En acımasız tür: İnsan

William Golding’in unutulmaz romanından uyarlanan dram, yazarın dehşet verici, hepimizin içinde bir canavar gizli tezini başarıyla kanıtlıyor.
Yayınlanma tarihi: 25 Kasım 2010 Perşembe, 22:01

Dünya savaşının eşiğindeyken otuz İngiliz öğrenciyi taşıyan uçak ıssız bir adaya düşer. Yanlarında hiç yetişkin bulunmayan çocuklar başlarının çarelerine bakmak, yaşamda kalmak zorundadırlar. Disiplin ve kurallar olmayınca da içlerindeki vahşi yan birden ağır basmaya başlar, birbirlerine kötü davranmaya, birbirlerini aşağılamaya girişirler.

Biz İngiliziz, kesinlikle vahşi değiliz deseler de aralarında gruplaşmalar gelişir. Bir şef seçip adayı keşfe çıkarlar. Avcılar grubu avlanarak yiyecek sağlar.

Herşey daha da kötüye doğru gidiyordur. Çocuklar denizden gelecek bir canavarın varlığına inanmaktadırlar. Avcılar güçsüz olanları canavardan koruma sözü verirler. Avcılar o denli vahşileşirler ki dönüşü olmayan bir yola girerler. Uygar ve insan kalmaya çalışanların üstünde ağır baskılar kurup terör yaratırlar.

Uygarlığın, yasanın, kuralların olmadığı bir ortamda insanın nasılda değişebileceğini, acımasız olabileceğini yetkinlikle işleyen yapım, Hollywood karşıtı yaklaşımıyla, yenilikçi anlatım biçemiyle sinemanın klasikleri içinde yerini aldı.

Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı)

Yönetmen: Peter Brook
Oynayanlar: James Aubrey, Tom Chapin, Hugh Edwards,
Roger Elwin, Nicholas Hammond/ 1963, 90 dakika, A.E. Film.
Format: Dvd.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.