BDP'den 'tutuklama'larla ilgili kanun teklifi

BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, beş yıldan az süreli hapis cezaları ile para cezası gerektiren suçlarla ilgili tutuklama kararı verilmemesi, bunun yerine adli kontrol kararı verilmesini öngören kanun teklifi hazırladı.
Yayınlanma tarihi: 7 Ekim 2010 Perşembe, 09:03

Geylani, "Keyfi tutuklamalar nedeniyle neredeyse bütün cezaevleri dolup taşmış, cezaevleri adeta ezaevlerine dönüşmüştür" dedi. Geylani TBMM'de düzenlediği basın toplantısında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında bilgi verdi. Türkiye'de mahkemeler tarafından çok sık ve çoğu zaman da keyfi olarak verilen tutuklama kararlarının, istisna ve önlem olmaktan çıktığını, adeta bir kural haline ve cezaya dönüştüğünü vurgulayan Geylani, "Ceza yargılamasında asıl olan yargılamanın tutuksuz yapılmasıdır. Koruma tedbirlerinden olan tutuklama, ceza yargılamasında öteden beri, başta özgürlük, güvenlik ve adil yargılanma konularında temel haklar açısından sorun kaynağı oluşturmaktadır" dedi.

"Cezaevleri, ezaevlerine dönüştü"

AKP'nin iktidarda olduğu son 7 yılda, cezaevlerindeki tutuklu sayısının hükümlü sayısını aştığını vurgulayan Geylani, Adalet Bakanlığı verilerine göre son yedi yılda cezaevlerindeki toplum tutuklu sayısının 338 bini aştığını, buna karşın hükümlü sayısının 267 bin dolaylarında kaldığını bildirdi. Geylani şöyle konuştu:

"Bu rakamlar şu an cezaevinde bulunanların yüzde 56'sının tutuklu olduğunu göstermektedir. Oysaki dünya standartlarında tutuklu ve hükümlü oranlarının üçte biri tutuklu, üçte ikisi hükümlü olarak belirlenmiştir. Keyfi tutuklamalar nedeniyle neredeyse bütün cezaevleri dolup taşmış, cezaevleri adeta ezaevlerine dönüşmüştür. Tutsaklar, yerde dahi yatacak yer bulamaz hale gelmiş, havalandırmalarda, koridorlarda, yemekhanelerde dönüşümlü olarak yatabilmektedirler. Tüm bunlara karşın, AKP hükümeti yaşanan sorunları görmezden gelerek çözümü daha fazla cezaevi inşa etmekte aramaktadır. Oysa halkın beklentisi inşa edilecek yeni cezaevleri değil yaşanan hukuksuzlukları ve keyfi uygulamaları ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılmasıdır."

Geylani tutuklamadan beklenen amaçların, CMK'de 'adli kontrol' olarak adlandırılmış uygulamalarla sağlanabileceği durumlarda tutuklamalarda ısrar edilmesini hukuk içinde açıklamaya imkan olmadığını da söyledi. Geylani, "Bu durum karşısında tutuklu, dava sonunda aklansa bile aklanmanın sevinci ve mutluluğu, uzun tutukluluk dönemi nedeniyle ciddi biçimde gölgelenmekte, tutukluluk ile mahkumiyet arasında bir fark kalmamış olmaktadır" dedi. Tutuklama nedenlerini düzenleyen CMK'daki 'katalog suçlar'ın hem düzenleme hem de uygulama açısından soruna yol açtığını ifade eden Hamit Geylani, "Olası ceza ve güvenlik tedbiri ile ölçülülük konusunda olaya özgü bir irdeleme yapılmamaktadır. Yerleşik uygulama alışkanlığından ötürü katalog suçlar, düzenlemeden çıkarılmalıdır. Ayrıca adli kontrol önlemlerinin uygulanması yükümlülüğü getirilmelidir" diye konuştu.

-TEKLİF NE GETİRİYOR?-

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklik öngören kanun teklifi ise, 'Tutuklama Nedenleri' başlığı altındaki 'katalog suçlar'ı madde metninden çıkarıyor. Ayrıca sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı beş yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğini hüküm altına alıyor. Kanun teklifi, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, üst sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasını da öngörüyor.(ANKA)
EG/ÖMR


11:52 07/10/2010

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.