'İnsan haklarını 1930'lu yıllarla mukayese etmek haksızlıktır'

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, dünyadaki bütün ideolojilerin olduğu gibi Büyük Önder Atatürk'ün 1930'lu yıllarda kurduğu sistemin de bugün hala gelişmeye açık olduğunu belirterek, ''Bugün gelinen noktada, demokrasi ve insan haklarını 1930'lu yıllarla mukayese etmek haksızlıktır'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 30 Ekim 2010 Cumartesi, 16:14

ÇYDD Antalya Şubesince, Cumhuriyet'in kuruluşunun 87. yıl dönümü dolayısıyla Uygulama Oteli'nde panel düzenlendi.

Panelde konuşan ÇYDD Genel Başkanı Çelikel, Cumhuriyet'in, kazanımları ve sağladığı devrimlerin yanı sıra toplum için en önemli aydınlanma biçimi olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in, Türkiye'ye insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğünü ve kadın haklarını getiren temel unsur olduğunu kaydetti.

Dünyada 20. yüzyılda birçok devrimcinin fikirleriyle birlikte ortadan kalktığını ifade eden Çelikel, Büyük Önder Atatürk'ün, Türkiye'ye çağdaşlık, modernlik ve aydınlanma getiren Cumhuriyet ile ortadan kalkmayan tek devrimci olduğunu söyledi.

Atatürk devrimlerinin, içinde bulunduğumuz çağın en önemli çağdaşlaşma ve modernleşme projesi olduğunu kaydeden Çelikel, şöyle konuştu:
''Bütün ideolojiler, gelişmelere açıktır. Atatürk'ün 1930'lu yıllarda kurduğu sistem de gelişmeye açıktır. Bugün geldiğimiz noktada, demokrasi ve insan haklarını 1930'lu yıllarla mukayese etmek haksızlıktır. Elbette hatalar vardır ancak 600 yıllık bir bir sistem ve anlayıştan sonra demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan ve kadın haklarına değer veren bir anlayışı kurmak, olağanüstü bir olaydır. O günlerin koşulları göz önüne alınmadan günümüzde Cumhuriyet yeni arayışlarla sürekli eleştiriliyor. Eleştiren ve bu yanlışlığı tayin etmekten uzak olan kesimlere, AKP'nin koltuğu altına girmek de kolay gelmiştir.''

Çelikel, Türkiye'de insan hakları ve düşünce özgürlüğünün, AB Uyum Yasaları'nda da yer almasına karşın uygulanmadığını savunarak, ''Düşünce özgürlüğü yasalarda var ama birçok gazeteci, yazdıkları için Ergenekon davasında yargılanıyor. Türkiye olarak biz, Batı'nın birkaç asırdır yaşadığı düşünce ve ifade özgürlüğünü halen hazmetmiş değiliz'' diye konuştu.

Atatürk'ün, 1930'lu yıllarda cehaletin fazla yaşandığı dönemde Cumhuriyet devrimlerini ve uygulama iradesini ortaya koyduğunu belirten Çelikel, ''AKP döneminde, AB Uyum Yasaları ile birçok değişiklik oldu ama yasaların toplumda benimsenmesi için uygulayıcıların bunları içselleştirmesi gerekiyor'' dedi.

Demokrasinin, bütün hayat ilişkilerini içine alan bir yaşam biçimi olduğunu, buna karşın siyasal iktidarın çoğunluk anlayışı nedeniyle laik sistemin dışında dinsel dayatmalar yaptığını ileri süren Çelikel, yargının da siyasallaştırılmaya çalışıldığını savundu.

Çelikel, sözlerini şöyle tamamladı:
''TBMM de yetkisini Anayasa'dan alıyorsa, mahkemeler de yargı da Anayasa'dan aldığı yetkiyi kullanıyor. Hukukta milli irade diye bir kavram yoktur. Çoğunluğu olan ülkeyi idare edecek ancak yargı denetimi altında idare edecektir. Demokrasi, hukukun üstünlüğü ile iç içedir. Bağımsız yargı olmalıdır. Yargı, cemaatler ve siyasetin baskısı altında olamaz. Bugün Türkiye'de yargının siyasallaşması yaşanıyor. Siyasallaşan yargıda, durup dururken eviniz baskına uğrayabilir, bilgi alma adına baskı altına alınmaya çalışılabilirsiniz. ÇYDD şubeleri bunu yaşadı. Bizim yine tek güvencemiz yargı ve demokrasidir. Yargıyı daha iyi yere götürmeliyiz.''

Çelikel ve ÇYDD Şube yöneticileri, derneğin merhum eski genel başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'ın Atatürk Parkı girişindeki heykeline çelenk bıraktı.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.