"Yarın kapının önüne koyarım"

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, katılıdığı televizyon programında "Adnan Sezgin Galatasaray'a zarar verirse, yarın kapının önüne koyarım" dedi.
Yayınlanma tarihi: 1 Aralık 2010 Çarşamba, 16:56

Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi Programı'na katılarak soruları yanıtladı. 2 gün önce bir karar aldıklarını belirten Başkan Polat, ''Futbolla ilgili olarak Hagi'ye, 'her türlü yetki sende' dedik. Transferi de Hagi ile Adnan Sezgin yetkileri çerçevesinde yapacak. Artık Galatasaray'ın adına layık başarılar gelmeli. Bunları yapamazlarsa ne Hagi kalır, ne Adnan Sezgin kalır. Artık herkes yaptığı işle değerlendirecek. Futbolcular için de bu böyle. İşini yapamazsa gidecek'' dedi.

"Kötü gidiş beni kahrediyor"

Başkan Adnan Polat, alınan kötü sonuçların kendisini kahrettiğini ifade ederek, tribündeki taraftarların tepkisini de anladığını söyledi.

Taraftarların haklı olarak tepkisini ortaya koyduğunu anlatan Polat, ''Ama Galatasaray bazı taraftarların spontane olarak koyduğu tepkileri dışında, kulüpte yapılan iyi işleri görüyor, anlıyor'' dedi.

Polat, 9 yıl Galatasaray içinde aktif görev yaptığını dile getirerek, ''Taraftarla ilişkim her zaman iyi olmuştur. Ultraslan ile hep iyi ilişki içindeydim. Ben onları, onlar beni sevdi. Tek yumruk olduk. İlk defa bazı lokasyonlardan gelen istifa sesi beni çok üzdü. Hiç alışık olmadığım bir şeydi'' diye konuştu.

"Süren'den başka konuşan yok"

Göreve geldiğinden bu yana, eski başkan Faruk Süren ve sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar yöneticinin sürekli olarak ithamlarda bulunduğunu anlatan Adnan Polat, ''Bu ithamları yapan insanlar haysiyetli, şerefli insanlarsa çıkar bunu kanıtlarlar'' ifadesini kullandı.

Başkan Polat, Galatasaray'ın yazılmamış kuralları ve geleneklerinin bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunun kökleri 527 senelik Galatasaray Lisesi'nin kültürüne dayanır. Orası bizim kültür pınarımızdır. Yazılmamış kurallar içinde en önemlisi; özellikle başkanların eğer eleştiri yapacaklarsa genel kurullarda konuşmasıdır. Ben göreve geldiğimden bu yana eski başkanlardan bir tanesi ve sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek eski yöneticiler devamlı ithamlarda ve eleştirilerde bulunuyorlar. Faruk Süren'den başka konuşan yok. Göreve geldiğimdeki mali, idari durumunu anlatmayacağım. Geçmişi asla suçlamadım, enkaz edebiyatı yapmadım. Hisleri, hırsları aklın önüne geçiyor. Bunu doğru bulmuyorum, yakıştırmıyorum. İtham etmeleri, suçlamaları, bazı senaryolar ortaya koymalarını yakıştıramıyorum. Bu Galatasaray'ın kimliğine zarar veriyor. Bu insanları Galatasaray'ın büyüklüğünü anlamamış olarak görüyorum.
Kişiyi nasıl bilirsiniz dendiğinde 'kendim gibi bilirim' derim. Herkes kendini sorgulaması lazım. Ben 24 saatin 17'sini Galatasaray ile yaşıyorum. 5 yılda bir tatil yapayım dedim, burnumdan geldi. Ailemi bırakıp oradan geldim.''

Riva arazisi ile ilgili suçlandığını anlatan başkan Polat, bu projede çok sayıda teklif aldıklarını ve sonuçta 14 kişilik yönetim kurulu olarak bazı kararlar aldıklarını, kendisinin bir iş için 'şu firmaya verilecek' diye asla demediğini söyledi.

Adnan Polat, Galatasaray'da şu anda tarihinde olmayan şeffaflık olduğunu kaydederek, ''Divan Kurulu'na her 3 ayda bir 150 sayfalık rapor veriyoruz. Biz kendimizi hesap sorulur hale getirdik. Bu ithamları yapan insanlar haysiyetli, şerefli insanlarsa çıkar bunu kanıtlarlar'' ifadesini kullandı.


"Adnan Sezgin Galatasaray'a zarar verirse, yarın kapının önüne koyarım"

Başkan Polat, Galatasaray Sportif A.Ş. Sportif Direktörü Adnan Sezgin ile ilgili yapılan eleştirileri yanıtlarken, ''Adnan Sezgin Galatasaray'a zarar verirse, yarın kapının önüne koyarım'' dedi.

Sezgin'in, Florya'da kendisine verilen görevleri yaptığını dile getiren Polat, şöyle devam etti:
''Teknik heyet ve futbolculara her türlü çalışma ortamını sağlama görevi verdim. Orada mal ve hizmetlerin belli standartta olması, organizasyonların yapılması. Son örnek, Elano'nun satılmasıydı. Hagi; Elano'nun Galatasaray'ı kafasında bitirdiğini ve bizle olmasının mümkün olmadığını belirterek, gönderilmesini istedi. Bakkaldan domates almıyorsunuz ki çürük çıksın, atalım. Bizim Santos kulübünün teklifi konusunda 4 güne kadar hiçbir bilgimiz yoktu. Beşiktaş maçından 2 gün önce Sanstos bize yazı gönderdi. Adnan Sezgin, bana 'biz buradan kaç para alırsak iyidir' diye sordu. Biz zaten belli paranın dışında oyunculara fazla vermek istemiyoruz. Adnan Sezgin, 2 gündür pazarlık ediyordu. Florya'da dünkü yönetim kurulu toplantısında transferin gerçekleşmesini kabul ettik. Adnan'ın işlerinden biri bu. Futbolcu transferi konusunda belki 1-2 genç oyuncu hariç, her futbolcu teknik direktörün kararı ile alınır. Sezon başında İbricic veya Misimoviç vardı. Rijkaard, hangisini alabiliyorsanız alın demişti. İbricic kulübünün istediği bazı şeylerden dolayı olmadı.''

Adnan Sezgin'in, oyuncu transferleri sırasında yapılan görüşmelerde kendisini günde 10-20 kere aradığını vurgulayan Polat, şunları söyledi:
''Son anda teknik direktöre yine soruluyor. Bitirelim mi diye. Bütün oyuncularla bu böyle olmuştur. Adnan Sezgin transferi yapan kişi değil, ama ona bir süre teklifi geliyor, o da hocaya sunuyor. Adnan Sezgin, futbolu bilen, eli sıkı bir kişidir. Ben kendisine, Galatasaray'a mal ve hizmet satanlardan Galatasaray'a zarar veren kişiler varsa, benle istişare et ve kapı dışarı koy' dedim. Medya ondan haber alamadığı için sevmiyor. Futbolun tekniğini, antrenmanına hiç karışmaz. Adnan'ın bunlarla alakası yoktur. Adnan Sezgin'i eğer Galatasaray'a zarar verdiğini görsem, yarın kapının önüne koyarım. Kim olursa olsun orada tutmam. Adnan Sezgin bizim verdiğimiz görevleri yüzde yüz yerine getiriyorsa sadece birileri istedi diye niye göndereyim?''


"Hagi'ye 100 futbolcu sunduk"

Polat, Hagi'nin iyi bir kadro kuracağına inandığını çünkü geçmişte kurduğu kadronun Gerets ile şampiyon olduğunu hatırlattı.

Hagi'nin kafasında bir şablon olduğunu anlatan Adnan Polat, ''Şu anda hem kendi önerdiği, hem bize önerilen 100 futbolcu var. Hagi, bunların bir çoğunu tanıyor, tanımadıklarını kasetlerden izliyor. Hagi, istediği mevkideki her oyuncu için 3 seçenek sunacak, Adnan Sezgin de elimizdeki bütçeye göre bunlardan birinin transferini yapacak. Ama attığı her adımda bizimle görüşecek'' dedi.

