Kapat

Son Haberler

A+ A-

Altın Portakal ve ünlü konukları

Altın Portakal Festivali'ne, Çin'in genç yönetmeni Zhang Ke Jia, bu yıl Cannes Film Festivali'nde de yarışan ''24 kent'' filmi ile katıldı. Özel gösterimle ilk kez Türk sinemaseverlerle buluşan filmin yönetmeni, Çin'in 10 yıldır geçirdiği ekonomik, politik ve kültürel değişimi gözler önüne serdi. ''Romeo ve Juliet'' ve ''Üç Silahşörler'' filmlerinde hafızalara kazınan Michael York da festivalin önemli isimlerinden.
Yayınlanma tarihi: 13 Ekim 2008 Pazartesi, 12:51

Altın Portakal Film Festivali'ni 4 yıldır düzenlenen Avrasya Uluslararası Film Festivali ile uluslararası boyuta taşıyan Antalya, bu yıl, Çin'in en önemli genç yönetmeni Zhang Ke Jia ve Çin'in Elizabet Taylor'u olarak kabul edilen Çin asıllı ABD'li ünlü aktristi Joan Chen'i, ''24 Kent'' filmiyle ağırlıyor.

Zhan Ke Jia'ın yönettiği, Joan Chen'in rol aldığı, bu yıl Cannes Film Festivali'nde yarışan ve büyük ilgi gören yarı belgesel ''24 Kent'', Antalya Altın Portakal Film Festivali ile düzenlenen 4. Avrasya Uluslararası Film Festivali'nde özel gösterimle ilk kez Türk izleyicinin karşısına çıktı. Filmin Türkiye prömiyeri için Antalya'ya gelen Çin'in en önemli genç yönetmeni Zhan Ke Jia ile Avrasya Film Festivali Uzun Metrajlı Film Yarışması'nın da jüri üyesi olarak festivalin önemli konukları arasında yer alan Çin asıllı ABD'li aktrist Joan Chen, gala gösteriminde izleyicileri selamladı. Sanatçılar, festival dolayısıyla ilk kez Türkiye'ye geldiklerini ve filmlerinin Türk izleyiciyle buluşmasından mutluluk duyduklarını söylediler.


Çin'deki değişimi ve mücadelesini anlattı

Filmin gösteriminin ardından basın toplantısı düzenleyen Çinli yönetmen Zhan Ke Jia, filmini, ülkesindeki değişimi, filmlere hala uygulanan sansürü ve kendisinin de aralarında bulunduğu yeni sinemacıların mücadelesini gözler önüne serdi.

''24 Kent'' filminde, İkinci Dünya Savaşı sonrasında devlet tarafından açılan, ismi bile gizli tutulan, uçak motoru üretilen fabrikanın son yıllarda Çin'de uygulanan özelleştirme politikaları nedeniyle kapatılma hikayesini işlediğini kaydeden Zhan Ke Jia, işsiz kalan fabrika işçilerinin yaşadığı dram ile ortaya çıkan işsizlik sorununu gerçek işçilerin anlatımı ile Joan Chen gibi dört profesyonel oyuncunun rolleriyle aktardığını söyledi.

Pekin Film Akademisi'nden mezun olduğu 10 yıl önce film çekmeye başladığını, kapatılan uçak motoru fabrikasının emlak piyasasına düşmesi ve yerine otellerin yapılmasıyla bu konuyu yıllardır belgesele dönüştürmek istediğini bildiren Zhan Ke Jia, bu hayalini, gerçek ve kurgusal insan hikayeleriyle yarı belgesel uzun metrajlı bir sinema filme dönüştürerek gerçekleştirdiğini anlattı.

Fabrikanın kapatılmasıyla işsiz kalanlardan 130'u ile görüştüğünü, yaşadıkları ekonomik sorunlara birebir tanık olduğunu ifade eden Zhan Ke Jia, Çin'in son yıllarda yaşadığı ekonomik değişim sürecinde hükümetin devlete ait kuruluşları özelleştirmesini eleştirdi. Özelleştirmeyle ülkesindeki işsizlik sorununun giderek büyüdüğünü belirten Zhan Ke Jia, ''Çin 10 yıllık süreçte çok hızlı değişim geçirdi. Eski Çin'i anlatan filmlerin yerine, ülkemdeki bu değişimi ve şu an insanların yaşadığı mutsuzluk, umutsuzluk ve travmayı anlatmak istedim'' dedi.

"İlk üç filmim hala yasaklı"

Çin devrimiyle ülkesinde ölümlerle sonuçlanan büyük acılar yaşandığını, buna neden olan Komünist Parti'nin hatalarıyla yüzleşmek istemediğini savunan Zhang Ke Jia, ''İnsanlar başlarına gelenlerle kendileri başa çıkmaya çalışıyor. Hükümet, bu sorunlara karşı ilgili değil'' diye konuştu.

Hükümetin değişimle birlikte 2003 yılından itibaren sinema alanındaki sansürü büyük ölçüde hafiflettiğini, bunun yeni sinemacılarının direnmeleriyle başarıldığını belirten Zhan Ke Jia, buna karşın çektiği ilk üç filmin ise halen yasaklı olduğunu ve ülkesinde hiç gösterilemediğini söyledi.

Çin'de 2003 yılına kadar filmlerin yalnızca hükümete ait 16 stüdyoda çekildiğini, bu durumun ortaya koydukları mücadeleyle iyiye doğru gitmeye başladığını, ancak filmlerle ilgili sansürün hala çok sıkı şekilde uygulandığını ifade eden Zhan Ke Jia, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sansür hala çok sıkı uygulanıyor. Senaryoda ve ikinci aşamada da filmi çektikten sonra onaylattırmak gerekiyor. Bizim gibi yeni sinemacıların mücadelesi sonucu bu durum da biraz daha iyiye gidiyor. Mücadeleyi bırakmayacağız.''

Zhan Ke Jia, sert eleştirilerin yer aldığı özelleştirme ve işsizlik sorununu anlattığı ''24 Kent'' filmine ise yaşanan değişim ile mücadeleleri sonucu hükümetin destek verdiğini ve iyi karşıladığını kaydetti.

Ünlü Çinli yönetmen, yıllardır gelmeyi istediği Türkiye'nin sineması ve edebiyatına hayran olduğunu söyledi.


İngiliz oyuncu York sinemaseverlerle buluştu

Antalya Altın Portakal Film Festivali ile birlikte düzenlenen 4. Uluslararası Avrasya Film Festivali için Antalya'ya gelen ve açılış töreninde onur ödülü verilen ünlü İngiliz sinema oyuncu Michael York, Türk basını ve sinema öğrencileriyle buluştu.

Oxford Üniversitesi'nde tiyatro ve oyunculuk dersi aldıktan sonra 40 yıl önce İngiliz Tiyatrosu'nda sanat yaşamına başlayan ve sinemaya geçişinde oynadığı ''Romeo ve Juliet'', ''Üç Silahşörler'' serisi, ''Şark Ekspresi'nde Cinayet'' ve ''Dr. Moreau Adası''nın yer aldığı onlarca filmdeki rolleriyle hafızalara kazınan ünlü aktör Michael York, festival kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtladı, sinema öğrencilerine ders verdi.
Oyunculukta eğitimin yanı sıra yeteneğin ve içgüdünün önemini vurgulayan, tiyatro geçmişinin sinema oyunculuğunda çok önemli avantajlar sağladığını belirten York, toplantıdaki genç sinemacılara, ilerideki sanat yaşamlarında tek rolle bütünleşip dar kalıplara hapsolmamalarını tavsiye etti.

York, sinemacılara seslenerek, şöyle dedi: ''Her aktörün bir rolü iyi oynadıktan sonra başka bir rolü iyi yapamayacağı ve filmlere seçilemeyeceği korkusu vardır. Bugün Hollywood'da tek rolle şöhret olan ve para kazanan bazı aktörlere üzülüyorum. Tek role takılı kalıyorlar. Onlara da söylediğim gibi, kapalı kutulara girmeyin, hata yapın, geri dönün ama değişime ve gelişime açık olun.''

ABD sinema endüstrisi ve Hollywood'daki değişime, ustalarından öğrendiklerinin yanı sıra her rolü oynamayı hedefleyen açık fikirli oyuncuğuyla adapte olduğunu ifade eden Michael York, kendisini dinleyenlerle ilk filmindeki acemiliği ve sinemadaki anılarını paylaştı. York, şöyle konuştu: ''Tiyatrodan sonra ilk sinema filmimde bir ata bindirdiler, 'oyna' dediler. Çok şanslıydım, neyse ki at benden daha tecrübeliydi. Filmlerde sürekli oynatılan bir attı. Beni gitmem gereken yere götürdü. Sinemada performansınıza yüzlerce kişinin katkısı vardır. Kanada'da 1980'li yıllarda herkes sert taksi şoförü edasıyla yönetmenlik yapıyordu. Buradaki filmimde senaryoda benimle ilgili bölümler tamamen boştu. Nedenini sorduğumda, 'Sen yaz, doldur ve oyna' yanıtı aldım. Yazdım ve oynadım. En büyük ödül, sevdiğiniz işi yapmaktır. Sanat yaşamımda komediyi de dramayı da oynadım. Ben geldiğimde Hollywood'da sistem değişiyordu, büyük starlar arasındaydım, ben de değiştim. Değişim her yerde devam ediyor. Yarın da değişeceğim. Umarım bu değişim genç nesil ve sinemacılar için de olumlu olur.''

Rol aldığı ''Avanak Ajan'' film serisinde, tiyatroda oynadığı ''Shakespeare'' rolüyle kıyaslanarak komedi oynadığı için eleştiriler aldığını belirten York, sanatçıların her rolü oynayarak kendilerini daha fazla geliştirebileceğini, kendisinin de bundan büyük keyif aldığını söyledi.

Antalya Altın Portakal Film festivaline ilişkin sorular üzerine de York, festivallere çok önem verdiğini ve dünyanın birçok ülkesindeki bu etkinliklere gitmeye çalıştığını, Antalya'da bulunmaktan, eşiyle birlikte mutluluk duyduğunu söyledi. Türk ve diğer ülke filmlerinin ABD'de gösterilmemesinden yakınan York, ''Bu festivalde, Türk sinema filmleri ve Türk sinema endüstrisinin ne kadar saygıdeğer olduğunu gördüm'' dedi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler