"Acil müdahalede hedefimiz dünya birinciliği"

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bölgesel ve ulusal ölçekte acil müdahale planlarının yürürlüğe girmesinin, yoğun tanker trafiği nedeniyle risk altında bulunan Türkiye'nin kazalara hazırlıklı olmasının yanı sıra etkin müdahalesinde de önem taşıdığını söyledi.
Yayınlanma tarihi: 24 Kasım 2010 Çarşamba, 12:02

Bakan Eroğlu, Hilton Oteli'nde düzenlenen ''Ulusal ve Bölgesel Acil Müdahale Planlarının Hazırlanması Projesi''nin kapanış toplantısına katıldı. Eroğlu, deniz ve kıyılarda meydana gelebilecek petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenme olaylarına zamanında ve etkin müdahalede bulunabilmek amacıyla hazırlanan altı bölgesel, bir ulusal acil planla ilgili bilgi verdi.

Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ifade eden Eroğlu, canlı hayatın ve kirlenmeye karşı suların korunmasının önem taşıdığını, ancak yoğun deniz trafiği nedeniyle kazaların riski de beraberinde getirdiğini vurguladı. Türkiye'nin kıyı şeridinin 8 bin 333 kilometre olduğunu belirten Eroğlu, ülke denizlerinin yüksek verimliliği, ekonomik değeri, ekolojik ve biyolojik özellikleriyle Marpol Sözleşmesi kapsamında hassas alanlar olarak nitelendirildiğini bildirdi.

İstanbul Boğazı'ndan yılda 60 bin, Çanakkale Boğazı'ndan ise yılda 55 bin geminin geçtiğine dikkati çeken Eroğlu, bunun ciddi riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Bakan Eroğlu, bu nedenle gerek kıyıdaş ülkeler gerekse buradan geçiş yapan bayrak devletlerinin deniz kirliliğine karşı çok daha duyarlı olmalarının önemli olduğunu ifade etti.
Özellikle Marmara ve Boğazlar'da 1960 yılından bugüne kadar 6 büyük kaza yaşandığını anımsatan Eroğlu, bu kazalarda koordinasyon sıkıntıları oluştuğunu ve zararların da tazmin edilemediğini dile getirdi.

Eroğlu, bu çerçevede Türkiye'de çevrenin sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla çıkarılan 2872 sayılı Çevre Kanunu ve 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun ile 5312 sayılı Kanun'un uygulama yönetmeliğinin önemli yer tuttuğunu ve büyük bir boşluğu doldurduğunu belirtti.

''Hedefimiz dünya birinciliği"

Kazalar sonucu oluşan petrol ve diğer zararlı madde kirliliğine etkili müdahalenin kurumlar arası işbirliği içinde yapılmasının ancak acil müdahale planlarıyla sağlanabileceğine işaret eden Eroğlu, ''Bölgesel ve ulusal ölçekte acil müdahale planlarının yürürlüğe girmesi, yoğun tanker trafiği nedeniyle risk altında bulunan Türkiye'nin kazalara hazırlıklı olmasının yanı sıra etkin müdahalesinde de önem taşıyor'' diye konuştu.

Eroğlu, 19 Ocak 2010'da ''Orçun-C'' adlı kuru yük gemisinin İstanbul Filyos açıklarında şiddetli fırtına nedeniyle karaya oturduğunu ve 96 ton fuel oil ile 25 ton dizelin denize döküldüğünü hatırlatarak, bu kazada acil müdahale planlarının tamamlanmamasına rağmen proje çerçevesinde alınan eğitimler sayesinde 5312 sayılı Kanun'un işlediğinin tecrübe edildiğini kaydetti.

Bu kanunun genel koordinasyonun yanında ulusal ve bölgesel acil müdahale planlarının hazırlanması görevini Çevre ve Orman Bakanlığına verdiğini söyleyen Eroğlu, bu kapsamda TÜBİTAK MAM ile yürütülen projenin, 1 Eylül 2008'de başlayıp 1 Eylül 2010'da tamamlandığını ifade etti. Projenin hazırlanması sırasında başta AB ülkeleri olmak üzere birçok ülkenin acil müdahale planlarının incelendiğini vurgulayan Eroğlu, proje kapsamında belirlenen 6 bölgede birer masa başı tatbikatı, Çanakkale'de uygulamalı bölgesel, Antalya'da da uygulamalı ulusal tatbikatın yapıldığını aktardı.

Acil müdahale konusunda hedeflerinin dünya birinciliği olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, ''Dünyada acil müdahale konusunda en başarılı ülke Türkiye'dir diyebilmemiz lazım. Hedefimiz bu olmalı. Bu konuyu en iyi şekilde formüle edecek, bir takım zararları önleyecek ve hasarların tazminini süratle alacak bir noktaya gelmemiz şart. Bunu başaracak kapasitedeyiz. Diğer ülkelerin bizi örnek alması gerektiği kanaatindeyim'' diye konuştu.

''Yoğun gemi trafiği risk yaratıyor"

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Arif Adlı ise Türkiye için son derece önemli bir projeyi daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, ''Yoğun gemi trafiği ülkemiz için risk yaratıyor. Denizlerimizden büyük tonajlı gemilerin de geçmesi, önlem almamızı zorunlu kılıyor. Bu projede de denizlerimiz ve kıyılarımızın korunması için son derece önemli'' dedi.

Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu da hızla kirlenen doğal kaynakların başında suların geldiğini, denizlere bırakılan zararlı atıkların canlı hayatını da olumsuz etkilediğini ve bu durumun tedbiri zorunlu kıldığını belirterek, Müsteşarlık olarak konuyla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Toplantıya, Genelkurmay Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yetkililer ve kıyı illerinin valileri de katıldı.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.