Adnan Polat, Kasım 29 itibariyle tüm çalışan ve amatör sporcuların maaşlarını yatırdıklarını futbolda ödemelerde 3-4 ay gecikmeyle gittiklerini dile getirerek, ''Stadın bir yıl gecikmesi 78 milyon dolara mal oldu. Bu gecikme olmasaydı, oyunculara sıfır borcumuz olurdu. Bankada 50 milyon dolarımız bulunurdu'' ifadesini kullandı.


"Açılışa tüm eski sporcuları davet ettik"

Başkan Polat, Türk Telekom Arena Stadı'nın 15 Ocak 2011 tarihinde yapmayı planladıklarını açılışına tüm eski sporcuları davet edeceklerini belirtti.

Polat, ''Açılışa, 2000 yılı takımının hepsini davet edeceğiz. Eski bütün sporcularımızı ve kongre üyelerini davet edeceğiz. Galatasaray'ın büyüklüğü kazandığı veya kaybettiği maçlarla orantılı değildir. Galatasaray'ın gelecek 50 yılda futbol oynayacağı eserin açılışına taraftarlar mutlaka gelecektir. Kulüp, 20 senedir bunun hayalini kuruyor. Kötü netice alınca tabii ki kombine satışları normal olarak duruyor. Açılışta 52 bin kişiye oynayacağımıza inanıyorum, dışarda bile insan kalır. Galatasaray'ın büyüklüğüne yakışan da budur'' şeklinde konuştu.

Stat açılış tarihinin kesinleşmesi için, bu stadın başlangıcından bugüne kadar projeye sahip çıkan sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın zamanının uygunluğunu beklediklerini kaydeden Polat, ''Bu hafta kendisi bize cevap verecek. Bizim arzumuz sayın başbakanın bize gün vermesiydi, o güne adapte edebilirdik. 15 Ocak için her şeyimiz hazır'' diye konuştu.

Adnan Polat, Ali Sami Yen Stadı'nın kapanış maçı için de bir program hazırladıklarını kaydederek, ''Çok yönlü bir şey olacak. Beşiktaş maçında eski açıkta bez afişler vardı, insanın gözünün dolmaması mümkün değil, Benim de burada hayatımın 30 senesi var, ayrılık kolay değil'' dedi.

Eski kulüp başkanlarından Mehmet Cansun ile kahve içtiklerini dile getiren Polat, ''Kendisi bana, 'Sana yapılanlara çok üzülüyorum. sen kafanda yapısal değişiklerin peşinde koştun, bunları başardın. Ancak ben de sportif başarı olmayınca üzülüyorum' dedi. Bir eski kulüp başkanı bile yapısal başarılardan çok, sportif başarıları önemseyebiliyor'' ifadesini kullandı.

"İşin ekonomisini ve markasını koyduğumuz zaman..."

Adnan Polat, ''Tek rakibimiz Fenerbahçe'dir'' açıklamasının hatırlatılması üzerine, bu konuyu alınan sportif neticelere bakarak düşünmemek gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
''Bugün Türkiye'de 3 büyükler diye bahsediliyor, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, arkasından Trabzonspor geliyor, şimdi yeni yeni Kayserispor, Bursaspor çıkış yapan takımlar. Ama tek rakibimiz Fenerbahçe derken resmin tamamını görelim. Taraftar olarak baktığınız vakit Türkiye'de toplam futbol taraftarlarının yüzde 65'i Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarlarından oluşuyor. Yüzde 35'i diğerlerini oluşturuyor. Son 20 yıldır yapılan araştırmalardan çıkan rakamlar bunlar. Galatasaray futbolla ilgilenen insanların yüzde 35-37'si arasında çıkıyor, Fenerbahçe 33-35'i arasında, Beşiktaş 17-18'ler civarında çıkıyor. Böyle bir şablon koydukları vakit, gerek taraftar, gerek sportif faaliyet alanları, aldığımız şampiyonluklar, gerek işin ekonomisi ve markasını koyduğunuz zaman Galatasaray'ın bu anlamdaki rakibi Fenerbahçe'dir. Futbolda farklı olarak bazen çok küçük maliyetlerle yapılan bir takım büyük maliyetli takımı yenebilir. Bizim rekabet anlayışımız sadece futboldan bahsediyorsak o başka bir şey, biz bütün kulüpten bahsediyoruz. Futbol bu işin vitrini. Galatasaray'a veya diğer kulüplere insanlar futbolun başarısıyla kazandırılıyor. Futbol bu işin amiral gemisi.''


