları aydınları, gazetecileri, yazarları, saz çalan, beyit söyleyen, semah dönen canları, o ateşte yananları o devrimcileri de anıyorum burada. O atalarının eşsiz devrim tarifindeki gibi güneşin yakıcılığına yürüyen, bir 6 Mayıs sabahı canlarını veren o fidanları da burada sevgi ve saygıyla anıyorum."

Sav, Atatürk'ün "Dinlenmemek üzere yola koyulanlar asla yorulmazlar" sözünü de anımsatarak "Dinlenmemek üzere yola koyulduk, asla yorulmadan iktidar yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Tıpkı direnişçi ustalarımız gibi davranacağız. 'Kadılar, müftüler fetva yazarsa, işte kement, işte kemer boynum asarsa, işte hançer, işte kellem keserse, dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan' diyen Banazlı Koca Haydar Pir Sultan gibi davranacağız. Yolumuzdan dönmeyeceğiz" diye konuştu.

Sav'ın konuşması, salonda bulunan CHP Gençlik Kolları üyeleri tarafından sık sık sloganlarla ve diğer partililerin alkışlarıyla kesilirken Sav, konuşmasının ardından salonda çalınan Onuncu Yıl Marşı'na da kürsüdeki mikrofondan eşlik etti. Sav, daha sonra kendisini kutlamaya gelen partililerle tek tek tokalaştı.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler