'Seyircinin sahaya verdiği enerji, takımdaki kırılmayı fazlalaştıracak gibi'

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, takımın son 3 sezondur beklentiyi karşılayacak bir performans sergileyememesinin taraftar dahil herkeste bir sıkıntı yarattığını belirterek, bazı oyunculara gösterilen tepkilerin de bundan kaynaklandığını kaydetti.
Yayınlanma tarihi: 25 Kasım 2010 Perşembe, 15:18

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin bugün yaptığı antrenman sonrası Can Bartu Tesisleri'nde basın mensuplarıyla bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi.

Bucaspor maçının ardından yapılan basın toplantısında gergin göründüğünün hatırlatılması üzerine, taraftarların bazı oyunculara tepki göstermesine dikkat çeken Kocaman, ''Fenerbahçe'de bazı şeyler son sezonlarda istediğimiz gibi gitmiyor. Son 3 sezondur yaşanan sıkıntılar ve geçen sezon son haftada kaybedilen şampiyonluktan sonra herkesin hoşgörüsünde bir azalma var. Bu stada da yansıyor. Oyuncularla ilgili tasarruflar transfer döneminde yapılır. Oyun oynanırken seyircinin bazı oyuncular için sahaya verdiği enerji, zaten geliş gidişleri olan takımdaki kırılmayı biraz daha fazlalaştıracak gibi geliyor'' dedi.

Kendisinin eski bir futbolcu olarak oyuncuların psikolojisini iyi anladığını anlatan Kocaman, ''Oyuncular, saha içinde operasyondayken daha fazla destek bekler. Hep böyle olur. Meydana gelecek olumsuz şeyler onları geri çekiyor. Maç içinde her an kırılma olabilir. Bizim en büyük desteğimiz taraftar. Kararların verilme anı oyunun içindeki anlar değil, transfer zamanıdır. Seyircinin tepkisini de anlayabiliyor, nedenlerini biliyorum. Ters elektrik geldiği zaman, kırılma eşiğimiz düşebilir. Bucaspor maçı sonrasında da tatsızlık buydu'' diye konuştu.

Teknik adam, Fenerbahçe takımını arka arkaya maçlar kazanarak şampiyonluğa ulaşmasının yaşanan psikolojik durumun düzelmesi için en önemli ilaç olacağını dile getirerek, ''Bu psikolojinin düzelmesi için başka ilacımız yok. Takıma olan güvenin artmasıyla biraz daha hoşgörünün olduğu bir ortam o zaman meydana gelir'' ifadelerini kullandı.

"Şampiyonluğun en büyük adayı Fenerbahçe"

Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin gelecekteki performansıyla ilgili beklentilerini de şöyle anlattı:
''İlk yarıyı lider de bitirebiliriz, liderin birkaç puan gerisinde de tamamlayabiliriz. İkinci yarıda takımımızın bir adım daha yukarı çıkacak kalibrede olduğunu düşünüyorum. Takım savunması anlamında bir adım öne çıkacağımızı tahmin ediyorum. Şampiyonluğun en büyük adayının Fenerbahçe olduğunu düşünüyorum. Bunu bir futbol adamı olarak, olaylara bakarak söylüyorum.''


"Takım hüviyeti arayışındayız"

Aykut Kocaman, Fenerbahçe takımının özellikle deplasman maçlarındaki performansının eleştiri alması konusunda, giderek bu konuda iyileşme gösterdiklerini söyledi.

Deplasman maçlarında giderek oyun kontrolünü kendi ellerinde tutmaya başladıklarını belirten sarı-lacivertli teknik adam, ''deplasman maçlarında gerçek hüviyetimizi bulma arayışındayız. Önümüzdeki İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçına da bu enerjiyle çıkacağız'' derken, skoru koruyamama sorunuyla ilgili olarak ise ''Gol bulunca temponun düşmesi normaldir, ama rakibe de maçı alamayacağını hissettirmek gerekir. Büyük takımın sistemi budur. Oyunun kontrolünü elimize alma çabasında hiçbir şikayetim yok. Basit hata oranı artınca rakip kolay geliyormuş gibi gözüküyor. Temel problem burası'' ifadelerini kullandı.

"Hücumdaki kadar savunmada da etkili olmak istiyoruz ama..."

Fenerbahçe'nin hücumdaki tüm gücüne karşın savunmadaki zaaflarının dikkat çektiğiyle ilgili bir soru üzerine Kocaman, şunları söyledi:
''Sorunlar var. Kaynağını söylemek, oyuncularıma karşı hiç yapmadığım bir şey. Temel problemi söyleyerek kenarından dolaşmaya çalışıyorum. Tehlikeli bir iş çünkü bu. Bu sene çok gol atıyoruz. Sahayı geniş kullanmak ve çok hızlı oynamak gerekiyor. Yerleştirmeye çalıştığım sistemin bir takım gelişmelerini izlerken, bir takım şeylerden de fedakarlık yapmak zorunda değiliz. Ama yine de bazı şeylerin geride kalması olağan. İçerde oynadığımız maçların ilk bölümlerinde oyun hızının standart üstü olduğu gözüküyor. Bunlar olurken savunma da olağanüstü olsun istiyorum, ama bunun problem yaratması kadar normal bir şey yok. Takımda gol atmaya yönelik bir refleks var. Geçmişte 103 gol attığımız sezonda da 38 gol yenmişti. Şampiyon olunacaksa bu sorun değil. Genel gidişata gerekçe olsun diye söylemiyorum. Bu hızlı hücum oyunu içine savunmada biraz zaaf olması çok anormal bir durum gibi gözükmüyor.''

Oyuncularının hem hücumda, hem de savunmada iyi oynama isteğinin bulunduğunu, ancak bunu başarmakta sıkıntıları olduğunu ifade eden sarı-lacivertli teknik adam, ''Kora kor ikili mücadele vermek ile bunun için çalışmak arasında ciddi fark var. Başarılı olduğumuzu söyleyemem. Bu halimizle bile ligin en fazla top kazanan takımıyız. İkili mücadelede biraz daha fedakarlıkla daha da bu sayıyı artırabiliriz. Niyetlerinin ve gayretlerinin iyi olduğunu görüyorum. Belki biraz daha kuvvet çalışmaları yapmalıyız'' şeklinde konuştu.

"Sakatlıklar etkiliyor"

Fenerbahçe takımının iyi gittiği bir dönemde, bir anda stratejik noktalardaki oyuncularının sakatlanmasının kendilerini etkilediğini anlatan Kocaman, ''Şimdi söyleyemeyeceğim, belki de hiçbir zaman söylemeyeceğim bir takım sorunlar da var. Sakatlıklar nedeniyle bazı oyuncuların bir anda ayrılması sonrası, hazır oyuncu eksikliğimiz oldu'' dedi.

Türkiye'de kas sakatlıklarının artmasıyla ilgili, Fenerbahçe için bu durumun geçerli olmadığını anlatan Kocaman, ''Bizim en büyük derdimiz bağ sakatlıkları oldu. Bu sakatlıkların oluşmasında yanlış antrenmanlara pay vermek olduğu kadar, oyuncuların özellike kendilerine biraz daha dikkat etmelerine eşit pay vermek lazım. Dışardan yanlış saptamalar yapılıyor'' diye konuştu.

Schuster'in yorumuna değindi

Beşiktaş Teknik Direktörü Bernd Schuster'in, ''Türkiye'de hala 1960'lı yılların futbolu oynanıyor'' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Aykut Kocaman, şöyle konuştu:
''Fenerbahçe'de çalışmadan önce çeşitli takımlarda teknik direktörlük yaptım. Zaman zaman röportajlarda, maç sonu toplantılarda dillendirdiğim şeyler vardı. Ben de Türkiye'de oyununu, son dönem hariç, daha fazla bozma bölümünün gündemde olduğunu, oynama bölümünün daha az olduğunu düşünüyordum. Bir kaç takım bunu bozmaya başladı. Önemli bir gelişme. Tam o cümlelerle olmasa da genel olarak futbolu bozmaya yönelik oyunun daha yoğun şekilde antrenörler tarafından dizayn edildiğini düşünüyorum. Oyunu yapmak zordur, çünkü oyun şeklini düşünmeye yönelik hamleler gerektirir. Ama bozmak çok daha kolay. Ben de son 2 seneye kadar bozma yönünün Türkiye'de daha fazla olduğunu düşünüyorum. Artık futbolu plan dahilinde oynamak isteyen daha fazla takımlar oluşmaya başladı. Eskiden 4 büyük takım oynamak isterdi. Şimdi daha fazla takım başladı buna. Futbolumuz adına önemli bir gelişme.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.