Son Haberler

'İstenmeyen yazar'a tepkiler

İstanbul'da bugün başlayan "Avrupa Yazarlar Parlamentosu"na onur konuğu olarak davet edilen Nobel ödüllü yazar Sir Vidiadhar Surajprasad Naipaul'un 'istenmeyen yazar' ilan edilmesine yazar ve şairler tepkili.
Yayınlanma tarihi: 25 Kasım 2010 Perşembe, 09:37

Şair Ahmet Telli, “Bir ülkede demokrasi ne kadar zayıfsa cadı kazanı da o kadar kaynatılır. Hem yazar olup, hem de yazarlık ahlâkından uzak insanların cephe oluşturmasını gerçekten nefretle ve utançla karşılıyorum” derken, şair Abdullah Nefes, “Kişinin düşüncesiyle baş edemiyorsanız böyle yöntemlere başvurur; ‘istenmeyen adam’ ilan edersiniz. Bu işte zıplayanlar Türk aydınları falan değildir. İslamcı zihniyete sahip, dine, eskiye yaslanmış kafalardır bunlar” görüşünü dile getirdi.

Yazar ve şairlerin görüşleri şöyle:

Abdullah Nefes (şair): Bir yazar eğer sizin ülkenize gelecekse, söyleyeceklerini söyler, onun düşüncelerine katılmıyorsanız, düşünce platformunda kavga edersiniz. Ancak kişinin düşüncesiyle baş edemiyorsanız böyle yöntemlere başvurur; “istenmeyen adam” ilan edersiniz. Bu işte zıplayanlar Türk aydınları falan değildir. İslamcı zihniyete sahip, dine, eskiye yaslanmış kafalardır bunlar. Çağımızda bu tür durumlarla karşı karşıya kalmak yüz karasıdır, terbiyesizce bir şeydir. Tüm bunların altında tahammülsüzlük vardır. Dinin baskıladığı tahammülsüzlük... Bir şey üretememenin şaşkınlığı ve çaresizliği de...

Ahmet Telli (şair): Bir ülkede demokrasi ne kadar zayıfsa cadı kazanı da o kadar kaynatılır. Yazar kimdir? Nasıl bir yazın kişiliği ve kimliği taşır? Yazar hiç kimseye karşı sorumlu değildir. Yazara görev verilmesi ya da bir tür inanca yönelik üretim yapması gibi saçmasapan bir duygu ve düşünce ile karşıt cephe oluşturmak ancak demokrasisi zayıf ülkelerde mümkündür. Bu bakımdan hem yazar olup, hem de yazarlık ahlâkından uzak insanların cephe oluşturmasını gerçekten nefretle ve utançla karşılıyorum.

Vecihi Timuroğlu (yazar): Tarihin sınıflar kavgası vardır. Bir sanatçı, aydın, egemen belli sınıfın inançlarına, bilgi birikimlerine ters düşüyorsa, tarih bunları evrensel değer olarak görür. Bu bir sınıfsal yansımadır, başka türlü düşünülemez. Her insanın, insani değerlerin evrensel önemi vardır. Eleştirdiği her neyse, ister töre olsun, ister yasa, kurum, insani olması önemlidir.

‘Sanatçının hırpalanmasına karşıyız’

Tarık Günersel (şair): Naipaul’un davet edilmesi ve bu davete icabet etmesi verimli bir buluşma ve sohbet imkânı. Elbette her din ve ideoloji gibi İslam da her bakımdan (tezleri ve uygulamaları ile) eleştirilebilir, eleştirilmelidir ve eleştirilmektedir.

Tahsin Yücel (yazar): Milyonlarca insanın bağlandığı bir dini bu kadar aşağılamak güzel bir şey değil. Yani çirkin ve tutarsız.

Kemal Ateş (yazar): Yazarları, şairlerin, sanatçıların kimi zaman bir konuya ilişkin farklı çıkışları, tepkileri olabilir. Bir zamanlar Aziz Nesin, “Türk milletinin yüzde 60’ı aptaldır” demişti. Herkes Nesin’in üzerine yürümüştü. Ama şimdi, “Nesin az bile söylemiş” deniyor. Bugün yapılan eleştiriler kimi zaman sevimsiz gelebilir. Zamanla anlamaya başlarız kimi sözlerin aslında ne anlama geldiğini. Ben ne olursa olsun aydınların, yazar, bilim adamı, şair, sanatçı, görüşlerinden öte hırpalanmasına karşıyım.

A+ A-
Cumhuriyet İMECESİ