"Türk futbolunun kavgaya değil barışa ihtiyacı var"

Kulüp başkanları arasındaki diyalogların eskiye göre daha sıcak ve yakın olduğu ifade edilerek, bu durumun Türk futbolunu nerelere taşıyacağı sorulan Adnan Polat, artık, aralarındaki büyük rekabetten, büyük ekonomileri nasıl sağlayacaklarına, Türk futbolunu nasıl geliştireceklerine kafa yorduklarını anlatarak, ''Kavga ederek işlerin çözüleceğine inanmıyorum. Türk futbolunun kavgaya değil barışa ihtiyacı var'' dedi.

Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'in çok eski bir arkadaşı olduğunu bildiren Polat, Şener'in, dün katıldıkları bir törende kendisine, ''Lider olduk, sana üzüldüğümden sevinemiyorum'' dediğini kaydederek, şunları söyledi:
''Kavgadan herkes zararlı çıkıyor. Kavga ile bir yere gidemeyiz, konuları tartışarak çözeriz. Rakiplerimizle sonuna kadar her alanda rekabetimizi yapalım. İki sene evvel Aziz Yıldırım ile şunu konuştuk: Sonuna kadar rekabet edelim ama bundan da bir ekonomi üretelim, Türk futboluna, sporuna katkımız olsun. Bırakalım bu çocuklar gibi kavgayı. Tartışalım ama kavga etmek ayrı şey. Sakarya'da kürek şampiyonasında Aziz Yıldırım ile bir aradaydık. Birlikte yarışları izledik. Galatasaray, Türkiye Şampiyonu oldu. Madalyaları sporculara beraber verdik. Orada ne yapmamız lazım, orada kavga edip birbirimizi suya mı atmamız lazım dı? Biz kavga edersek bu kavga camialara, tribünlere, sokaklara yansıyor, insanlar birbirine zarar veriyorlar. Büyük rekabetten büyük ekonomiyi nasıl doğrulturuz, sporu nasıl geliştiririz, kafamızı ona yoruyoruz. Sadri Şener başkan çok eski arkadaşım. Trabzonspor Başkanı diye onunla yemek yemeyim mi sohbet etmeyeyim mi? Dün TTNet töreninde Sadri Başkan kulağıma eğildi. 'Senin yüzünden' dedi, 'lider olduk, sana üzüldüğümden sevinemiyorum' dedi. Ben kavga ederek işlerin çözüleceğine inanmıyorum. Türk futbolunun kavgaya değil barışa ihtiyacı var.''

Polat, şeref tribününde maç seyretmenin de çok zor olduğunu, bazen kendisini polit büro üyesi gibi hissettiğini ifade etti.

Leo Franco'nun Fenerbahçe maçında yediği golde bir anormallik görüp görmediği sorulan Polat, ''Kasıt anlamında söylüyorsanız yoktu. Konsantrasyon eksikliği yaşadı ve topu göremediğini sanıyorum'' dedi.



