Kapat

Son Haberler

A+ A-

Dişini fırçala, kalbine bak

Yemeklerden hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın. Yemek sırasında besinler ile ağza giren asitlerin yumuşattığı minenin en az yarım saat tükürükte serbest olarak dolaşan flor molekülleri ile tekrar sertleştirilmesi için zaman tanımamız gerekir. Aksi halde hemen fırçalarsak yumuşamış mineyi süpürerek aşınmasına yol açarız. İdeali yemeklerden bir saat sonra diş fırçalamaktır.
Yayınlanma tarihi: 13 Haziran 2010 Pazar, 06:31

Ağız ve diş sağlığının yalnızca güzel bir gülümseme ve ağrısız sızısız dişler demek olmadığından haberiniz var mı? İngiltere’de yapılan ve British Medical Journal dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre ağız ve diş sağlığını önemsemeyenlerde kalp krizi riski, dişlerini günde iki kaz fırçalayanlara oranla yüzde 70 daha fazla. Londra Üniversitesi Koleji’nde yapılan araştırmada 11 binden fazla yetişkinle deneyler yapıldı. Sekiz yıllık araştırmanın sonunda 555 kalp ve damar rahatsızlığı ve 170 ölüm vakası görüldü. Araştırmada kan tahlillerine de yer verildi. Bilim adamları dişlerini günde iki kez ve daha fazla fırçalayanların, fırçalamayanlara göre yüzde 70 daha az kalp rahatsızlığı riski taşıdıkları sonucuna vardı. Dişlerini fırçalamayanların kan tahlillerinde enflamasyonlar da (iltihaplanma) görüldü. Hekimlere göre sonuçlar ağız ve diş sağlığı ile kalp damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi kuvvetlendiriyor.

Ağız ve diş sağlığı konusunda görüşlerine başvurduğumuz Doç. Dr. Tosun Tosun, “Ağız ve dişlerimiz beslenme işlevimizi gerçekleştirdiğimiz sindirim sisteminin başlangıç bölümünü oluştururlar. Sindirim kanalı vücudumuzun mikrobiyal anlamda dışa açılan geçiş yoludur. Bakteriden zengin olan bu pasaj enfeksiyonlara da yatkındır ve ağız-diş sağlığında işler yolunda gitmediğinde buradan köken alan enfeksiyonlar iç organlarımızı tehdit edebilirler. Beslenme fonksiyonunu gerçekleştirebilmek ve enfeksiyonlara yol açmamak için ağız-diş sağlığımızı en üst seviyede tutmaya özen göstermemiz gerekir” diyor.

Doç. Dr. Tosun, diş bakımıyla ilgili doğru bilinen yanlışları da sıralıyor. Bunlardan biri diş fırçasına macun sürdükten sonra fırçayı ıslatmamak. Çoğumuzun yaptığı bu davranış ıslatılan fırçanın sertliğini kaybetmesine neden oluyor ve fırçanın bakteri plaklarını kopartmasını engelliyor. Doç. Dr. Tosun iki fırça kullanılmasını, aksi takdirde fırçanın kurumaya vakit bulamadığını da belirtiyor. Dişleri doğru bir şekilde fırçalamak ise şöyle mümkün: “Üzerine diş macunu yerleştirilmiş kuru fırça diş ve dişeti aralığına yerleştirilerek yaklaşık 45 derecelik bir eğim ile kök ucuna doğru tutulur ve küçük dairesel hareketler ile olduğu yerde en az beş kez döndürüldükten sonra dişetinden dişe doğru (kırmızıdan beyaza) süpürme hareketi yapılır. Böylelikle ilk konumlandırma ile fırça uçları dişeti oluğu içersine yerleştirilmiş olur ve sonrasındaki dairesel hareketleri ile bu bölgede sert yüzeylere yapışmış olan bakteri plağı parçalanarak sonrasındaki süpürme hareketi ile dişeti oluğundan dışarı atılmış olur. Oysa ki genellikle diş fırçalayanlar fırçayı diş minesi üzerine yerleştirip sadece yuvarlak el hareketleri ile yetinirler. Diş minesinin temizlenmesi fırçalama işleminin ikinci aşamasında yapılmalıdır. Yanak ve dil taraflarında dişeti oluğu içinden bakteri plakları uzaklaştırıldıktan sonra çiğneme yüzeylerine geçilerek yine dairesel hareketlerle ön ve arka yönlerde fırçalama yapılmalıdır. Son aşamada dil sırtı arkadan öne doğru taranır.”

Doğru bilinen yanlışlardan biri de fırçalama sonrası ağzı çalkalamak. Doç. Dr. Tosun Tosun’a göre fırçalama sonunda ağızda köpüren ve biriken tükürük-macun-bakteri plağı karışımı tükürülmeli, ancak ağız çalkalanmamalı. Böylelikle dişler üzerinde bırakılan az miktardaki macundaki flor molekülleri diş minesi ile daha uzun süre temasta kalarak asit etkisi ile çözünen bölgeleri onarma fırsatını buluyor.

Cumhuriyet İMECESİ