İnsansız dünya, dünyasız insan

Yayınlanma tarihi: 29 Kasım 2010 Pazartesi, 13:59

Düşüncenin hayallerine “inanç” demek istiyoruz. Dinsel bir inanç değil söz konusu edilen, onun da kapsanabileceği ama ondan temelde farklı bir inanç. İnsana, dünyaya ve “insan ile dünyanın” birlikteliğine duyulan bir inanç. Yaşamı tümden öte-dünyaya taşımayan fakat dünyanın içinde insan-oluşu olumlayan, dünya-için yaşamayı anlatan bir varoluş durumu. Öte-dünyaya inancı dışlamaktan ziyade onun bütün inancı ve dünyayı tüketmesine, insan ile dünya arasındaki uçurumu [adaletsizlik, anlamsızlık uçurumunu] meşrulaştırmasına karşı çıkan bir yaşama hali.

Dünya-için(de) yaşamak maddenin düşkünleştirici yasalarına boyun eğmek olarak algılanabilir. Hatta bir haz yaşantısına ya da itki ve içgüdülere yönelik bir övgüye işaret ediş gibi de görülebilir. Burada söylenmek istenen bunların uzağında kalıyor. Biz dünya ile birlikte olan bir insandan ve insan ile birlikte olan bir dünyadan söz etmek istiyoruz. Bu istekte tüketim uçurumuna ya da iktidarların insanın anlamını unuttukları görünüşte liberal ya da demokratik güce tapınmanın hiçbir biçimi yoktur. Bahsedilen tapınışlar gerçekliğin zorunlu parçaları olabilir ama insan ile dünyanın sahici bir birlikteliğinde bunlara yer yoktur.

Şu anki dünya sistemi –adına ne denirse densin- varoluştan insan ile dünyanın birlikteliğine olan inancı söküp almıştır [kim bilir belki de öte-dünyaya şiddetle tutunmanın ölçüsüzce artması bundandır]: İnsan dünyadan, dünya da insandan uzaktadır ya da daha keskin bir söyleyişle “insansız dünya” ile “dünyasız insan” yer değiştirip durmaktadır. Gündelik yaşamında dünyanın tam ortasında çıkar, ekonomik güç, zafer, intikam, şiddet ve egemenlik peşinde koşan ve kendini unutan insan; hafta sonlarında, uzun tatillerde, kimi zaman müzik dinler ya da sinema izlerken, yakınlarına suçluluk ve sorumluluk belirtileri sergilerken, çocuklarını yetiştirmeye çalışır ya da geçmişini düşünürken birden insanlaşmakta, ama tam da bu nedenle dünyanın dışında kalmaktadır. İnsana dönüşen bir canavar ile canavara dönüşen bir insan aynı bedeni paylaşmak zorundadır. Ama aynı dünyayı, aynı ruhu, daha önemlisi aynı gerçekliği paylaşamazlar: böylece dünyanın dışında kalmış insan kendi gerçekliğini hayal etmeye başlar!

Düşüncenin bir hayalinin olması ne demektir? Düşüncenin bir hayalinin olması demek düşüncenin var-olanın [mevcut dünya sisteminin] sınırında kendi güçsüzlüğünü/çaresizliğini deneyimlemesi demek olabilir mi? Düşünce, insanla arası açılmış bir dünyada bir hükmü olmadığını anlar, şimdi gerçekleşmeyeceğinin bilinci içerisinde, yaşamın hemen sınırında yok olur. Tıpkı dünyanın içine çıktığında canavarlaşan o insanın insanlığının ansızın yok olması gibi. Fakat bu bir maddenin yok oluşu değildir, geri-döndürülemez bir ölümden farklıdır. Hayalin gerçekleşmemesi kaçınılmazca bizi acıtır ama düşünce hayalinin gerçekleşeceği umudundan vazgeçmez. Düşünce dirilir ve umut bizi “inanç” denen o büyük duyguya çeker. Her şey bitmiş değildir, düşünce yeniden yeni bir gelecek için hayal kurar. Ama bu inanç insanın her gün yaşadığı bölünme yüzünden katılaştığında, karamsarlık sorgulamaktan yoksunluğa ve her şeye katlanan bir kader anlayışına dönüştüğünde düşünmekten ve hayal etmekten bir kaçış başlar. Düşünce insanın ve dünyanın birlikteliği için hayal kurmayı bıraktığında direniş sona erer. İnsan bir öte-dünya elde etmiştir kendi iç-dünyasında ama gerçek dünya insanını tümden yitirmiş ve anlamsızlaşmıştır. Biz burada bu türden bir yitime ve tanrısal anlamsızlığa açılmıyoruz. Gelecekte bir gün hayallerimizin gerçekleşebileceğine olan inanca, insan ile dünyanın birlikteliğine duyulan bir arzuya açılıyoruz. Aynı bedeni ve aynı ruhu, dünyanın içinde gerçek bir insan olarak ve bir canavara dönüşmeden var edebilme arzusunu izliyoruz. En çok da bu zamanlarda hayal etmeyi ve ona tutunmayı hatırlamamız gereken arzuyu seziyor, yaşamsal direnişimizin ve dünyamızın en yakın kalbinin atışını dinliyoruz. Sabreden ama ölmeyi beklemeyen, yazgıyı kabul eden ama ona teslim olmayan özgür bir inancı soruşturuyoruz…


Volkan Çelebi

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.