"Türkiye'de oynanan futbol Avrupa futbolundan çok uzak"

Teknik direktör Frank Rijkaard'ı takımın başına getirirken kimsenin olumsuz konuşmadığını, Rijkaard'ın ilk 7 hafta yerlere göklere sığdırılamadığını anlatan Adnan Polat, Hollandalı teknik adamın başarısızlığının nedenlerini şöyle sıraladı:
''Bence sebebi şu, Rijkaard ile defalarca oturduk görüştük. Burası başka ülke, başka bir kültür. Senin alıştığın türde insanlar burada yok. O hep şunu söylüyor. Kamp yaptırmıyordu takıma. Profesyonel futbolcular kendilerini disipline eder, bunlara jandarma olmama gerek yok diyordu. Ben de şu an inanıyorum. Ben Galatasaray'da 4 şampiyonluk yaşadım. Bu ülkede başarı istiyorsanız, bu teknik direktörle başlıyor, teknik direktörle bitiyor. Teknik direktörün de kesinlikle otoriter ve disiplinli olması lazım. Olmadığı yerde başarılı olmak çok ender. Çok yumuşak başlı olarak baktığınız zaman bir Lucescu'nun şampiyonluğu vardır. Feldkamp, Fatih Terim, Erik Gerets çok otoriterdi. Bir de Rijkaard'ın başarılı olamayışının bir nedeni de Türkiye'de oynanan futbol Avrupa futbolundan çok uzak. Türkiye'de futbol oynanmıyor, Türkiye'de savaş oluyor. Yıldız futbolcular sürekli sakatlanıyor. Büyük kulüplerin durumu ortada. En başta bizimki. Milli takımımızın durumu ortada. Rakibe devamlı tekme atarak, dirsek atarak, her türlü fiziksel eylemi yaparak futbol oynuyoruz. Maalesef Türk futbolu da bugün Oğuz Sarvan'ın insafına kalmış gidiyor.''

Polat, teknik direktör Hagi'nin şu anda sarı-kırmızılı ekipte üst düzey bir otorite kurduğunu düşündüğünü ifade etti.

Misimoviç'in beklentilerin uzağında ve kayıtsız kaldığını, çok lakayt durduğunu, teknik direktör Hagi'nin bu futbolcuyu bir kaç kez ikaz ettiğini, sonunda da kadro dışı bıraktığını anlatan Polat, ''Affedilecek mi'' sorusuna, ''Hagi'ye bağlı'' yanıtını verdi.


"Hagi kiralık futbolcu istemiyor"

Teknik direktör Hagi'ye yetki verdiğini, istediği futbolcular için bütçeyi de ayırdığını anlatan Adnan Polat, ''Bu geminin kaptanı Hagi ise bu gemiyi alıp bu sulardan öbür sulara çıkarmak da onun görevi'' dedi.

Polat, oluşturdukları mekanizmaya müdahale etmediğini, bu işi realize edecek kişinin Hagi olduğunu kaydederek, ''Hagi yaparsa devam eder. Bu geminin kaptanı Hagi ise bu gemiyi alıp bu sulardan öbür sulara çıkarmak da onun görevi. Söylediği doğru bir şey var. 'Bu takımı ben yapmadım' diyor. Futbol anlayışımda mücadele eden, savaşan bir takım var. 'Ben artık Avrupa'da belli bir çıkışa gelmiş, o çıkışın altına dönmeye başlayan yıldız futbolcuları istemiyorum' diyor. 'Çıkışta olan genç futbolcuları istiyorum' diyor. Tabii ki savaşan tecrübeli futbolcular da olabilir'' şeklinde konuştu.

Adnan Polat, devre arasında 3-4 transfer yapacaklarını, teknik direktör Hagi'nin kiralık futbolcu istemediğini kaydetti.

Teknik direktör Fatih Terim ile iki kez görüştüğünü ve teklif götürdüğünü anlatan Adnan Polat, Terim'in ailesiyle aldıkları karar nedeniyle yurt dışında çalışmak istediğini bildirerek teklifi kabul etmediğini bildirdi.

Başkanlığı döneminde 60 civarında futbolcu aldıkları hatırlatılarak yöneltilen bir soru üzerine de kendisinde düş kırıklığı yaratan birçok futbolcu olduğunu kaydeden Polat, ''Lincoln'de, Elano'da, Keita'da oldu'' dedi.

Ali Turan'ın hatırlatılması üzerine de Polat, ''Bir türlü yerinde oynayamadı ki'' ifadesini kullandı.

