Kapat

Son Haberler

A+ A-

Ülkemizde Çocuk ve Gençlere Cinsel Taciz Konusu

Yayınlanma tarihi: 3 Kasım 2008 Pazartesi, 07:04

Vakit gazetesi yazarının 14 yaşında bir kıza cinsel tacizi, günlerdir basınımızda tartışılıyor. Bu konu, doğrudan çağdaş psikiyatri alanında ele alınan ve gerçekten tüm toplumun tepki göstermesi son derece önemli olan bir sorun.

Neden tüm toplumun tepki göstermesi gerekiyor?

Kuşkusuz bu tür olayları yaşayan bir çocuk, içinde bulunduğu koşullara, kişiliğine, zekâ düzeyine, olayların tekrar etme olasılığına göre farklı şekillerde etkilenir. Genelde bu olaylar kurbanı olaydan hemen sonraki yakın dönemde olumsuz etkiler. Şok, korku, dehşet içinde kalma, sinirlilik, kızgınlık-öfke, kafa karışıklığı, kendini suçlama, bazı sahnelerin tekrar tekrar zihninde canlanması gibi belirtiler yanı sıra, uyku bozuklukları, kâbuslar, irkilme ve psikolojik kaynaklı bedensel şikâyetler, içe kapanma, insan ilişkilerinde güçlükler, insanlara/kendine güven duygusunun azalması, güçsüzlük ve yetersizlik duygularının gelişimi en sık bilinen belirtilerdir.

Ama bu tip olayların bir de uzun dönem etkileri var ki kurbanın tüm yaşamını yönlendirebilir. Kendine ve topluma özsaygısını ve kontrolünü yitiren kurbanlarda ileriki yıllarda suç işlemeye yatkınlık, uyuşturucu-uyarıcı madde kullanımı, okulu ve işi terk etme, intihar eğilimi ve depresyonun gelişme olasılıkları hep çok yüksek bulunmuştur. Psikiyatri kitapları, kız ya da erkek, bu kurbanların ileriki yaşantılarında bir uçta aşırı cinsel yaşantıya, özellikle fahişe davranışlarına itilme örnekleriyle doludur. Ya da diğer uçta bu kişilerin artık normal cinsel faaliyetlerden zevk almaması, cinsel yaşamdan kopması veya cinsel işlev bozukluklarının gelişmesi söz konusudur. Cinsel tacize uğrama ile intihar etme arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bu nedenle cinsel taciz olayını sadece bireysel bir ahlaksızlık olarak değerlendiremeyiz. Bu, tüm toplumun duyarlı olması gereken, çocuklarımızı korumamız adına önemli bir sorumluluktur.

Hangi eylemlere cinsel taciz denildiğini de doğru olarak tanımlamak gerekiyor. En basit tanımla cinsel taciz, henüz onay verme yetisine, engel koyma gücüne sahip olmayan kız ya da erkek bir çocuğun/gencin cinsel davranışa zorlanması veya en az 5 yaş büyük bir insanın cinsel istekleri doğrultusunda onunla cinsel davranışta bulunmasıdır. Bu kişinin çocuğu/genci kandırarak, zorlayarak, para vs. vererek giysili-giysisiz şekilde göğsüne, kalçasına, genitallerine dokunması, okşaması, seyretmesi, karşısında mastürbasyon yapması, pornogrofî veya benzeri cinsel faaliyette bulunması, cinsel organlarına bir cismi ya da organını koyması demektir.

Hangi insanlar cinsel tacizde bulunur? Çağdaş psikiyatri alanında ülkemizde ve dünyanın her köşesinde sayısız araştırma yapılmıştır. Tartışma gerektirmeyecek kadar açık olan nokta, bu kişilerin psikiyatrinin konusu içine giren bir çeşit ruh hastaları oldukları gerçeğidir. Ancak ülkemiz için daha tehlikeli olan yön, dinsel baskıların giderek egemen olduğu ülkemizde, bu alanlarda hızlı bir bozulma eğiliminin de gözlenmesidir. Örneğin küçük yaştaki kızların cinsel yaşama sokulmasının iki kişiyi ilgilendiren özel faaliyetler gibi savunulması, hatta İslam şeriat kurallarının gereği gibi değerlendirilmesidir. Büyük olasılıkla ruhsal problemleri olan bu gazete yazarı, dinsel söylemlere sığınarak hastalıklı düşüncelerini topluma sürekli şekilde yaymakta ve bu söylemler basın yayın organları yoluyla her gün evlerimizin içine normal bilgi olarak girmektedir. Din gibi son derece hassas bir konuda, din adına söylenen ve yapılanların, pek çok çevrede tartışmasız kabul edildiğini, onaylandığını, buna eğilimi olan ya da olmayan çok sayıda insanı cesaretlendireceğini ve onlara örnek oluşturduğunu bilmemiz gerekir.

Cinsel taciz olayları kuşkusuz dünyada pek çok yerde hasta ruhlu insanlar tarafından devam ediyor. Bir kısmı tedavi ediliyor, bir kısmı çocuk ve gençlerin tüm yaşamını zehirlemeyi sürdürüyor. Ancak toplumsal tutumu ile bunu onaylamayan, bu kişileri dışlayan, halkını bilinçlendiren ülkelerde çocuk ve gençler korunuyor ve çok daha olumlu sonuçlar alınıyor.

(Prof. Dr. Aysel EKŞİ, Psikiyatrist)

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler