'Devlet Yardımları' hakkındaki tasarının 1. bölümü kabul edildi

TBMM Genel Kurulunda, temel yasa olarak görüşülen Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun Tasarısının 1. bölümü kabul edildi.
Yayınlanma tarihi: 7 Ekim 2010 Perşembe, 13:07

Tasarı üzerinde CHP grubu adına söz alan Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, tasarıda, tanımlanan görevlerin işlevsel bağımsızlığa sahip bir kurul aracılığıyla yerine getirilmesinin öngörüldüğünü anımsattı. Ancak, bu düzenlemeyle eşine rastlanmayan bir uygulamaya imza atılacağını ifade eden Öztrak, devlet yardımlarını düzenleme, yardımları inceleme, gerektiğinde yardımları durdurma ve geri alma konularında kesin karar yetkisiyle donatılan Kurulun, Hazine Müsteşarlığında kurulduğunu, başına da müsteşara bağlı bir genel müdürün getirildiğini anlattı. Öztrak, ''Oysa, aynı müsteşarlık bünyesinde teşviklerden sorumlu bir genel müdürlük de bulunuyor. Bu durumda müsteşarlığa bağlı bu genel müdürden, devlet yardımlarına ilişkin Hazine Müsteşarlığının yaptığı iş ve işlemleri incelemesi, denetlemesi nasıl beklenmektedir? Atanacak genel müdürün sicil amirinin Hazine Müsteşarı olduğu düşünüldüğünde, bu genel müdürün bağımsız karar alması mümkün mü?'' diye sordu.

Öztrak, geçen yılın ilk yarısında yüzde 11 daralan ekonominin, bu şiddette bir daralmanın üzerine, bu yılın ilk yarısında yüzde 11 büyüdüğünü belirterek, bunun sevindirici olduğunu vurguladı. Öztrak, ancak bu büyüme rakamlarını abartmamak ve istismar etmemek gerektiğini belirterek, ''Çin, küresel krize rağmen 2008'in ilk yarısına göre yüzde 19 büyürken, Türkiye'nin geliri hala 2008'in altındadır. Çin, 100 metre yarışında bize 20 metre fark atmış, Hükümet 20 metre geriden ipi kendinin göğüslediğini iddia ediyor'' dedi.

Hükümetin, Mali Kuralı bir kenara ittiğini, Mali Kuralı çıkarmayarak mevcut mali kuralları da bir kenara ittiğini öne süren Öztrak, orta vadeli program ve orta vadeli mali programın halen olmadığını söyledi. Öztrak, kamu kurumlarına bütçe çağrısı yapılmadığını, bütçenin gizlenerek, saklanarak yapılmaya çalışıldığını öne sürerek, bunun ciddiyetle bağdaşmadığını söyledi.

Öztrak, iktidarın, bir an önce ekonominin gündemine dönmesini ve ekonomide alınması gereken önlemlerin bir an önce yerine getirilmesini istedi. Öztrak, ''Ekonomi yönetimi, mali disiplinin geleceğini Sayın Başbakan'ın iki dudağının arasından çıkan sözlere emanet etmiştir'' iddiasında bulundu.

Ekonomideki kırılganlığın her geçen gün attığını öne süren Öztrak, ''Böyle giderse seçimlerden sonra gelecek iktidar, ateşten gömleği giymek zorunda kalacaktır'' diye konuştu.

''Kadrolaşma"

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan da grubunun görüşlerini açıklarken, devlet yardımlarının izleme ve denetlenmesinin, bir kurul tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Ayhan, ''Yeni bir Genel Müdürlük ve AKP'nin arzu ettiği bir kadrolaşma olacaktır'' dedi.
''Bu tasarının aciliyeti mi var? Komisyonda iki ayağımızı bir pabuca soktunuz'' diyen Ayhan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın, Mali Kural ile ilgili ''sesinin kesildiğini'' öne sürdü. Ayhan, ''Sesinizi kısan ne var, neden vazgeçtiniz?'' diye sorarak, Bakanın konuşmamasının, ızdırap verici olduğunu belirtti. Ayhan, Babacan'ın Meclisi bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.

Mali Kural Tasarısının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla TBMM'ye sunulduğuna işaret eden Ayhan, bakanların bu konuyla ilgili farklı şeyler söylediğini belirtti.

''Birim bağımsız değil"

BDP Grubu adına söz alan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 1995 yılından bu yana Türkiye'de ekonomik kayıplar, devlet yardımları gibi konularda net bir fotoğraf bulunmadığını söyledi. Hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Kaplan, Türkiye'nin ekonomik politika konusunda bir stratejisinin bulunmadığını öne sürdü. Ekonominin canlanmasının toplumsal barışa bağlı olduğunu belirten Kaplan, ''Savunmaya harcanan pay, bu toplumun yaralarını sarmaya yeter'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB'ye yönelik, ''Eğer Türkiye'yi istemiyorsanız çıkın bunu söyleyin. Bizi oyalamayın'' şeklinde eleştiride bulunduğunu anımsatan Kaplan, demokrasi ve hukuk faslı kapsamında hayata geçirilemeyen çok sayıda unsur varken böyle bir eleştirinin yapılamayacağını iddia etti. Kaplan, ''Gizli dinlemelerle mi, hayali çeteler yaratarak mı AB'ye kafa tutacaksınız?'' sorusunu yöneltti.

''Daha etkili hale gelecek"

AKP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan da devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesinin önemine değindi. Tasarıyla, yardımları izleme ve denetleme görevini yerine getirecek yeni bir birim oluşturulacağını belirten Aydoğan, böylece yardımlarla ilgili karar alma ve uygulama sürecinin daha etkin hale geleceğini kaydetti.

Mevcut sistemde devlet yardımlarının farklı kurumlarda ayrı ayrı mevzuatlarla yönetildiğini anlatan Aydoğan, tasarının yasalaşması ile birlikte bu yardımların tek bir merkezden yönetileceğini, bunun da yardımlarda ölçülebilirlik sağlayacağını ifade etti. Halil Aydoğan, yeni düzenlemeyle, mükerrer yardımların da önüne geçileceğini vurguladı.

Türkiye'nin ekonomik politikasına da değinen Aydoğan, AKP hükümetinin ekonomi ve siyasette sağladığı istikrar sayesinde krizin bertaraf edildiğini sözlerine ekledi.
AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı da kriz döneminde Türkiye'nin kredi notunun arttığını söyledi.

Kızılcıklı, ''Mali Kuralımız yok ama 8 yıldır mali disiplinden taviz vermeden ekonomideki bu başarıları yakalıyoruz'' dedi.

''Para verdim"

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Tunceli'de depremde evleri zarar görenlerin kış aylarında açıkta kaldıklarını ve çok zor durumda oldukların ifade etti. Buna dikkat çekmek için Başbakanlığa gittiğini ve bir polisin çelengini arabasının bagajından ''gasbettiğini'' ileri süren Genç, ''Bunun sorumlusu Başbakandır. Benim çelengimi bana geri getirin. Ben ona para verdim'' diye konuştu.

Genç, ''Bu insanlara çare bulunamazsa ciddi bir eylem yapacağım'' dedi.
Kamer Genç, ayrıca bugün KİT Komisyonunun, Başkanlık Divanının kararı olmadan çalıştığını iddia etti.

Bunun üzerine söz alan KİT Komisyonu Başkanı Ünal Kacır, Komisyonun çalışabilmesi için Başkanlık Divanının karar aldığını açıkladı.

Tasarı üzerine söz alan MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, tasarının işlevselliğinin tartışma götürdüğünü ifade etti. Söz konusu tasarıya göre, devlet yardımı denetiminin yalnızca sanayi sektörüne yönelik olduğunu belirten Tanrıkulu, AB ülkelerinde böyle bir ayrımın olmadığını bildirdi. Tanrıkulu, tasarıda, devletin hem yardım veren taraf hem de denetleyen tarafta bulunduğunu, bu durumun çelişkinin oluşturduğunu söyledi.

BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, Türkiye'de artık bazı yardımların ''seçim rüşveti''ne dönüştüğünü öne sürerek, ''Suyu olmayan köye çamaşır makinesi, elektriği olmayan köye buzdolabı yardımı götürüldü'' dedi.

Tasarıya göre devlet yardımlarını denetleyecek birimin bağımsız ve tarafsız davranmasının mümkün olmadığını belirten Yaman, bu konuda endişe ve huzursuzluğun hakim olduğunu iddia etti.

AKP İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişci ise tasarıyla, devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesi konusunda AB'ye uyum sağlanacağını söyledi. Yemişçi, tasarıda devlet yardımlarının hangi hallerde verileceğinin ayrıntılı olarak ele alındığını, piyasa işleyişini bozacak girişimlerden kaçınıldığını ifade etti. Yemişci, tasarının tarım, balıkçılık ve hizmet sektörü dışındaki tüm sektörleri kapsadığını kaydetti.

Görüşmelerin ardından tasarının 1. bölümü kabul edildi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, 12 Ekim Salı günü toplanmak üzere birleşimi kapattı.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.