"Özür diliyorum"

Adnan Polat, Florya'yı ihmal ettiği yönündeki eleştirilere katılıp katılmayacağı sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bizim bu 5 büyük projeye ben zamanımın yüzde 90'ını verdim. Öyle yapmak zorundaydım. Galatasaray'da bu konular hallolmalıydı ki sportif anlamda devamlılık yakalayalım. En büyük rakibimizin geliri 200 milyon dolara dayanmış, siz 60 milyon dolarla rekabet etmeye çalışıyorsunuz. Bunların çözülmesi lazımdı. Ama bunu yaparken öbür tarafı özellikle başkan olduktan sonra ihmal ettiğim doğrudur. Yeterince zaman ayıramadığım doğrudur. İkincisi seçtiğimiz teknik direktörler... Çok yumuşak huylu, fazla medeni hocalar çıktı karşımıza. Futbolcuların hepsi bireysel olarak iyi ama tutmadı. Galatasaray'ın geleceğiyle ilgili güzel şeyler yaptık ama futbolda başarısız olduk. Bu durumda kimseyi suçlamamak lazım. Tek yetkili bensem, tek sorumlu da benim. Futboldan aldığımız neticelerden dolayı taraftardan ve camiadan özür diliyorum, üzdüm onları hakkatten. Ama Galatasaray'da çıkıp konuşan insanlar var. Hatta güvenlik kamerasını görünce konuşuyorlar. Galatasaray'ın bir de sessiz çoğunluğu var. Sadece futbol olmadığını da görüyorlar. Futbol bizim her şeyimiz değil ama futbol bizim için çok önemli, Galatasaray taraftarı için çok önemli. Ben onların üzülmelerine neden oldum. Ultraslan, diğer taraftarlar en kötü günde aleyhimde bağırmamışlardı. Çok üzüldüm. Mehmet Helvacı'nın da ben de taraftar olsam bende öyle bağırırım dedi, onun da taraftar olarak içi acıdığı için böyle söylemiştir.''


"Mehmet Helvacı ile sorun varmı"

Adnan Polat, ''Mehmet Helvacı ile sorun var mı'' şeklindeki soru üzerine, son bir ay içinde gelişen olayları anlattı. Polat, şöyle konuştu:
''Biz yönetimde 16 kişilik bir ekibiz. 2'si istifa etti, 14 kişiyiz. 5 yıllık süreçte Mehmet Helvacı hep yanımda oldu, ben de onun yanında oldum. Son 1 ay içinde olan olaylarda hem yaptığı hem söylemleri biraz amacını aşan söylemler oldu. Esasında olaylar fazla büyütüldü. Mehmet Helvacı divan kurulunda birleşme projesi için tek başıma yaptım derken şu nedenden söyledi: Birleşmeyle ilgili imkansızı başardık. Bunun hukuksal boyutunu götüren de Mehmet Helvacı. Dört seneden beri bu işin üzerinde çalıştı. Ama Galatasaray'da hiçbir iş ben yaptım ile olmuyor. Kulüpçülük bir takım oyunu. Birleşme operasyonunda Mehmet'in yanında diğer arkadaşlarımız var. Ben bunu divanda anlattım. Bütün divan kurulumuz çok ender alkışlar bir işi. Doktor Sinan Kılıç'tan başlayalım, Yiğit Şardan, Işın Çelebi, Mümtaz Tahincioğlu, birçok ekibin çalıştığı bir şey var. Şunu herkesin iyi bilmesi lazım ki, Galatasaray'da her şey başkanla başlar, başkanla biter. Başkanın yol vermediği kimse bir şey yapamaz. Mehmet de onu anlatmaya çalıştı. Bu çok çarpıtıldı, büyütüldü, suçlandı vesaire. Mehmet Helvacı bence işini orada doğru yaptı. Benim olmadığım dönemde kaybettiğimiz maçta olayın doğrusu şu. Ben Tayland'dayım, burada maç 9'da bitmiş, 5 saat fark var. 9,5 da Murat Yalçındağ beni aradı. 'Maçı kaybettik' dedi. İnanamadım tabii Manisa maçını kaybedeceğimizi. 'Taraftar çok tepkili, 5-6 yönetici şeref salonundayız' dedi. 'Taraftar şeref tribünü önünde protesto ediyor' dedi. 'Ne yapalım?' dedi. 'Kim var orada' dedim. Şeref tribünündeki hava kurşun gibi ağırdır öyle durumda. O anda yer ayrılsın içine gireyim, kaybolayım istersiniz. Mehmet 'toplantı yapalım' dedi. Ben 'yapmayın' dedim. 'Başkanım yapalım insanlara bir mesaj vermemiz lazım' dedi. 'Peki yapın' dedim. Benim ilk arzum onlar oradan çıkıp gitsinler evlerine, rahat bir ortama girsinler. Çıktı konuşmasını yaptı, 3 saat sonra sabah 6 oldu Tayland'da. Mehmet'i aradım ulaşamadım. Murat'ı aradım, 'Mehmet'e söyleyin bu toplantıyı yapmayın, çünkü yaparsanız millet yanlış yorumlayacak, Hagi'den bir rapor alalım, ben de geliyorum, gerekli kararları alırız' dedim. Bazı arkadaşlarımız da 'başkan yoksa katılmanın ne anlamı var' deyip katılmadı. Mehmet toplantıyı yapıyor ama Murat'ın mesajı toplantı yapacağı saatte ulaşıyor Mehmet'e. O da '5-6 kişi toplanmışken bir şeyler söyleyelim, evimize gidelim' diyor. Bunlar büyütüldü buralara geldi. Bir sorun yok. Bir kere şunu herkesin anlaması lazım. Yönetimde herkesin aynı fikirde olması mümkün değil.''

"Arda'dan çıkış bekliyorum"


Genç yaşına rağmen kaptanlığa getirdikleri Arda'nın kaptanlığından memnun olduğunu kaydeden Polat, şunları söyledi:
''En çok genç yaşta, sorumluluk içinde, normal yaşamının içinde bir insan. Sezon sonuna kadar onu artık hiç bir sosyal aktivitenin içinde görmeyeceksiniz. Ben Arda'nın kişiliğinden, takım kaptanı olarak gayretlerinden memnunum. Futbolcu olarak son 2 yıl ile kıyaslarsak arada bir pek bir fark yok. Ben Arda'dan çıkış bekliyorum. Arda'nın üst düzey futbol oynamasını istiyorum. Avrupa'da büyük takımlardan birine gitmek istiyor. Bu heyecanı yaşamak istiyor. Arda'nın bunu yapması için mevcut futbolunun üstüne bir şeyler koyarak yükselmesi gerekir. Hem Arda'nın hem hocanın görevi. Bunu yapacağına inanıyorum.''

Mehmet Topal'ı çok sevdiğini, Avrupa'ya gitmek istediği için bu oyuncuya izin verdiğini, ancak Arda'nın bir kupa kaldırmadan kulüpten ayrılmasını istemediğini dile getiren Polat, ''Ancak Arda'nın yeri çok ayrı. Galatasaray'ın kaptanı kaptan gibi gitmeli'' dedi.

Elano'nun transferinden Galatasaray'ın 5.1 milyon Avro gelir elde ettiğini, 9 milyon küsur taahhütten kurtulduğunu belirten Adnan Polat, bu sezon takımda yaşanan sakatlıklarla ilgili de görüşlerini şöyle açıkladı:

''Takımda yaşanan sakatlıkları önemli bölümü milli takımlarda meydana geldi. Bunun da ciddi zararlara neden olduğunu herkes biliyor. Biz oyuncumuzu kafanızı tekmeye sokacaksınız diye gönderiyoruz. Ancak milli takımın, bizim kulüp doktorlarımızı dikkate alıp, sakat futbolcuları oynatmaması gerekir. Arda, örneğin 6 hafta yok. Eğer olsaydı, bu durumda olmayacaktık.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.