Hikaye...

Yayınlanma tarihi: 30 Kasım 2010 Salı, 07:01

Bazen bir sözcüğün anlattığını sayfalar dolusu yazı anlatamaz. ‘Hikâye’ sözcüğü çoğunlukla bir yazı türü olarak karşımıza çıkar. Türkçe karşılığı ‘öykü’dür. Konumuz bu değil. ‘Hikâye’, dilimizde bir de ‘Aslı olmayan söz, olay’ anlamında kullanılır ki boş konuşmaları anında keser, etkisizleştirir.

Başbakan’a pankart açtı diye 18 öğrenciye 15’er ay hapis cezası verildi. Ardından, ‘Demokrasi ve insan hakları yükseliyor!’ sesleri geliyor…

-Hikâye…

Memuruna, işçisine asgari ücreti çok görenler, onları sendikasızlaştıranlar dönüp memur, işçi dostu kesiliyorlar…

-Hikâye…

Borsa yükseldikçe geçim sıkıntısından ezilenlere, ‘Kalkınıyoruz! Zenginleşiyoruz!’ naraları at, nurlu ufuklar vaat et…

-Hikâye…

Başın sıkıştıkça, ‘demokrasi’yi ağzından düşürme. Hatta, ‘demokrasi kahramanı’ olduğunu yay. Haksız yere hapis yattığını say…

- Hikâye…

Onu dinlediler, bunu dinlediler. ‘İleri demokrasi’nin müjdesini verdiler. ‘Demokrasi ayarı’ yaptılar… Sokağa atılan TEKEL işçileri için yürüyen 29 öğretmeni, Öğretmenler Günü’nde, 5 yıl hapis istemiyle mahkemeye çıkardılar… Gerçek bu. Gerisi?

-Hikâye…

Bu hikâye başka; sorgulayıcı, alaycı, düşünmeye itici. Sevimsiz, kötü durumlara düşmekten bazıları inadına hoşlanıyor. Eskiler böyle duruma ‘madara olmak’ derlerdi. Madara olmaktan şeytan görmüş gibi çekinilirdi… Geldiğimiz yer acıklı bir hikâye…

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.