Kapat

Son Haberler

A+ A-

Çeber'in ölümü meclis gündeminde

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, son dönemde karakollarda ve cezaevlerinde yaşanan olayları çok yakından izlediklerini belirterek, bu konuda komisyonun bazı kararlar alabileceğini söyledi. Bazı siyasi partilerle çeşitli örgütlerin temsilcileri, Engin Ceber'in işkence sonucu öldüğü iddialarıyla ilgili Metris Cezaevi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Yayınlanma tarihi: 16 Ekim 2008 Perşembe, 08:50

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Engin Çeber'in ölümü, Zafer Üskül'ün Mersin Özürlü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü'nde yaptığı inceleme sonucunda hazırladığı inceleme raporu ile gizli dinleme yoluyla özel haberleşmenin ihlali iddialarının araştırılmasına ilişkin hazırlanan alt komisyon raporunun da aralarında bulunduğu bazı konuları görüşmek üzere Zafer Üskül'ün başkanlığında toplandı.

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Engin Çeber'in ölümü ile ilgili olarak yasanın kendisine verdiği yetki çerçevesinde üzerine düşeni yapmaya çalıştığını ifade ederek, bu konuda komisyonun bazı kararlar alabileceğini söyledi.

''İşkence ve kötü muamele ile ilgili iddiaları bugün burada görüşeceğiz'' diyen Üskül, toplantıdan sonra, alınan kararla ilgili basını bilgilendireceğini kaydetti.

Adalet Bakanı'nın açıklaması son derece yerinde

Üskül, ''Adalet Bakanı'nın, Engin Çeber'in ölümüyle ilgili özür dilemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Son derece yerinde buldum'' yanıtını verdi.
''Tazminat cezalarının işkence yapanlara rücu edilmesi şeklindeki açıklamasının'' anımsatılması üzerine, Üskül, şöyle konuştu:
''Anayasanın 129. maddesinin 4. fıkrasına bir hüküm eklendi. Kamu görevlilerinin kusurlarından ötürü devletin tazminat ödemesi gerektiğinde, bu tazminatın ilgili kamu görevlisine rücu edilmesi zaten gerekli. Bu hükmün işletilmesi gerekiyor. Bunun işkence ve kötü muamele konusunda da caydırıcı bir etki yaratacağını düşünüyorum. Ama onunla sınırlı değil. Nerede bir kamu görevlisi hata yapmış ve tazminat ödenmesine neden olmuşsa, o tazminatın o kişiye rücu edilmesi doğru olur diye düşünüyorum.''

Zafer Üskül, ''Bunun için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var mı?'' sorusunu, ''Onu inceleriz. Ama Anayasanın hükmü, amir bir hüküm, hemen uygulanabilir'' şeklinde yanıtladı.

Gerçekler ''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler."

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Metris Cezaevi'nde tutuklu bulanan Engin Ceber'in ölümüyle ilgili, ''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler. Hiçbir zaman tasvip edilecek, tasvip edilmesi de söz konusu olacak şeyler değil. Ama oluyor. Her toplumda yanlış yapan, doğru yapanların yanında mutlaka çıkıyor'' dedi.

Antalya Belek'te düzenlenen Akdeniz Ülkeleri Noterlikleri 2. Kolokyumu toplantısına katılan Yargıtay Başkanı Gerçeker, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gerçeker, Engin Ceber'in Metris Cezaevi'nde ölümüyle ilgili 19 personelin geçici olarak görevden alınmasıyla ilgili soru üzerine, bu konuda gelişmelerin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından açıklandığını hatırlattı.
Yargıtay Başkanı Gerçeker, şunları söyledi:
''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler. Hiçbir zaman tasvip edilecek, tasvip edilmesi de söz konusu olacak şeyler değil. Ama oluyor. Her toplumda yanlış yapan, doğru yapanların yanında mutlaka çıkıyor. Yargının işlevi, idarecilerin işlevi yanlış yapanların önüne geçmek, yanlış yapan da varsa gereken yaptırımını uygulamaktır.''

Terör olayları

Gerçeker, Aktütün Jandarma Karakolundaki çatışma ve terör olaylarıyla ilgili soru üzerine, terör olaylarının üzüntü verici olduğunu, toplumda büyük yaralar açtığını belirtti.
Terörün kardeşlik duygularını, barış, sevgi, birlik ve beraberlik duygularını temelden sarsmayı amaçladığını dile getiren Gerçeker, şöyle konuştu:
''Bunların bitmesi gerekir. Toplumu, bunun sonu olmadığına inandırmak lazım. Ancak o zaman insanlar maceraya girmekten, yanlış düşünce sahiplerine alet olmaktan vazgeçerler. Devletimizin bütün yetkilileri, kolluk güçleri ve hükümet, bütün güçleri ve olanaklarıyla bu olayı bitirmek için mücadele ediyor.''
Dünyanın her tarafında terör olaylarıyla toplumların doğasında bulunan aykırı düşüncelerin var olduğunu ifade eden Gerçeker, ''Bu sorunların demokratik ortamda, demokratik sistemde halledilmesi gerekir, ancak şiddete başvuruluyor. İnsanlar yaşamını yitiriyor, yaralanıyorlar. Ekonomik sosyal açıdan büyük kayıplara uğruyoruz. İnşallah en kısa zamanda sona erdirilir'' dedi.

Gerçeker, gazetecilerin Aktütün Karakolu'ndaki çatışmayla ilgili yer alan bazı haberlerin ardından askeri mahkemenin yayın yasağı koyduğunu hatırlatması üzerine sözlerini şöyle tamamladı:
''Anayasa'da haberleşme özgürlüğü düzenlenmiş. Ama devletin güvenliği ve genel güvenlik konuları da var. Bu konuda birşey söylemem. Siz aşırı bulabilirsiniz. Başkası normal bulabilir. Bunlar da bir uzlaşma ortamında, demokratik sistem içinde yorumlanabilir. Yanlışlar varsa düzeltilebilir.''

Siyasi partilerin temsilcilerinden metris cezaevi görevlilerine suç duyurusu

Bazı siyasi partilerle çeşitli örgütlerin temsilcileri, Engin Ceber'in işkence sonucu öldüğü iddialarıyla ilgili Metris Cezaevi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundu.
Ankara Adalet Sarayı önünde öğle saatlerinde toplanan gruptakiler, ''Engin Ceber'i katledenler cezalandırılsın'' yazılı pankart açtı.

Grup adına açıklama yapan Evrim Yücel, ''Engin Ceber'in, Ferhat Gerçek'i vurarak felç kalmasına neden olan polisin yargılanması isteğine, katledilerek karşılık verildiğini'' iddia etti.

Türkiye'nin, hapishanelerden gelen işkence haberlerine ve oralardan çıkan tabutlara yabancı olmadığını söyleyen Yücel, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, Ceber'in ölümü nedeniyle ailesinden özür dilediğini, 19 görevlinin açığa alındığını ve soruşturmanın başlatıldığını bildirdiğini anımsattı.

Yücel, ''Engin Ceber'in ölümünden sadece hapishanedeki 19 görevli mi sorumludur? Engin'i gözaltına alan polisler, gözaltı emrini veren polis amirleri, emniyet müdürleri, demokratik bir hakkı kullandığı için tutuklayan savcılar, hapishane müdürleri hiç mi sorumlu değildir? Peki Adalet Bakanının kendisi bu soruşturmanın neresindedir?'' sorularını yöneltti. Yücel ile grubun bazı üyeleri, açıklamanın ardından, Metris Cezaevi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulundular.

"Engin Çeber'in ölümüne neden olanlar hakkında dava açılacak mı?"

TBMM Başkanlığına soru önergesi veren CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın 1 Ocak-13 Ekim tarihleri arasında gözaltı veya cezaevlerinde 29 kişinin şüpheli şekilde öldüğüne ilişkin rapor yayınladığını belirterek, son olarak Engin Çeber'in işkence sonucu ölümünün konuyu daha yakıcı hale getirdiğini savundu. Özbolat, 29 kişinin ölümüyle ilgili herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığını ve bununla ilgili olarak yargılanan devlet görevlisi bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

Çeber'in gözaltına alınma ve devamında karakol ve cezaevinde işkenceyle ölümüne neden olan olayların başlangıcının, gazete dağıtırken öldürülen Ferhat Gerçek ile ilgili eylem olduğunu belirten Özbolat, ''Gerçek'i öldüren polisle ilgili hangi işlem yapılmıştır? Polisin gazete satan insanlara ateş açma yetkisi var mı?'' dedi.

Özbolat, Çeber'in ölümüne neden olan gardiyan ve cezaevi görevlileri hakkında ceza davası açılıp açılmayacağını, İstinye Karakolunda kendisine işkence yapan polislerle ilgili yargının devreye girip girmeyeceğini de öğrenmek istedi.

''Bilgileri ne yapacaksınız"

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergede, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ile sigortalıların kişisel ve özel hayatlarına ilişkin bilgilerin arşivleneceğini bildirerek, vatandaşların bankacılıkla ilgili yaptığı her türlü iş ve işlemin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından izleneceği iddiasının doğru olup olmadığını sordu. Sevigen, ''Bakanlık olarak bu bilgileri ne yapacaksınız, ne amaçla kullanacaksınız? Arşivlenen bu bilgilerin güvenliği nasıl sağlanacak?'' dedi.

CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen de Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Trabzon ile Sohum arasında kaldırılan gemi seferlerinin tekrar konulup konulmayacağını, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na, Karacabey ve Yeniköy'de yaşanan çevre ve balıkçıların sorunlarını, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak'a da Erzurum-Trabzon yolunun çift yol haline getirilmesi amacıyla başlatılan bir çalışma olup olmadığını sordu.

DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''terörle mücadele kapsamında sınırda tampon bölge kurulmasını isteyenleri 'ağzı olan konuşuyor' şeklinde suçlamasının şık olup olmadığını'' sorarak, ''Ağzı olan konuşmayacak da ne yapacak? Herkesin ağzını kapatmasını mı istiyorsunuz?'' dedi.

Gerçekler ''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler."

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Metris Cezaevi'nde tutuklu bulanan Engin Ceber'in ölümüyle ilgili, ''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler. Hiçbir zaman tasvip edilecek, tasvip edilmesi de söz konusu olacak şeyler değil. Ama oluyor. Her toplumda yanlış yapan, doğru yapanların yanında mutlaka çıkıyor'' dedi.

Antalya Belek'te düzenlenen Akdeniz Ülkeleri Noterlikleri 2. Kolokyumu toplantısına katılan Yargıtay Başkanı Gerçeker, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gerçeker, Engin Ceber'in Metris Cezaevi'nde ölümüyle ilgili 19 personelin geçici olarak görevden alınmasıyla ilgili soru üzerine, bu konuda gelişmelerin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin tarafından açıklandığını hatırlattı.
Yargıtay Başkanı Gerçeker, şunları söyledi:
''Bunlar üzücü, olmaması gereken şeyler. Hiçbir zaman tasvip edilecek, tasvip edilmesi de söz konusu olacak şeyler değil. Ama oluyor. Her toplumda yanlış yapan, doğru yapanların yanında mutlaka çıkıyor. Yargının işlevi, idarecilerin işlevi yanlış yapanların önüne geçmek, yanlış yapan da varsa gereken yaptırımını uygulamaktır.''

Terör olayları

Gerçeker, Aktütün Jandarma Karakolundaki çatışma ve terör olaylarıyla ilgili soru üzerine, terör olaylarının üzüntü verici olduğunu, toplumda büyük yaralar açtığını belirtti.
Terörün kardeşlik duygularını, barış, sevgi, birlik ve beraberlik duygularını temelden sarsmayı amaçladığını dile getiren Gerçeker, şöyle konuştu:
''Bunların bitmesi gerekir. Toplumu, bunun sonu olmadığına inandırmak lazım. Ancak o zaman insanlar maceraya girmekten, yanlış düşünce sahiplerine alet olmaktan vazgeçerler. Devletimizin bütün yetkilileri, kolluk güçleri ve hükümet, bütün güçleri ve olanaklarıyla bu olayı bitirmek için mücadele ediyor.''
Dünyanın her tarafında terör olaylarıyla toplumların doğasında bulunan aykırı düşüncelerin var olduğunu ifade eden Gerçeker, ''Bu sorunların demokratik ortamda, demokratik sistemde halledilmesi gerekir, ancak şiddete başvuruluyor. İnsanlar yaşamını yitiriyor, yaralanıyorlar. Ekonomik sosyal açıdan büyük kayıplara uğruyoruz. İnşallah en kısa zamanda sona erdirilir'' dedi.

Gerçeker, gazetecilerin Aktütün Karakolu'ndaki çatışmayla ilgili yer alan bazı haberlerin ardından askeri mahkemenin yayın yasağı koyduğunu hatırlatması üzerine sözlerini şöyle tamamladı:
''Anayasa'da haberleşme özgürlüğü düzenlenmiş. Ama devletin güvenliği ve genel güvenlik konuları da var. Bu konuda birşey söylemem. Siz aşırı bulabilirsiniz. Başkası normal bulabilir. Bunlar da bir uzlaşma ortamında, demokratik sistem içinde yorumlanabilir. Yanlışlar varsa düzeltilebilir.''


Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler